"SENİNLE ŞİMDİ"
"Birini sevmek bambaşka şey. Seven insan korkmaz, ilk fırtınada kaçmaz. Sevgi ve cesaret, ayrılmaz ikilidir. Sevginin olduğu yerde korku olmaz. İnsan, dünyadaki her şeye meydan okuyacak cesaretli olur. Kendine aynada baktığında şaşırırsın. Sevdiğin zaman dünya güzelleşir. Kötü şeyler de olur elbet lakin sen iyinin gücüne daha çok inanırsın."
Hayat bazen bize öyle anlar yaşatır ki, tüm umutlarımızın tükendiğini düşünürüz. Defalarca denemiş, defalarca yenilmiş ve sonunda pes etmiş hissine kapılırız. Bu duyguların içinde, “Yeniden başlamak mümkün mü?” sorusu belirir.
En mutlu günümüzde yanımızda olan dostumuz elbet en kötü günümüzde de yanımızdadır. Çünkü dost dediğin ayağını kaydıran değil, kaydığında seni yerden kaldırandır. Yıllar geçse bile gerçek bir dostun yeri asla değişmez; iyisinde kötüsünde, her anımızda yanımızda hissederiz. Bazen aylarca, yıllarca konuşmadığımız bir dostun bir telefonu tüm dünyamızı değiştirebilir. Tıpkı Neva ve Esin’in hikâyesinde olduğu gibi…
Eser, iki kadının dönüm noktasını ve aralarındaki dostluğu anlatıyor. Neva, adı konulmamış ve etkisinden kurtulamadığı bir ilişkinin ardından kendini bir çıkmazın içinde bulur. Terk edilişin nedeni bilinmemek, onu sürekli düşünmeye ve içine kapanmaya iter. Kafasındaki meşguliyet, tedbirsizliği ve dikkatsizliği, önemli bir sınavda sorun yaşamasına yol açar. Daha iyi hissetmek ve toparlanmak için Muğla’ya, yıllardır görüşmediği arkadaşı Esin’in yanına gitmeye karar verir.
Esin ise annesini kötü bir hastalıktan kaybetmiş ve hayatını adeta iş ve ev rutiniyle sınırlamıştır. Başarılı ve güçlü bir kişi olsa da kendini hapsettiği monotonluk onu mutsuz kılmaktadır. Neva’nın telefonu, Esin’i hem şaşırtır hem de mutlu eder. İki dost bir araya geldiğinde, birbirlerine iyi gelir ve hayatlarıyla