Suçlu Mu?

9,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
186 gösterim
Sekiz yaşında bir çocuk, oyun parkında ölü bulunmuştu. Cinayet şüphelisi ise on bir yaşındaki komşusuydu. Şüpheliyi savunacak ekibin başında, kaybedileceğine kesin gözüyle bakılan davaları kazanmasıyla nam salmış Londralı avukat Daniel Hunter vardı.
Sıkıntılı bir evde büyümenin yaralarını ruhunda taşıyan genç Sebastian ile avukatı arasında tuhaf bir ilişki kurulucaktı. Sebastian, Daniel’a kendi çalkantılı çocukluğunu ve sevgisiyle onu kurtaran Minnie’yi hatırlatıyordu. Ona ihanet eden ve yıllardır bir türlü affedemediği Minnie’yi...
Dün ve bugün iç içe geçerken Daniel, rahatsız edici sorularla karşı karşıya kalacaktı. Sebastian’a duyduğu sempati ve zihnini istila eden çocukluk anıları, gerçeği görmesine engel mi oluyordu? Parkta neler yaşanmıştı ve küçük çocuğun ölümünden kim sorumluydu? İnandığı her şeyi yeniden sorgulamaya başlayan Daniel, yanılgı ve suçlulukla belki de ilk defa yüzleşecekti.

“Kalbinize dokunacak ve sizi huzursuz edecek.” - Hallie Ephron, There Was an Old Woman’ın yazarı
“Hem sürükleyici hem de merak uyandıran bir ilk roman. Detay açısından zengin ama bir kısa öykü kadar da ürkütücü bir sadeliği var.” - Joyce Carol Oates

(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2018
  • Sayfa Sayısı:
    452
  • ISBN:
    9786053042860
  • Çeviri:
    Bilge Gündüz
  • Yayınevi:
    Artemis Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nuray Durmuş 
22 Oca 09:17 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Nedense çocuk denince masumiyet aklımıza gelir. Saf, temiz. Biz ebeveynler de, bi nevi melek olarak gördüğümüz çocuklarımızı günahsız olarak görürüz. Aslında masumiyetin temsili olarak gördüğümüz bu çocuklar, doğaları gereği hem iyi hem de kötü olarak dünyaya gelir. Yetiştirilme tarzından, çevrenin etkisi vs. gibi nedenlerden dolayı, içlerindeki iyilik ve kötülük yaşam biçiminlerine göre şekillenir ve kişi zamanla ya zalim olur ya da merhametli.
Bazı ebeveynler de uslu ve terbiyeli çocuklar yetiştirmek istediklerinden onlara sabır gösteremeyip şiddet uygular. Bunu terbiye aracı olarak görseler de aslında çocuklarını şiddetle tanıştırdıklarının farkında değillerdir.
İste bu kitap tam da bunları anlatıyor.
Çocuklar cinayet işler mi?
Suç kişisel midir? Çocukları suça iten nedenler nelerdir? Neden birilerini cezalandırmak isterler? Neden hep öfkeliler? gibi soruların cevaplarını veriyor. Kitapta geçmişle paralel ilerleyen bir yan öykü de var. Ana karakterimiz bir savunma avukatı ve cinayetle yargılanan on bir yaşında bir çocuğun davasını üstlenir. Bir yandan on bir yaşında bir çocuk cinayet işler mi sorusunun cevabını ararken, bir yandan da savunma avukatının çocukluğuna dair bazı anılarını okuyoruz. Aslında içerik olarak oldukça sıradan bir konu gibi görülse de, tam tersine psikolojik tahlillerin bol olduğu bir kitaptı ve biz büyüklere ders verir nitelikteydi. Kitabı ara ara bırakıp bazı satırlar arasında düşünme arzusu uyandırdı.
Geçmişin derinliklerine kök salmış anılar ve sonrasında yaşanan pişmanlıklar. Tavsiyemdir.