BU ESERİ TÜRKÇEYE KAZANDIRAN, ESERLE BİRLİKTE BİR SÜRÜ BELGEYE ULAŞMAMIZI SAĞLAYAN VE BELGELERİ BİZİM İÇİN ZAMAN ZAMAN DA ÖZETLEYEN ÇEVİRMEN YAZARA TEŞEKKÜRÜ BİR BORÇ BİLİRİM.
Sultangaliyev, SSCB tarihinde unutturulmaya çalışılmış, gündem dışı tutulmuştur. Türkiye'de gündeme geldiğinde Türk solcularının Stalinist takıntılarının devam etmesi nedeniyle görmezden gelinen ya da eleştirel bakılan bir tarihi şahsiyet olmuştur. Devrime bakış açısı, Rus şovenizmi ile mücadelesi, Türk dünyasına yaklaşımı dikkate değerdir.
Kitap büyük ölçüde Galiyev'in eserlerinden oluşmuş, ancak zaman zaman yazarın analizi nerede başlıyor, Galiyev'in orijinal metni nerede bitiyor anlamak güç. Daha iyi organize edilebilirdi.
Eser çok ama çok kapsamlı diyebilirim. Okurken büyük bir keyif aldığımı da belirtmeliyim. Hem konu (sovyet yönetimi) hakkında yeni bilgiler edindim hemde !bilgi sahibi olduğumu zannettiğim alanlar hakkında! yeni fikirler ve bakış açıları ile bilgilerimi revize ettim.
Sultangaliyev'in babasının ailesi fakir iken annesinin ailesi ise oldukça zenginmiş. Bu iki aile arasındaki (sosyal, kültürel, ekonomik farklar) her ne derseniz artık nedeniyle adaletsizlik kavramı ile çok erken yaşta tanışmış. Ve ömrü boyunca özünde bu kavram ile mücadele etmiş. Bu sebeplerden ötürü öğretmen olarak başladığı kariyerine siyasete atılarak devam etmiş önce devrimci sonra ise muhalif devrimci olmuş. Bolşevik devrimi için ciddi mücadeleler vermiş. Lenin'in gözüne girmeyi başarmış lakin "Moskovada insanlar çikolata yiyorken Başkurdistanda insanlar açlıktan ölüyor" şeklindeki eleştirileri ve Sosyalist Turan Cumhuriyetler Birliği şeklindeki yeni bir devlet yapılanması hayali gibi sebepler nedeniyle stalin (denilen gürcü hıyarı) tarafından öldürtülmüştür.
Sultangaliyev'in ifadelerinden milliyetçi biri olmadığını lakin milletini sevdiğini; milleti ve ona ait olan değerler için ölebileceğini anlayabiliyoruz. (stalin hıyartosu tarafından öldürülmesinin alt sebeplerine bakarsanız ne demek istediğimi anlayabilirsiniz).
Dipnot: Eserde yer alan belki de en çarpıcı kısım ise (MUHTEŞEM sovyet yönetimi!!! ;))) altındaki insanların ve ailelerin aç oldukları zaman çekildileri fotoğraflarıdır. Kemiklerini rahatlıkla sayabilirsiniz arkadaşlar!!!
(Yaaaa morukkkk SOSYALİZM TEORİDE ÇOK İYİ AMA PRATİKTE OLMADI diyen lavuklara duyurulur.)
Uluslararası ilişkiler uzmanı, gazeteci. 1952 yılında Ankara'da doğdu. İlkokulu İzmir'de, ortaokulu Alman ortaokulunda, liseyi ise Avusturya lisesinde bitirdi. Siyasal Bilgiler Yükseokulu'ndan sonra, İstanbul Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi'nde siyaset üzerine yüksek lisans öğrenimini yapmıştır. Doktorasını ise uluslararası ilişkiler üzerine tamamlamıştır. Yıllarca gazetecilikle uğraşan Halit Kakınç , Bilgi Üniversitesi müteveyyil heyeti icra komitesi üyesidir. Almanca ve İngilizce bildiği yabancı dillerdir. Evli ve iki çocuk babasıdır.