Geri Bildirim
Adı:
Taş Kadın
Baskı tarihi:
Kasım 2000
Sayfa sayısı:
268
ISBN:
9789753166935
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Stone Women
Çeviri:
Mehmet Harmancı
Yayınevi:
Everest Yayınları
Osmanlı`nın en sisli günleridir. Yıllardan 1899`dur ve son İslam İmparatorluğu büyük sorunlar içindedir. İskender Paşa, İstanbul`un havası dayanılmaz olduğunda, her yıl ailesiyle birlikte Marmara Denizi`ne bakan yazlığına çekilir. Aile toplantılarından birinde, eski bir öğretmen ve yakın dostları olan Alman Baron, ülkenin neredeyse yüz yıldır yüzleşmekten kaçındığı bir soruyu kendi ifadesiyle yöneltir: "Bugün Osmanlı İmparatorluğu sarhoş bir fahişe görünümünde. Ne bir sonraki sefer kimin kendine sahip olacağını biliyor, ne de buna aldırış ediyor, yanılıyor muyum, dersiniz?"

İskender Paşa ailesinin ve bu ailenin etrafındaki efendilerin, hizmetlilerin, öğretmenlerin, subayların ve gezginlerin ve bu ailenin her renkten kadınlarının tarihi, tam beş yüzyıldır hizmet ettikleri Osmanlı İmparatorluğu`ndaki yozlaşmanın ve çürümenin hikayesini, kıskançlık, tutku, hırs ve öç alma duygularıyla örülmüş bir şekilde anlatır. Tedirginlik, çökmekte olan bir imparatorluğun hücresine nüfuz etmiş durumdadır. Nitekim Tarık Ali romanın bir yerinde, "Kimbilir, belki de yeni yüzyıl Çirkin Jo gibilerinin yüzyılı olacaktır," diyerek imparatorluğu ve dünyayı nasıl bir kaosun beklediğini gösterir. Ve o yüzyıl, insanlığın tanıdığı en modern ve en barbar yüzyıl olacaktır.

Taş Kadın, Tarık Ali`nin "İslam Dörtlemesi"nin üçüncü kitabı. Yazarın öbür romanları gibi bu kitabın başarısının sırrı da, yazarın hikaye anlatmadaki becerisinden ve İslam dünyasındaki basmakalıp imgelere yarattığı alternatiflerle meydan okumasından kaynaklanıyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Taş Kadın
Baskı tarihi:
Kasım 2000
Sayfa sayısı:
268
ISBN:
9789753166935
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Stone Women
Çeviri:
Mehmet Harmancı
Yayınevi:
Everest Yayınları
Osmanlı`nın en sisli günleridir. Yıllardan 1899`dur ve son İslam İmparatorluğu büyük sorunlar içindedir. İskender Paşa, İstanbul`un havası dayanılmaz olduğunda, her yıl ailesiyle birlikte Marmara Denizi`ne bakan yazlığına çekilir. Aile toplantılarından birinde, eski bir öğretmen ve yakın dostları olan Alman Baron, ülkenin neredeyse yüz yıldır yüzleşmekten kaçındığı bir soruyu kendi ifadesiyle yöneltir: "Bugün Osmanlı İmparatorluğu sarhoş bir fahişe görünümünde. Ne bir sonraki sefer kimin kendine sahip olacağını biliyor, ne de buna aldırış ediyor, yanılıyor muyum, dersiniz?"

İskender Paşa ailesinin ve bu ailenin etrafındaki efendilerin, hizmetlilerin, öğretmenlerin, subayların ve gezginlerin ve bu ailenin her renkten kadınlarının tarihi, tam beş yüzyıldır hizmet ettikleri Osmanlı İmparatorluğu`ndaki yozlaşmanın ve çürümenin hikayesini, kıskançlık, tutku, hırs ve öç alma duygularıyla örülmüş bir şekilde anlatır. Tedirginlik, çökmekte olan bir imparatorluğun hücresine nüfuz etmiş durumdadır. Nitekim Tarık Ali romanın bir yerinde, "Kimbilir, belki de yeni yüzyıl Çirkin Jo gibilerinin yüzyılı olacaktır," diyerek imparatorluğu ve dünyayı nasıl bir kaosun beklediğini gösterir. Ve o yüzyıl, insanlığın tanıdığı en modern ve en barbar yüzyıl olacaktır.

Taş Kadın, Tarık Ali`nin "İslam Dörtlemesi"nin üçüncü kitabı. Yazarın öbür romanları gibi bu kitabın başarısının sırrı da, yazarın hikaye anlatmadaki becerisinden ve İslam dünyasındaki basmakalıp imgelere yarattığı alternatiflerle meydan okumasından kaynaklanıyor.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Yaşar Baykal

Kitap istatistikleri