Sultan Abdülhamid ve Dönemi : Osmanlı Devleti

9,0/10  (1 Oy) · 
3 okunma  · 
1 beğeni  · 
307 gösterim
Bu eserde, Osmanlı tarihinin en kritik döneminde tahta geçmiş olan Sultan II. Abdülhamid Han'ın devlet yönetimi ile ilgili faaliyetleri ele alınmıştır.

Üç kıta üzerinde hakimiyet kuran Osmanlı Devleti, çeşitli ırk, din, dil, mezheb, örf ve adetlere sahip toplulukları yüzyıllarca adalet ve insaf ölçülerine uygun bir şekilde idare etmişti. Teknolojik olarak son derece imkansızlıklar içinde olan o asırların dünyasında, bunca farklı yapıdaki toplulukları cebir ve tazyik kullanmadan yönetmek, basit bir hakimiyet anlayışının sonucu olmasa gerekir. Böyle insani bir uygulama ile asırlarca hükümran olan devlet, 18. asırdan başlayarak değişen dünya şartları sonucunda zayıflamaya başladı. hatta denebilir ki, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya geldi. 19. asrın sonlarına yakın neredeyse tarihten silinecek olan o muazzam devleti, Sultan II. Abdülhamid Han 33 yıl boyunca tekrar o eski haşmet ve kudretine kavuşturma gayretine düştü.

Eserde, devletin, kendisinden önce, içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi sıkıntılar yanında, etnik grupların bağımsızlık çabaları ve Avrupa'nın bunlara sağladığı desteğe rağmen Abdülhamid'in bu problemlere nasıl çareler bulduğu, detayları ile açıklanmıştır.

Sadece ülkemizde değil, 19. asır sonlarından günümüze kadar dünyanın, üzerinde en çok konuşulan birkaç şahsiyetinden biri olan Sultan II. Abdülhamid'le ilgili bu araştırmada, dönemin kendi kaynaklarına ağırlık verilerek, objektif bir çalışmanın ortaya konulmasına gayret edilmiştir.
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2009
  • Sayfa Sayısı:
    312
  • ISBN:
    9786055996185
  • Yayınevi:
    Kayıhan Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ümit Attila 
16 May 22:14 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 9/10 puan

Sultanları sultanı en sevdigim şahsiyet, ll.Abdülhamid han.Yazacaklarım biraz uzun olabilir.
Ne yazıkki tarih yoksunu , kulaktan dolma bilgilere inanan bazi kesimler fransız müverrihlerinden (tarihçi ) Albert Vandal'ın
ortaya attığı "Le Sultan Rouge" (kızıl Sultan) olarak atlandırması ve bizim cahillerinde bu söze kanıp bu şekilde padişahı bilmeleri ne acı bir durum.
Gençliğinde boşdurmayan hep çalışan ticaret , borsa gibi birçok alanda çalışan bu zat padişah olunca da deneyimlerinden yararlanmıstır.
İsterseniz Sultan ll.Abdülhamid'in nasıl tahta geçtiğini, kısa bir değinelim
Agâbeyi 5.Murad tahta gectikten sonra birçok sıkıntıyla baş edemeyince, akıl dengesini kısmı olarak kayıp etti ondan sonrada Sultan ll.Abdülhamid devri başladı.
Çok şanssız olan ama Osmanlı için aranan kan niteliğinde olan padişah'ımız kucağında cok sorun bulmuştur.
Tabi kıvrak zekası tecrübeleri ve güvendiği kisilerle sorunların üstesinden gelmistir.
Bu sorunlar:
Kanun-i Esâsî, Tersâne konferansı, Londra protokolleri 1877-1878 olarak anılan 93 harbi gibi birçok sorunla uğraşmak zorunda kalmıştır.
Dilerseniz 93 harbine biraz değinelim
Her ne kadar Osmanli ve Rusya bu savaşı istemesede iclerinde bulunan uc kesimler bu savaşa girmelerine sebeb olmuştur.
Plevne kahramanı, Osmanpaşa'nın dillere destan kahramanlık öyküsü, Tarih'e damga vurmuştur.
Tabi bu birazda dış mihraplardan bahsedelim her zaman Osmanlı'nın yıkılmasını isteyen başta avrupa devletleri boş durmayıp yıllardır Osmanlı'ya bağlı olan balkan devletlerini millet-i sadıka olarakda anılan, Ermenileri Osmanlıya karşı kışkırtmayı becermislerdir.
Tabi 93 harbi başlayınca zat meclisi kapatıp ülkeyi uzun süre yönetmistir.
Çoğunlukla mekteplere, ilem'e ve hayır kurumlarına verdigi destek yadsınamaz.ll.Abdül Hamid en büyük hayali olan , panislâmizm için verdiği mücadele ve bu uğurda verdiği cabaları taktire şayan.
Osmanlı'nın başına bela olan Yeni Osmanlı olarak anılan (Jön Türkler ) ve İttihad ve Terakki cemiyetleri.
İttihad cemiyeti, en büyük hayali olan padisah'ın inmesini, dört gözle beklemiş sonra da beceriksiz yönetimiyle Osmanlı devletini balkan savaşlarına ve I.Dünya savaşına sokmuş sonrada ülkeden kaçmışlardır.
Son olarak biraz 31Mart Vak'asına , değinmek istiyorum
Sayet ll.Abdülhamid kızıl sultan olsaydı
1 saat gibi kısa sürede Selanik'ten İstanbul'a gelen "Avcı taburları" olarak anılan bu birlige hali hazırda bulunan l.ordu'ya emir vermesi yeterliydi.
O ki islam nurunu hayat felsefesi yapan bu şahsiyet , ben iki islam ordusunu birbirine kırdırmam demistir.

Padişah tahtan inince Alatini kösküne
Balkan savaşları patlak verincede Beylerbeyi Sarayı'na yerleştirildi.
Bu sarayda gözlerini yumdu .
Divanyolu'ndaki Sultan ll.Mahmut türbesi'ne defnedildi.
Yazacak okadar çok sey varki padişah hakkında ama bu kadarı kafi.

Kitaptan 2 Alıntı

Ümit Attila 
13 May 23:27 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

2.Abdülhamid'e düzenlenen suikast sonrası
Musul tarafların meşhur şairi , Şeyh Rızanın
Mektubunda gönderdiği meşhur sözü:
"Pâdişah , zıll-ı hudadâdır, ona neyler dinamit
Cümlenin hâmisi Hak'dır hüve yuhyî ve yumît."

Sultan Abdülhamid ve Dönemi : Osmanlı Devleti, Ziya Kazıcı (Sayfa 198)Sultan Abdülhamid ve Dönemi : Osmanlı Devleti, Ziya Kazıcı (Sayfa 198)
Ömer ŞAH 
14 Oca 21:17 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Tarih, Kazananların diliyle yazılır. İngilizler o gün için kazandılar ve beni zalim, diktatör, millet düşmanı diye anlattılar.

Sultan Abdülhamid ve Dönemi : Osmanlı Devleti, Ziya KazıcıSultan Abdülhamid ve Dönemi : Osmanlı Devleti, Ziya Kazıcı