Sohbetler

Kenan Rifai
Tahmini Okuma Süresi:
20 sa. 39 dk.
Sayfa Sayısı:
729
Basım Tarihi:
2014
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
ISBN:
9789757663638
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Huzur veren bir kitaptı...
10/10
·729 syf.··
Beğendi
·
2023 50. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2023 16:58
Uzun bir yolculuktu.Hani her Ramazan akşamı bir yerlerde toplanıp hoş sohbetler yapılır ya , işte bu kitap da bana bu duyguyu hissettirdi. Bazen kendimi muhteşem bahçelerde gezintiye çıkmışım gibi ,bazen aşk deryasına dalmış gibi:) Bazen de nasihatler almış gibi hissettim.. Keşke kaybettiğimiz büyüklerimiz aramızda olsa da canlı nasihatler alabilseydik:( o şefkatli elleriyle dokunsalardı bize tıpkı çocukluğumuzdaki gibi :( Hele o beyitler insanın gönül telini titreten nağmeler gibiydi... Bir damla nasipleniverene ne mutlu.. Ehh.. zor bir dünyada yaşıyoruz,hep bir koşuşturma içindeyiz.Arada bir molaya ihtiyaç oluyor tabii. Kitabın bendeki etkisi de tıpkı güzel bir mola gibiydi. Ayrıca anlatım dili de çok iyiydi.Ramazan'ın tam da ruhuna uygun,bizim de ruhlarımıza şifa gibiydi.. Bazı cümleler öyle derin ve yakıcıydı ki ,bazen çeşmeleri koyverdiğim de olmuştur.. Son olarak madem uzun bir yolculuktu dedik, güzel bir alıntı ile noktayı koyalım.. "-Yol gönüldür. Gitmek, kendiliksiz kendine gitmektir, bilmek ve bulmaktır. Evvelâ kendinden çıkacak, sonra kendiliksiz kendine döneceksin. Yâni kendi hakikatini bilecek ve nihâyet kendi hakikatini açıkça görüp bulacak ve kayıtsız şartsız, ikiliksiz tevhide kavuşacaksın..." Bu Ramazan'da ben şifamı aldım, darısı sizlere olsun. Keyifli okumalar..
SohbetlerKenan Rifai · Kubbealtı Neşriyatı · 201444 okunma
Kenan Rifai
Puan vermedi·729 syf.··
2020 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2020 17:13
Bu kitapta günlük hayat içerisinde "sıradan" diyebileceğimiz olaylara dini bir bakış açısıyla nasıl yaklaşabileceğimize şahit oluyoruz. Kenan Rifai'nin sohbetlerinden öğrendiğim şeyler oldu. Kenan Rifai olaylara son derece geniş bir bakış açısıyla ve hoşgörüyle yaklaşıyor ve bu yaklaşımı sayesinde kitabı okurken keyif aldım. Olaylara dini çerçeveden bakmak isteyenlere tavsiye edebileceğim bir kitap. Şahsen Kenan Rifai'yi tanımaktan dolayı mutlu olduğumu belirtebilirim.
Din
SohbetlerKenan Rifai · Kubbealtı Neşriyatı · 201444 okunma
okudum bitti değil, nasipse bir ömür okuyacağım
10/10
·729 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
321 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2022 21:09
Kitabı bir yıla yakın zamandır okuyorum, gölgesinde huzur bulduğum ulu bir çınar mı desem, akıl danıştığım bilge bir büyüğüm mü yoksa susuzluğu dindiren bir umman mı desem bilemiyorum. Yalnız şunu söylemeliyim, kitabı pdf formatında okudum inşallah en yakın zamanda masama koyup her daim açıp açıp okuyacağım bir kitap olması için ciltli olarak temin edeceğim. Beni kitapla tanıştıran Hilâl ablamdan Allah razı olsun :)
Tasavvuf
SohbetlerKenan Rifai · Kubbealtı Neşriyatı · 201444 okunma
10/10
·729 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
Kitapta Kadim Türk/islam kültürünün 1200 lü yıllardan günümüze aktarılan derin bir bilgelik sunumu amaçlanmış…Sıkmadan yormadan gönlünüze gül kokuları bulaştıran, bittikten sonrada hâlâ rayihasını damagınızda dimağınızda hissettiginiz bir kitap… Arada o dönemlerin “aşırıya kaçan” BATINİ yorumlarıyla da muhatap olduğumu hissettim ve o kısımları kitaptan çıkardım… Artık kitap bana ait bir hazineye dönüşüverdi… Kendim yazmıştım sanki… Sizinle çıkardıgım notları paylaşmak zevkli olacak gibi görünüyor… Haydi vira Bismillah!
