Silahtar Bahçeleri

Zabel Yesayan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·176 syf.··
2026 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 21:07
Silahtar Bahçeleri ~ Zabel Yesayan Merhaba sevgili kitapseverler, bugün sizi edebiyat hafızanızda derin bir iz bırakacak olağanüstü bir kadınla ve onun büyüleyici eseriyle tanıştırmak istiyorum: Zabel Yesayan ve onun çocukluk cenneti Silahtar Bahçeleri. Bazı kitaplar vardır kapağını açtığınız anda burnunuza hanımeli, mor salkım, yağmur sonrası ıslanmış toprak kokusu ve eski İstanbul gelir. Sizi elinizden tutar ve betonların altında kalmış o eski, çok dilli İstanbul’a götürür. İşte bu kitapta tam olarak böyle bir zaman makinesi,bir hafıza kazısı. 1878’de Üsküdar’da doğan yazar döneminin en parlak kadın aydınlarından biri. Yıllar süren kaçışlarının ardından yolu Sovyetler Birliği’ne düşmüş ve hayatı Stalin döneminde, Sibirya’daki meçhul bir sürgün kampında acı bir şekilde son bulmuş. Onun bu karanlık ve meçhul sonunu bilmek, çocukluğunu geçirdiği o zamanları okurken insanın boğazına tarifsiz bir düğüm bırakıyor. Bu otobiyografik eserde yazar bizi Türklerin, Ermenilerin, Rumların bir arada yaşadığı çok dilli, çok sesli o eski Üsküdar sokaklarına götürüyor. O devasa, meyve ağaçlarıyla dolu bahçeli evlerin arasında küçük bir kız çocuğunun dünyayı, yetişkinlerin ikiyüzlülüğünü, doğanın gücünü ve kendi kadınlığını keşfetme sürecini müthiş bir psikolojik derinlikle okuyoruz. Kitabın en çarpıcı yanı, yazarın muazzam duyusal hafızası. Yazar geçmişi bir gülün kokusuyla, ahşap merdivenlerin gıcırtısıyla, rüzgârın yapraklarda çıkardığı sesle ve Üsküdar’ın o ağırbaşlı melankolisiyle çağırıyor. Bize, ev dediğimiz şeyin sadece taşlardan yada ahşaptan ibaret olmadığını, asıl evin hatırladıklarımız olduğunu fısıldıyor. Eğer İstanbul’un geçmişine, çocukluğun o büyülü dünyasına ve mekânların ruhuna ilgi duyuyorsanız, Ermeni edebiyatının bu güçlü, lirik sesini okumanızı tavsiye
Silahtar BahçeleriZabel Yesayan · Aras Yayıncılık · 202354 okunma
10/10
·176 syf.··
2025 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2025 19:03
2016 yılı, kahırlı bir aile toplaşmasındayım. kaderci konuşmalardan ölesiye bunalıyorum, daralıyorum. akraba evi üsküdar selamsız’a yakın bir yerlerde. bir anda kendimi evden sokağa atıyorum. nerden nasıl biliyorum şu anda hatırlamıyorum, fakat sokaklarda gezerken bir zamanlar oralarda ermenilerin yaşadığından haberdarım. cumbalı eski evlerin olduğu sokaklar, surp haç ermeni kilisesi. kendime bile açıklayamadığım bir şeyler hissediyorum; hem çok hüzün hem yakınlaşma hissinin verdiği bir aidiyet ve rahatlama. tam sekiz yıl sonra zabel yesayan’ın silahtar bahçeleri kitabında o gün dolaştığım sokaklardaki evlerde 1800 lerde nasıl insanların, nasıl hayatlar yaşadığını okudum. gelenekler, inançlar, beraber yaşam, komşuluk pek çok şeyi anlatmış zabel yesayan. üstelik okullardaki tarih kitaplarından öğrendiğimizden çok daha keyifli çok daha gerçek bir gündelik yaşamın tarihi. mesela libadiye’nin küçük bir müslüman köyü olduğunu, alemdağ’a bir gece önceden kağnılarla pikniğe gidildiğini öğrendim. mesela maltepe’nin çavuş üzümü bağlarının olduğu bir rum köyü olduğunu, orta alt sınıfın denize girmek için orayı tercih ettiğini öğrendim. mesela ayrımcılığa dair o zamanki mahallelerde neler olduğunu öğrendim. mesela ilk ermeni yazar kadın sırpuhi düsap’ı (1841-1901) ve o dönem feminizm ve kadın hareketindeki yerini öğrendim. zabel yesayan çok güçlü bir karakter, haksızlıklar karşısında kim ve neyle ilgili olursa olsun, uzun uzadıya düşünmeden fiilen mücadele etmeye çalışan bir kadın. hayatı boyunca bu tavrından hiç vazgeçmiyor. onun yazdıklarından bu kadar etkilenmem de yazdıklarıyla başlayıp, kişiliğine dair okuduklarımla pekişti diyebilirim. zabel yeseyan’ı hala okumadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz haber vermiş olayım.
