Uzun zamandır okuduğum en keyifli hatta ara ara kahkaha attığım bir anlatı kitabı oldu. Rahmetli Aydın Boysan ile aynı sofrayı paylaşmayı ve okuduklarımı ondan dinlemeyi çok isterdim...
Sohbet ediyormuş havasında yazılmış. Bir çok yazardan, şairden şiirler serpiştirilmiş. Açıksözlü,eğlenmeyi, keyifi seven, politikacılardan pek hoşlanmayan insanın yazdıklarından oluşuyor. Mizah anlayışı ara ara tebessüm ettirdi. Her şeyin çoğunun zarar olduğunu alkolden ağırlık vererek bize anlatmış fakat bunu yeşilay havasıyla değil
Aydın Boysan’ın çoğunlukla fıkralarla bezediği kitabı... ben daha çok kendi anılarından oluşmasını tercih ederdim. Kitapta, koltuk meyhanesini anlattığı bölüm, özellikle sosyolojik açıdan oldukça ilginçti.
İstisnalarımız vardır elbet ama pek çoğumuz Aydın Boysan' ı Okan Bayülgen'in programında tanıdık. Cebini doldurmanın yanında böyle küçük yararları da oldu demek ki omurgasızın. O programda Aydın Boysan'ın rakı üzerine anlattığı hikayeler hala Youtube'da zevkle izlenir pek çok genç tarafından. Aslında mimar kendisi ama o yaşta olup da iyi eğitim almış bir adam olunca ister istemez üstat oluyorsun pek çok konuda çünkü döneminde senden daha iyi eğitim alabilmiş hemen hemen hiç kimse yok. Kitapla ilgili söyleyeceklerim kısa olduğundan başka konulara değiniyorum şu an ama çok da dağıtmayacağım konuyu. Böyle bir ülkede Aydın Boysan'ın yaşında olup da iyi eğitim almış bir adam pek çok imkana sahip bir adam oluyor haliyle. Aydın Boysan da kitabından anladığım ve bir iki videosundan gördüğüm kadarıyla gerçekten hayattan keyif alan ve etrafındakilere de keyif veren bir adam, bir önceki cümlede bahsettiğim üzere bunun için pek çok da imkana sahip.
Kitabın adından anlaşılacağı üzere kitap alkol -özellikle rakı- üzerine hikayelerden, fıkralardan, anılardan oluşan, bir günde çok rahatlıkla okunup bitirilebilecek bir kitap. Her yerde, her şartta okunabilen, insanı yormayan, belki bir iki hikaye hariç düşündürmeyen, sık sık tebessüm ettiren, bol bol alkole aşerdiren bir kitap olmuş. Bir gezi kitabı sayılmaz elbette ama Aydın Boysan' ın gezdiği gördüğü yerlere ilişkin ufak anıları, anekdotları var kitapta ve bazıları fotoğraflarla da süslenmiş. Ana temamız ise rakı, mezeler, demciler, mekanlar, dostlar ve bir de İstanbul.
Tv'de çok keyifli ve güler yüzlü görünen Aydın Boysan'ı bir fuardaki imza gününde uzaktan görmüştüm. Öyle tanışma merakı olan biri olmadığımdan ve o tanışmalar sırasındaki söylemleri, tavırları çoğu zaman çok sahte bulduğumdan yanına yaklaşmadım dolayısıyla 10
Aydın Boysan tam bir keyif adamı. Hep arkadaşlarla içmeye başlayıp çakır keyif olunca fıkra anlatmaya başlarız ya onların not alıp birisi kitap haline getirse diye hep aklımdan geçirmişimdir.
Yazarımız Çilingir sofrasında ( neden çilingir denir bilmiyorum) nasıl içilir ,esprili nükteli fıkralar ve neseli hayat felsefesini anlatıyor. Atatürk'ün sofrası gibi bir durum beklemeyin yani.
İçmeden de kafayı bulmak isterseniz muhakkak okuyunuz.
Aydın Boysan, Türk mimar ve gazetecidir.
Öğretmen Nevreste Hanım ile muhasebeci Esat Boysan'ın çocuğu olarak dünyaya geldi. 1939 yılında Pertevniyal Lisesi'ni, 1945'te İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ni bitirdi. Mesleğini 1999'a kadar ara vermeden sürdürdü. Türkiye Mimarlar Odası'nın kurucuları arasında yer aldı; yönetim kurulu üyesi, ilk genel sekreteri ve İstanbul şube başkanı oldu. 1957-1972 yıllarında İstanbul Teknik Üniversitesi'nde ders verdi. Ulusal ve uluslararası mimarlık yarışmalarında ödüller kazandı. Kendi kitaplarını basmak için Bas Yayınları'nı kurdu (1984-1993). Aralıksız olarak on yıl Hürriyet ve üç yıl Akşam gazetelerinde köşe yazıları yazdı.
5 Ocak 2018'de oyuncu Münir Özkul ile aynı gün ölen Boysan'ın cenazesi, öğle vakti kılınan namazın ardından Ortaköy Mezarlığında eşi Suzan Boysan'ın yanına defnedildi.