Hayat ve İnsan
SohbetlerKenan Rifai · Kubbealtı Neşriyatı · 201444 okunma
10/10
·729 syf.··
2023 9. kitabı
naif,güzelk ahlaklı,eğitimli,tam bir istanbul beyfendisi..ve hak aşığı üstad..Kenan Rifai..bu tarz eserlerde her anektod sizde açılımlar yapar duygu seline dönüşür..zaten rifaii hzlerinin her sözü parça tesirli bomba gibidir..bu eser kütüphanemin en gözde eserlerindendir,nezihe araz ve samiha ayverdi gibi şair yazarlarıda eğitmiştir,günümüzde Cemalnur sargut hanımefendi devam ettirmektedir..bu harika eseri alın,tasavvufun güzel insan olma ,hakka kulluk,insanlığa hizmet olduğunu yaşayın satır aralarında....
SohbetlerKenan Rifai · Kubbealtı Neşriyatı · 201444 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Kenan RifaiYazar · 6 kitap
1867'de Selanik'te dünyaya geldi. Babası, Filibeli Hacı Hasan Bey’in oğlu Abdülhalim Bey; annesi Hatice Cenan Hanım'dır. Onun doğumu sırasında babasının memuriyet görevi nedeniyle ailesi Selanik'te bulunmaktaydı. Anne ve babası o küçük yaşta iken ayrıldı. Babası, bir süre doğu vilayetlerinde görev yaptıktan sonra İstanbul'a gelip Fatih’te Hırka-i Şerif Camii yakınında bir konağa yerleşmiş ve Posta Telgraf Nezareti'nde sicil başmüdürlüğü ve telgraf nâzırlığı görevini sürdürmüştür.[2] Kenan Rıfai'nin yetiştirilmesini üstlenen annesi, onu manevi terbiye görmesi için Posta Nezareti'nde memurluk yapan Kadiri tarikatına mensup Edhem Efendi'ye emanet etti. Edhem Efendi ölümüne kadar onu yalnız bırakmadı ve kendisine Kadirilik'te icazet verdi. Kenan Rıfai, dokuz yaşına iken Galatasaray Sultanisi'nde yatılı öğrenci olarak öğrenim görmeye başladı. Zihni Efendi, Muallim Naci, Muallim Feyzi, Recaizade Mahmud Ekrem gibi Türk hocalardan eğitim aldı. 1885 yılında Galatasaray'dan mezun oldu. Babıali Hariciye Kalemi’nde çalışmaya başlayan Rıfai, Acem Mektebi’nde Tabiat Dersleri öğretmenliği yaptı. Bir süre Posta Telgraf Nezareti’nde müşavir yardımcısı olarak çalıştı ve bir yandan da öğrenimine Darülfünun'un Hukuk Fakültesi’nde devam etti. Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan hemen sonra on dokuz yaşında Balıkesir İdadisi müdürlüğüne tayin edildi. On bir ay kaldığı Balıkesir'de bir hocadan musiki ve ney dersleri aldı. Balıkesir'den sonra Adana, ardından Manastır, Kosova, Üsküp ve Trabzon Maarif müdürlüklerine getirildi. Üsküp’teki görevi sırasında evlendi, bu evlilikten üç çocuk sahibi oldu. Manastır'da bulunduğu sırada Medine'ye gitmek için başvuruda bulundu. Birkaç yıl sonra Medine’de açılan “İdâdî-i Hamîdî” adlı yeni okulun müdürlüğüne tayin edildi. Medine'de dört yıl kaldıktan sonra İstanbul'a geri döndü ve Erkek Muallim Mektebi'nde Fransızca öğretmenliği, Tedkîkât-ı İlmiyye üyeliği, Dârüşşafaka Lisesi müdürlüğü, Meclis-i Maârif üyeliği gibi görevlerde bulundu. Bir ara ikinci defa Medîne'ye giderek kısa bir süre kaldı.