Sırça Anahtar

8,0/10  (1 Oy) · 
5 okunma  · 
0 beğeni  · 
372 gösterim
Demokrasi denen politik oyunun kulisinde sahnelenen karanlık bir oyun. Oyunun başrolünde iki erkek. Bileğine sıkı, gözü kara. İki yeraltı adamı. İki sıkı dost... Önlerinde fırsatlar. Güç ve para... Zirveye uzanan merdivenler. Omuz omuza tırmanılacak basamaklar... Ama aşk denilen bela. Tıpkı cinayet gibi planları bozmak için vardır. Hayatın o benzersiz mantığını bize dayatması için. Ve yazgı kendi lisanınla konuşmaya başlar. Politik çıkarlar. İnsan olduğunu söyleyen mahlukların ne menem canavarlar olduğunu gözler önüne sererken. Dostluklar da aşkın mihenk taşında bir bir sınanır, iç içe açılan entrika dolu odaların kapılarının kilitleri sırça anahtarlarla açılır. Karşımıza çıkan gerçek hiç de güzel değildir... Ama yaşam ne kadar sert olursa olsun yine de güzeldir... Elbette yeterince cesur olanlar için...
-Ahmet Ümit-

Polisiye cepte serisi, Raymond Chanoler'ın ardından polisiyenin türünün büyük ustası Dashiell Hammett ile devam ediyor. Hammett serisinin ikinci kitabı olan Sırça Anahtar. Sinan Fişek'in yetkin çevirisi ile okurlarıyla buluşuyor. Everest yayınları durak Amerikan polisiyesinin kült isimlerinden Dashiell Hammett külliyatını. Türk polisiyesinin usta ismi Ahmet Ümit'in editörlüğünde sunmaktan mutluluk duyuyoruz.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2012
  • Sayfa Sayısı:
    258
  • ISBN:
    9789752899612
  • Çeviri:
    Sinan Fişek
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mevlüt Ceylan 
21 Tem 01:33 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ben en başta kitabın akıcı olmadığını söyleyeceğim. Dili ağır geldi bana. Çok karışık gibi. Ancak bu romanın kötü olduğu anlamına gelmez. Kurgusu oldukça iyi. Çağının diğer romanlarından kurgusu ile sıyrılıyor. Roman 30 saat süren tek bir oturuşta yazılmış. Burası önemli. Agatha Christie tarzı bir roman beklemeyin. Hammett çok karamsar. Cümleler bıkkın. Sadece cinayeti kimin işlediğini ve nasıl işlendiğini anlatmıyor. Bir arka plan var. Hayatın gerçek yüzü. Dramı orada. 1931 yılında Hammett iyi bir iş başarmış. Romanın tarzını "kara roman" olarak tanımlayabiliriz.