Silahtar BahçeleriZabel Yesayan · Aras Yayıncılık · 202354 okunma
9/10
·176 syf.··
2024 44. kitabı
Okurken ince bir sızı burnumda… Kaybedilen bir ortak yaşam ihtimali, Üsküdar’ın merkezinde bir zaman varolmuş ancak şuan izine bile rastlayamayacağımız şekilde yok olan gül bahçeleri, bize hiç aktarılamamış yürekten birarada yaşama isteği… Bize hiç miras kalamamış değerleri kaybetmenin üzüntüsü… İşte bu kitabı okurken size eşlik edecek duyguların özeti.
Silahtar BahçeleriZabel Yesayan · Aras Yayıncılık · 202354 okunma
Puan vermedi·142 syf.··
Beğendi
·
2019 36. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2019 16:19
Zabel Yaseyan gerçekten edebi yönden yetenekli ve usta bir yazar. Yaşadıklarını anlattığı kitaplarında bu özelliği açıkça kendini göstermekte. Kitapta, talihsiz diyebileceğim bu usta kadın yazarın, İstanbul'da başlayıp, Stalin döneminde Sibirya kamplarında son bulan dramatik hayat hikayesine odaklanıyoruz. Yazar, çocukluğunun geçtiği İstanbul dönemlerini kendi ağzından anlatıyor. Hayatının diğer kısımları ise farklı yazarlar tarafından kitaba ilave edilmiş olarak bize aktarılıyor. Ben kitabı, özellikle Osmanlı dönemindeki yaşam şartlarına azınlıklar tarafından da bakmak isteyenlerin okuması gereken bir kitap olarak değerlendiriyorum.
Silahtarın BahçeleriZabel Yesayan · Belge Yayınları · 200654 okunma
Puan vermedi·166 syf.·
2022 456. kitabı
Zabel Yesayan En mutlu gününüz hangisidir? Anımsıyor musunuz? Çocu­ ğunuzun doğumu, ilk adımlan ve ağzından dökülen ilk söz­ cükler, sizin ve akraba ve dostlarınızın başarılan. Hepimi­ zin yüz ü m ü z ü güldüren mutlu anları vardır. Fakat genellikle kötü günleri anımsarız ... Bugünler tüm yaşamımızı etkiler. Herkesin yaşamı boyunca anımsayacağı bazı kederli günle­ ri vardır. Uyruğu ne olursa olsun. Her ulusun tarihte bazı kötü günleri vardır. Ermeni hal­ kınınsa çok uzun ve kederli bir tarihi var. Her Ermeni bu acıyı yüreğinde taşır ve çocuklarına ak tarır. Tarihimizi bil­ memiz gerek. Tarihimizi anlamak ve saygı duymak isteyen herkese teşekkürler. Acımızı paylaştığınız için teşekkürler. Tarih bilgisi, bugünü anlamamıza ve mutlu anlarla dolu geleceği­ mizi inşa etmemize yardım edecektir... Zabel Yesayan Silahtarın Bahçeleri’ni yazarken yalnızca kendi yaşamının ilk yıllarındaki İstanbul’un çok çeşitli cephelerini ve çocukluk deneyimlerine ait bazı özel anların sarsıcı duyusal bilincini yakalamayı değil, aynı zamanda geri gelmemek üzere kaybolan bir dünyayı yeniden canlandırmayı da hedeflemiştir. Diğer yazdıklarının hiçbiri bu derece şiirsel ve melankolik bir hasretin o loş pırıltısı ile kaplı değildir. Bu yüzden, okudukça yavaş yavaş Üsküdar ve çevresini bizim de kovulduğumuz, ama onun hayal gücünün yaratıcılığı sayesinde yeniden kavuştuğumuz bir Dünya Cenneti olarak düşünmeye başlıyoruz.. Ermeni edebiyatının en önemli kalemlerinden biri addedilen ve entelijensiya ile İÜ ulus-devletleşememe sürecindeki bağa hayatı ve eserleriyle ışık tutan bir kadın yazar, Zabel Yesayan. Elif Şafak.. Farklı kültürlerin eserlerını okumayı seviyorsanız Buyurun
Anı Mektup Edebiyat Günlük
Silahtar'ın BahçeleriZabel Yesayan · Belge Yayınları · 201554 okunma
10/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
Zaman zaman olaylara karşı pencereden, o pencerenin ardında yaşayanların gözünden bakabilmek gerekir. Silahtarın Bahçeleri insanın bu yönüne dokunuyor.