[3] 1925 yılında Maarif Vekâleti'nden emekliye ayrıldı ancak on üç yıl boyunca Fener Rum Lisesi'nde Türkçe öğretmenliği yaparak meslek yaşamını sürdürdü. Kenan Rıfai, Medine'ye gitmeden önce mürşidi Edhem Efendi hayatını yitirmişti. Dört yıl kaldığı Medine'de Seyyid Hamza er-Rifâî tekkesine devam ederek Rıfailik’te icazet ve hilafet aldı. O güne kadar “Abdülhalim Kenan” olarak tanınırken bu devirden sonra Rıfailiği başladı. Medine'den İstanbul'a döndükten sonra Fatih'te kendi dergâhını açtı. Babasının konağının bahçesine yaptırdığı dergâhın planını Ekrem Hakkı Ayverdi çizdi. Dergâh, şeyhülislamların, şairlerin, aşıkların hatta papaz ve patriklerin gelip semâ ettikleri bir mekân oldu. Rıfai, bir yandan Darüşşafaka Lisesi müdürlüğünü sürdürürken bir yandan da dergâhında şeyh olarak hizmet gördü. Bu iki görevi birbirine karıştırmamak konusunda çok titiz davrandı. 1925 yılında Tekkelerin kapatılmasından sonra Ümmü Kenan Dergâhı, ailesi tarafından mesken olarak kullanılmaya başlandı. Kenan Rıfai, “Onlar zaten kendilerini feshetmişlerdi” diyerek tekkelerin kapatılmasına ilişkin kanuna hiçbir tepki göstermedi ve Ümmü Kenan Dergâhı’nı “bir gün açılacaktır ama akademi olarak açılacaktır” diyerek kapattı.[2]. Tasavvufî ders ve sohbetlerine vefat tarihi olan 1950 yılına kadar evinde devam etti. Bu sohbetleri Samiha Ayverdi ve Samiha Cemal Hanımlar not etmiştir. Yirminci yüzyılın ilk yarısında yaşayan sûfiler arasında önemli bir yeri edinmiştir. Diş Tabâbeti ve Eczâcı mektepleri müdürü Server Hilmi Bey, Hattat Aziz Efendi, felsefeci Semiha Cemal Hanım, damadı ve diş hekimi Ziya Cemal Büyükaksoy, romancı ve filoloji doktoru Safiye Erol, mimar Ekrem Hakkı Ayverdi, edip, mütefekir ve mutasavvıf Samiha Ayverdi onun öğrencileri arasındadır. Devrin şeyhülislâmlarından Haydarîzâde İbrâhim Efendi, Nesîmi Efendi ve Ebdullah Efendi ile Mısır Keldânî patrik vekili Âbid Efendi de onun müntesiplerindendir. Soyadı Kanunu'ndan sonra Büyükaksoy soyadını alan Kenan Rifai, 7 Temmuz 1950 tarihinde hayatını kaybetti. Cenazesi, Merkez Efendi Camii avlusunda şadırvanla kabristan duvarı arasındaki bölüme defnedilmiştir.