Denetimden yoksun, göz ardı edilen, yöneticilerin keyfi kural ve uygulamalarına bırakılan evler, yetimhaneler, esirgeme kurumları...buralarda meydana gelen olayların ortaya çıkması ve bunlara ses çıkarılması pek karşılaştığımız şeyler değiller. Ortaya çıktığında ise avazımız çıktığı kadar bağırsak da politik güçlerle donatılmış kişilerin müdahalesi ile karşılaşıyoruz. Çıkan seslere karşı oluşturdukları savunma, onların daha fazla gizlilikle donanmasını sağlıyor ne yazık ki. (Her yer için konuşmamak gerektiğini belirtelim.)
Sefer kitabı da yöneticisi ve ondan çekinen, ona itaat eden görevlileri ile dolu bir yetimhane. Kurallar tamamen güç sahibi "Zorbey" in inisiyatifinde. Karakterin ismi yerinde. Bu yetimhane, Zorbey'in keyfi cezalandırmalarına dayanamayan çocukların kaçma girişimi sırasında bir ölüme neden olur. Küçük bir çocuk öldürülür ve üzüntü ya da pişmanlık duyulmadan diğer çocukların da aynı sona ulaşılması için hareket edilir.
Buraya kadar bir yetişkin için sıradan bir okuma şeklinde ilerleyen kitap, buradan sonra bir çocuğun, doğal lider bir çocuğun hayal gücünün oluşturduğu intikam ile şekillenir. Kuzeyin efsanevi güçleri ile birleşen hayal güçleri, intikam için boruları çaldırmaya başlar. Ve bu çağrı bir savaşın başlangıcıdır çocuklar için. İntikamlarını alacaklardır. Kanla, kılıçla...
Çok beklentiye girmeden başladım fakat beklentiminin üstünde çıktı... Zorbalık ve kötülük ile ilgili farklı bir tarz.... Gayet başarılı bir kitap... Tavsiye ederim...
Murat Başekim’in Sefer adlı eseri, modern Türk edebiyatında gotik ve fantastik ögeleriyle dikkat çeken bir yapıttır. Roman, bir Osmanlı kasabasında geçen, gizemli ve ürkütücü olaylarla dolu bir
Murat Başekim, fantastik ve korku türünde birçok farklı esere imza atan ve yazdıklarıyla geniş çevrelerden övgüler alan bir yazar. Kaleme aldığı ilk kitabı olan DG’den tutun da 2015 yılında GİO En İyi Roman Ödülü’ne layık görülen İskit’e kadar, çıkmış olduğu yazarlık serüveninde sadık bir okuyucu kitlesi oluşturdu kendisine ve merak edilen isim haline geldi. Bildiğiniz gibi bu yakınlardaysa Sefer adlı yeni eserini bizlerle buluşturdu. Ben de yıllardır bir türlü fırsat bulamadığım, ancak her zaman merak ettiğim yazarın serüvenini de bu kitabıyla yakalamak istedim ve edindiğim gibi başına oturdum. Ve konuk olduğum bu dünya, bana “iyi ki” dâhil olmuşum dedirtti.
Cem Altınışık
İncelemenin tamamı: kayiprihtim.com/inceleme/sefer-...
Murat Başekim'i neden sürekli tavsiye ettiğim ve üslubuna hayran kaldığımı tekrar anladım. Çünkü hiç olmayacak bir hikayeyi gayet gerçekmiş gibi anlatabilecek son dönemdeki en göz alıcı kalemin sahibi. Yarısının gerçeklik, kalan yarısının ise okuyucunun gerçek olduğunu dileyeceği bir fanteziyle sarmalandığı muazzam bir kısa roman okudum. "Kötülük gördüğünüz yerde ayaklanın, düşmanınıza aman vermeyin"
_EDDA
Puanım 5/5 (%91/100)
Öncelikle bana kitabı öneren ve imzalayarak mutlu eden hocam Murat Başekim'e teşekkür ediyorum. Baştan sona gerçekten merak ettiğim ve elimden bırakmak istemediğim bir
MURAT BAŞEKİM Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu.Çevirmenlik, çizgi-roman senaristliği yaptı. İlk kitabı DG, 2012’de İletişim Yayınları’ndan çıktı. Türkiye Bilişim Derneği’nin Bilimkurgu Hikâye yarış- malarında 2011 ve 2012’de iki yıl üst üste, ayrı öykülerle birinci seçildi. Sonrasında ilk romanı İSKİT yayımlandı (2014, KRP Yayıncılık). Soyadında ‘H’ harfi bulunmadığı ve tıp eğitimi almadığı konusunda, bir gün, dünyayı ikna edebileceğine inanıyor