Selam, Instagram’ın yasaklanacağına ihtimal dahi vermediğimiz günlerde Sınırdaki Okul kitabını okuyordum, paylaşımı yasaklar zamanınaymış. Haklının haksızısın önemli olmadığı, gücü elinde bulunduranların keyfi kurallar koyduğu, kişileri kısıtladığı, zayıfın güçlüyü ezdiği bir ortam, kitaptan bahsediyorum. Bir askeri okulda, erkek öğrencilerin yaşadıkları üç arkadaş çerçevesinde anlatılıyor. Yetişkinlik dönemleriyle başlıyor ve geri dönüşlerle okul yılları anlatılıyor. İki anlatıcı var; anlatıcılardan biri ölmeden önce arkadaşına el yazmalarını gönderiyor. Asıl anlatıcı Bebe, el yazmalarıyla birlikte o günleri aktarıyor. Bazen gerçeklik değişiyor, ne-nasıl yazılmalı üzerine kafa yoruyor Bebe. Kitap yayımlandığında edebi sansasyon kabul edilmiş ve yazar Macar düzyazısının nihai otoritesi olarak anılmaya başlamış. İşin sırrı metnin örtüklüğüde olsa gerek. Sınırdaki Okul, Macar Ayaklanması’ndan üç yıl sonra yayımlanıyor. Çocukların okula başlamaları ise Trianon Antlaşması’dan üç yıl sonra. İki önemli Macar tarihi. Trianon Antlaşması’sıyla Macaristan topraklarının 2/3’ ünü kaybetti. Dar bir alana sıkışan bir ulus, tıpkı okulda sıkışmış kalmış gençler gibi. Sonrasında gelen baskıcı Sovyet yönetimi…işte bu nedenle Macar toplumun psikolojik okuması.
Sınırdaki Okul yeni yayımlandı, çok seven de var lanet eden de… Her okurun kitapla ilişkisi farklıdır, bu artık klişe bir söylem de olsa sık sıkı göz ardı ediliyor. Özellikle bir kitabı sevmeyip, dümdüz tarihi bağlamağından kopuk hatta anakronik bir yaklaşımla beğenenlere parmak sallamak, tehditvari söylemlerlerde bulunmak tuhaf…içinde yaşadığımız düzene dönüşüyoruz sanki:( Şunu da ekleyeyim, kitabın dili güzel de olsa su gibi akan elimden bırakamadığım bir kitap değildi, bana böyle bir okuma da vadetmemişti :) Okul anılarının
Sınırdaki OkulGeza Ottlik · Can Yayınları · 202430 okunma
1920 Macaristan askeri okul ; derin bir psikolojik (!) anlatım…
452 sayfa ne çıkacak diye beklediğim fakat hiçbir şey çıkmayan. Herhangi bir arkadaşımın askerlik anıları daha heyecanlı olabilirdi.
Çatışma yok anlatı desen vasat ; “edebi sansasyon” olabilecek bir şey ben göremedim ; benim dikkatimden kaçmıştır belki…
Her neyse işte Uzun bir süre yeni çıkanlardan uzak duracağım
#reklam değil reklamın iyisi kötüsü olmaz merak eden arkadaşlarım olacaktır etmeyin merak falan …
Bir söz de kitabın reklamını yapıp insanları yanlış yönlendiren #bookstagram arkadaşlara… vebali var insanların vaktini boşa geçirtip , parasını boşa harcatmayın vebali var unutmayın… Tek tek ifşa etmek var ama gerek yok!
İyi günler
Sınırdaki OkulGeza Ottlik · Can Yayınları · 202430 okunma
~~~İçimizden gülüyorduk hem kendi halimize hem dünyanın haline, tabii ciddiyetimizi muhafaza ederek, çünkü ruhumuzun derinliklerinde gayet ciddiydik ama bu ciddiyetin altında her an patlamaya hazır bir kahkaha olduğunu... iyi biliyorduk, hatta bu kahkaha, sessizce ve gülmeden attığımız bu gizli kahkaha içimizde belki de çok eskiden doğmuştu~~~
Askeri okula başlayan üç çocuğun hikayesini anlatan "Sınırdaki Okul" son derece disiplinli ve aldıkları katı eğitim içinde sıkışıp kalan çocukların hayatına nasıl uyum sağlamayı başardıklarını anlatır. Kitap, ilk kez 1959'da yayınlandığında başarı elde edememiş. Ancak zamanla, sonraki zamanlarda önemli bir eser haline gelmiştir.
~~~Şımartan ve kayıran anne sevgisini gayet normal ve doğal saydım, hatta bence sadece buydu normal ve doğal olan. Bugün de şimdi söyleyeceğimden başkasını söyleyemem: On yaşıma kadar yaşadığımdan daha bağımsız, daha yalnız ve daha onurlu, tek sözle erkekçe bir hayatı bir daha asla yaşamadım~~~ daha çocuktu hepsi içim acıdı bu kısımları okurken...
Çocuk halden itaatkarlığa geçiş kısmında, tüm şartlar içinde, düzene ayak uydurma, farklı karakterlerin tek karaktere dönüşmesi ya da dönüşememesi ve bu karakterler içinde sonsuz itaatkarlık, tüm kurallara uyma ile tüm toplumsal karakterleri de yansıttığı kitap olmuş, bildik konuların ve karakterlerin kitabı gibi aynı zamanda...
