Nsa hakkında bir ileti yazmak istedim. ABD'nin en büyük kurumlarından birisi olmasının yanı sıra data toplama kriptografi alanlarında dünyada eşi benzeri olduğunu düşünmüyorum. Çoğu insan CIA veya FBI’ı duymuş olsa da, NSA, sahip olduğu geniş imkanlarla bu kurumların çok ötesinde bir güce sahiptir. Öyle ki NSA’nın yıllık bütçesi, FBI’ın bütçesinden yaklaşık dört kat, CIA’in bütçesinden ise iki kat fazladır. Üstelik, Türkiye’nin yıllık savunma bütçesinin de birkaç katı olarak ifade edilebilecek bir kaynakla çalışmaktadır.
Edward Snowden sayesinde 2018-19 yılında öğrenmiştim bu kurumu, Peki bu adam kim? Neden NSA'yi bize tanıtıyor? Olay şu ki; NSA’nın küresel ölçekte telekomünikasyon ve internet ağlarından topladığı devasa veri tabanını ve dinleme faaliyetlerini ifşa etti. Bu skandal, sadece ABD’nin değil, diğer ülkelerin vatandaşları üzerindeki gözetim programlarının boyutunu ortaya koyarak NSA’ya yönelik eleştirileri ve güvenlik önlemlerinin sorgulanmasını beraberinde getirdi. PRISM programı, özellikle büyük teknoloji şirketlerinin sunucularından kullanıcı verilerini toplamak için kullanılırken, XKeyscore sayesinde internet üzerindeki neredeyse tüm etkinlik izlenebilir hale gelmişti. Karbon ayak izinin olduğu gibi internet üzerinde de bir ayak izi bırakıyoruz, ve bunların silindiğini ve yok olduğunu düşünüyoruz, aslında bu yok olma tam olarak ortadan kalktığı anlamını hiçbir zaman taşımıyor. NSA'ye her yıl petabaytlarca (1 milyon gigabaytın üzerinde) veri aktığı tahmin ediliyor. Bu kadar veri kişisel mahremiyet ve etik unsurların önemsiz olduğu yöntemlerce işleniyor. Çin hükümetini bu sebeple suçlayan Amerika Çin'in bir distopyada yaşadığını ve insan haklarını ihlal ettiğini bir çok siber suçla itham etmekte, olay kendisine geldiğinde ipleri sıkmaktan geri kalmıyor,