Mercan,yirmi yedi yaşında,cinayet bürosu komsiseri, olay yeri inceleme polisi olarak çalışmakta.
Annesi ve babasını bir tatil dönüşü uçak kazasında kaybeder. İki amcası vardı Erzurum'da ama onlarla iyi anlaşamadığı için yanlarına gitmez. Emniyet Müdürü Mehmet Bey en zor günlerinde hep yanındaydı ve o kötü günleri onlar sayesinde atlatır. Kızları vardı Asu onu da kardeşi gibi görür.
Ailesinin geçirdiği kazadan iki ay sonra Genetik Mühendisi olarak mezun olur ve İstanbul'da kalır.
Genetik Mühendis'i olarak mezun olur ama o Asu gibi polis olmak istiyordu. Sınavlara girip polis olur ve özel bir ekibe alınır.
Mercan'ın annesinden kalan ,doğuştan gelme bir özelliği vardı. Duyu dışı algılama yeteneği.
Kimilerine göre altıncı his ,kimileri duyugörü diyor. Bir olayın öncesinden ya da sonrasından bazı şeyleri görebiliyordu. Bu yeteneğini çoğu zaman işinde kullanıyordu.
Tatile çıktığı ilk gün Asu onu acil olarak olay yerine çağırır. Mercan'ın özel yeteneğini bildiği için ondan yardım ister. Olay yerine gelir orada bir bomba olduğunu fark eder.Asu'nun başı dertteydi ve birileri öldürmek istiyordu.
Arkadaşını kurtarır ama kendi yaralanır.
Mercan ,Su ile ev ararken ilginç bir şekilde tanışır.
Bir abisi vardı Volkan,Mercan'ın onunla tanışmasını ister. Neden böyle bir şey istediğine anlam veremez ama onu kırmayıp onunla tanışır. Tanıştıktan sonra öğrendikleri onda şok etkisi yaratır. Tabi ki bende okurken çok şaşırdım ne oluyor öyle demeden geçemedim.
Su'nun gizemi neydi?
Asu'ya kim neden zarar vermek istedi?
Polisiye,fantastik,paranormal,aşk,dostluk,gizem içerikli,sonuna kadar merakla okuduğum bir kitaptı. Kitabı o kadar çok beğendim ki hiç ara vermeden serinin ikinci kitabını okudum. Yalın ve güzel anlatımıyla bir solukta biten bir kitaptı. Okumadıysanız bu