Silahtarın BahçeleriZabel Yesayan · Belge Yayınları · 200654 okunma

Yazar Hakkında

Zabel YesayanYazar · 6 kitap
Mıgırdiç Hovanisyan'ın kızı Zabel Esayan, 4 Şubat 1878 gecesi, 93 Harbi devam ederken Zabel Hovanisyan ismi ile Üsküdar'da bulunan iki katlı ahşap bir evde dünyaya geldi. Esayan'ın doğduğu gece Rus ordusu, günümüzde Yeşilköy olarak bilinen San Stefano'ya ulaşmıştı. Öğrenimine, günümüzde hala etkin olan, Üsküdar Surp Haç Tıbrevank ilkokulunda başladı. Paris'te bulunan Sorbonne Üniversitesi'nin edebiyat ve felsefe bölümünden mezun oldu. Ermeni edebiyatının bakış açısı ile Fransız romantizm akımından etkilenen Esayan, verimli yazarlık kariyerine başladı. 1895 yılında, Gece Şarkısı ve Tsagik (Çiçek) isimli ilk şiirlerini Arşak Çobanyan'ın dergisinde yayımladı. Mercure de France, Massis, Anahit ve Arevelian Mamoul (Doğu Baskısı) isimli dergiler için kısa öykü, edebi makale ile denemeler yazdı ve çeviriler yaptı (Fransızca ve Ermenice). Zabel Esayan, 1908'deki Jön Türk devriminin ardından Konstantinopolis'e geri döndü. 1909'da Kilikya'ya giden Esayan, Adana katliamı üzerine dizi makaleler yazdı. Averagneru Meç (Yıkıntılar Arasında) romanı ve Anetski (Lanet; 1911), Safieh (1911) ve Nor Harsi (Yeni Gelin; Konstantinopolis 1911) isimli kısa öykülerinde de Adana katliamını konu aldı. Ermeni Kırımı sırasında sürgün listesinde yer alan tek kadın aydın olan Esayan, bir Osmanlı kadını kılığına girerek Bulgaristan'a kaçtı. Tehcirin ardından, 1918 yılının sonuna dek Orta Doğu'daki mülteci ve yetimlere yardım etmek üzere çalışmalarda bulundu. Bu süreçte, Ermeni halkına yapılan pek çok adaletsizliği konu alan, Verçin Pacagi(Son Bardak) ve Hokis Aksoryal (Sürgündeki Ruhum; 1919), yeni romanlar yazmaya başladı. Sovyet Ermenistan'ın destekçilerinden biri oldu ve Forces retraite (Çekilen Kuvvetler; 1923) isimli romanında zamanın sosyal ve politik koşullarını anlattı. 1920'lerde, eşinin vefatına dek, Fransa'dan Bakü'ye seyahat etti. 1926 yılında Sovyet Ermenistan'ı ziyaret eden Esayan, izlenimlerini, Prométhée déchaîné (Zincirsiz Prometheus; Marsilya 1928) isimli romanında anlattı. 1933 yılında Sovyet Ermenistan'a yerleşti veMoskova'da gerçekleştirilen ilk Sovyet Yazarlar Birliği kongresinde yer aldı. Bu süreçte Vernaşapik Kraki(Ateşten Gömlek, Erivan 1934; 1936 yılında Rusçaya çevrilmiştir) ve ilk otobiyografik kitabı Silihdari Bardezneri (Silahtarın Bahçeleri; Erivan 1935) ile ilgilendi. Fransızca ve Ermenice edebiyat dersleri vermeye başladı. 1943'teki Büyük Temizlik sırasında milliyetçilik ile suçlananan Zabel Esayan bilinmeyen koşullarda,Sibirya'da öldü. Boğulduğu ya da sürgünde öldüğü iddiaları mevcuttur. Ermenistan Kadın Kaynak Merkezi'nin kurucusu Lara Aharonyan ve Türkçe–Ermenice yayın yapan Agos gazetesinin Erivan muhabiri Talin Suciyan, Esayan ile ilgili, Finding Zabel Yesayan (Kayıp Zabel Esayan) isimli bağımsız bir belgesel film çekti. Film, 7 Mart 2009 tarihinde Utopiana etiketiyle yayınlandı.