İki farklı zaman,iki farklı tarihi olaylar,bitmeyen heyecan,macera dolu tarihi bir roman.Tarihi roman okumayı sevmeyenlerin bile son sayfaya kadar merakla okuyacağı bir kitap bence.
Birinci bölüm 1800 yılları,
Layard,iyi yetişmiş,sanata merakı olan ama ailesinin zoruyla hukuk eğitimi almış,dayısının hukuk bürosunda avukat olarak çalışmakta olan bir genç.Ailesinin yüksek mevki sahibi olması nedeniyle Ingiltere 'de yaşanan bütün gelişmelerden haberdardı.
Çalışmadığı zamanlarda,zamanının çoğunu büyükbabasinın kütüphanesinde geçiriyordu. Benjamin dayısı kraliyet tarafından sevilen görüşleri önemsenen bir avukattı. Dışişleri Bakanı Palmerston dayısının en yakın dostu.
Palmerston imzalı bir mektubu dayısına verir. Dayısı Layard'a mektubu verir, onu alıp Konstantinopolis'e gitmesini söyler.Orada büyükelçi tarafından karşılanacak ve ona önemli bir görev verilecekti.Layard yaptığı seçimlerle kaderinde yazılan rolü farkında olmadan yaşamaya başlar,çünkü o özel olarak yetiştirilmiş,İngiliz devletinin güvendiği biriydi.
Layard'ı bekleyen önemli görev neydi?
İkinci bölüm,2007'li yıllar ;
İlahiyat fakültesinde görevli olan profesör,uzun süredir ve ısrarla Başkan ile görüşmek ister.Başkan,en sonunda görüşmeyi kabul eder.
Profesör uzun zamandır Barnabas İncili ile ilgili araştırmalar yapmış,yaptığı araştırmalar sonunda Barnabas Incili'nin izini bulmuş. Anadolu'da gömülüydü bu incil. Ama ortaya çıkarsa da dünyada tüm dengeleri altüst edecek kadar büyük bir öneme sahip. O yüzden çok tehlikeli bir yolculuk bu. Birlik olup Barnabas Incil'ini ortaya çıkarmayı,bu sayalede İslam aleminin hak ettiği değeri kazanmasını sağlamak için Başkan 'dan yardım ister.Incili bulmak demek dinler tarihini yeniden yazmak demekti.
Ama çok tehlikeli bir yolculuktu. Çok gizli bir şekilde