Sessiz Harp

8,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
367 gösterim
Modern zamanlara özgü bir tür olan polisiye roman, kentleşme ile gelişmeye başlayan burjuvazinin sosyal bunalımlarını suç merkezli olarak ele alır. Suçlunun topluma uyumsuz kişiler olarak yansıtıldığı bu romanlarda, cinayetlere fazla yer verilmesi, modern insan zihninde ölümün sıradanlaşmasına yol açar. Batı romanında rasyonel analitik düşünme zenginliği ile kurguya taşınan bu tarz, geniş okur kitlelelerine hitap eder. Gizem, merak, gerilim, suç, katil gibi asli ögelerin kullanıldığı bu romanlarda okurun olay halkalarını takip ederek uyanık tutulması asıl amaçtır. Modern zamanlarda cinayetin ciddi bir sosyolojik vak’aya dönüşmesi, edebiyatın bu olguya ilgisini arttırmıştır. Edebiyat, bu olgunun arkasında yatan psikolojik saikleri deşifre etmeyi bir sanat formasyonu olarak ele almak durumundadır. Yer yer kriminolojik bilgileri de romanlarında kullanan yazarlar, cinayeti, verimli bir tema olarak romanlarında işlerler. Ümit Deniz’in yedi romanının incelendiği bu çalışmada yazarın cinayet kurgusunu nasıl ele aldığı, işlenen cinayetlerin toplum üzerindeki psikolojik etkileri irdelenmeye çalışılmıştır. Yazarın romanlarında kullandığı tekniklerin de sorgulandığı bu çalışma, Türk Edebiyatı’ndaki polisiyenin Batı’dakinden farkını da ele almayı amaçlamaktadır. Ümit Deniz’in romanlarında yer verdiği ana karakterler, benzer cinayet kurguları, modern ve geleneksel motifler, devrik öyküleme metodu, yazarın romanlarını canlı tutma adına başvurduğu kurgusal araçlar vb. özellikler teknik ve kuramsal açıdan irdelenmiştir. İncelenen romanların gerek olay örüntüleri gerekse kurgusal kusurları metin merkezli eleştiriye tabi tutulmuştur.
Serdar Poirot 
30 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Oldukça güzel bir Murat Davman polisiyesi. Murat bir davete giderken yolda bir karaltı ile karşılaşır. Bu bir kadındır ve yaralıdır. Ölmeden önce Murat'a bir şeyler söyler. Bundan yola çıkarak MİT ile beraber çalışmaya başlar tekrardan. Ajan Macide'nin izlerini takip ederek Ankara'ya gider. Büyük bir casusluk çetesi mevcuttur ve ülkede sabotajlar vasıtasıyla istikrarı bozmak isterler. Ankara'da eski sevgilisi ve MİT ajanı Necla ile karşılaşan Murat en sonunda bir kibrit kutusu üzerinden çetenin başını tespit eder. Acaba postu deldirmeden bu çetenin hareketlerine engel olabilecek midir? Bir çok ölüm tehlikesi atlatan Murat yine başaracak mıdır? Soluksuz okunan bir roman.