~~~Sınıf arkadaşlarımdan hiç hoşlanmıyordum. Hepsi bana yabancı geldi; pısırık, korkak şeylerdi, saman altından su yürüten cinsten~~~
~~~Beni de dövdüler Szeredy'yi de, hepimizi. Hepimiz sonunda itaat etmek zorunda kaldık. Ama bunları ileride ne Medve'yle ne Szeredy'yle ne Énok Gereben'le ne de başkalarıyla konuştuk. Asla kendimizden ya da dünyanın halinden utandığımızdan değil, ilginç olmadığı için, önemli bulmadığımız için. Bütün
Okuması kolay bir kitap değil.
Bir kere Macar isimler çok zor. Karakterler bazen adı, bazen soyadı ile anlatılıyor.
Atmosfer çok güzel, o tarihi binanın içindeki öğrencilerden biri gibi hissettim okurken.
Dönem okumayı sevenler için güzel olabilir. Okunmasa da çok şey kaybetmezsiniz
Sınırdaki OkulGeza Ottlik · Can Yayınları · 202430 okunma
Kitap benim için tam bir hayal kırıklığı. Kitabın adını okuduğumda ve kapak açıklamasında çok farklı bir konu ile karşılaşacağımı düşünmüştüm ama konu beni hiç sarmadı. Karşınıza yatılı okula giden bir lise öğrencisi alın konusturun aynı şeyleri anlatır. Kitap günlük tarzında yazılmış. Gelişme sonuç bana göre yok. Ama çeviri Gün Benderli tarafından yapılmış. Çok akıcı anlaşılır. Bu yönü güzeldi. Konusu beni sarmadı. Belki genç okurlar begenebilir.
Sınırdaki OkulGeza Ottlik · Can Yayınları · 202430 okunma
"1920'ler, Macaristan. On yaşlarındaki üç oğlan –Bébé, Szeredy ve Medve– akranlarıyla birlikte demirden disiplinle örülmüş askerî eğitimin karanlık yüzüyle karşılaşacakları, Avusturya sınırındaki bir okulda bir araya gelirler.
Kısa süre içinde de burada ailelerinin yanında öğrendikleri hiçbir şeye –nezakete, şefkate, tevazuya– yer olmadığını anlarlar. Şişman ya da miyop olan, kekeleyen ya da memleket özlemiyle ağlayan, kuralları sorgulayan herkes baştan kaybetmiştir.
Böyle bir atmosferde, çocukların masumiyetlerini yitirmesi ve hayatta kalmak için birtakım seçimler yapması kaçınılmazdır"
"Otuz dört yıl boyunca en iyi dostumdu ama bunları hiçbir zaman konuşmadık. Beni de dövdüler Szeredy’yi de, hepimizi. Hepimiz sonunda itaat etmek zorunda kaldık.
Ama bunları ileride ne Medve’yle ne Szeredy’le ne Énok Gereben’le ne de başkalarıyla konuştuk.
Asla kendimizden ya da dünyanın halinden utandığımızdan değil, ilginç olmadığı için, önemli bulmadığımız için. Bütün bunlar sonunda hiçlere karıştı, hiç oldu ve tam da bir daha asla konuşulmaması için hiçe dönüştü.”
Macar ayaklanmasından üç yıl sonra, 1959 yılında yayımlanan ve edebî bir sansasyon olarak kabul edilen Géza Ottlik'in Sınırdaki Okul romanı, dokuz yaşlarındaki üç erkek çocuğun askerî okulda uğradığı şiddeti konu alıyor. yazarın Geza Ottlik kalemınden okuduk
"20. yüzyılın en iyi Macar romanlarından biri olmasının yanı sıra bir toplumun psikolojik okuması." Sınırdaki Okul
Parçalanmış Macaristan'ın parçalanmış sınırında bir okul, kapalı ve şiddet dolu karanlık bir terbiye! mektebi. Çocukluğun ve masumiyetin bitişinin şiddetli farkındalığı...
Adalet yok, acıma yok, saf keder ve yaklaşan yeni dünya düzeninin sert ayak sesleri var. Medve, Gabor, Szeredy, Orban... Onlardan arkadaşlık, başa çıkma, çocukluğun ve bireyselliğin yok oluşuna dair çok şey öğreniyoruz. Çocuklar katı otoritenin altında ezilip hiyerarşik düzeni iliklerine kadar hissederken değişen politik ortamın da ayak seslerini inceden inceden duyuyorsunuz.
Kitabı severek okumama rağmen beklenen etkiyi bırakmadığını da belirtmeliyim, ya da ben hikayeden beklediğim etkiyi alamadım desem daha doğru sanırım. Parça parça anıları okurken çoğunlukla zamansal detay verilmemişti, anlatım bir süre sonra monotonlaştı ve ben ısrarla diğer sayfaya her geçişimde romanda bir kırılma olacak diye bekledim. Medve'nin bakış açısıyla anlatılan kısımlar nispeten daha belirgin bir ses olsa da karakteri içselleştirmek benim açımdan pek mümkün olmadı. Bu erkek çocuklarının sınırda yaşadığı travmalar tüm hayatlarına sirayet ediyor fakat; onların hayatlarını şekillendiren deneyimler çoğunlukla belirsiz. Kitabın temaları güzel, ilgi çekici, fakat bence daha iyi işlenebilirdi. Deli gibi tavsiye edip mutlaka okuyun diyenileceğim bir roman olmadı maalesef. Yine de Macar yazarları okumayı seviyorum, deneyimlediğim için mutluyum.
..
Kitap karakter analizi ve gelişimi açısından fena değil bir düzeyde. Ancak genel itibariyle yapısal problemleri okumayı zorlaştırıyor ve keyif almayı imkanız hale getiriyor. Pek beğenmedim
Sınırdaki OkulGeza Ottlik · Can Yayınları · 202430 okunma