Serinin ilk kitabını çok sevmiştim, ikinciyi eh işte sevmiştim ama bunu pek sevemedim.
Gemma bana fazla geldi. Evet yaşadığı travmalar karakterinde ve erkeklere olan güveninde haklı olarak değişikliklere neden olmuş olabilir ama onu okumak beni fazlasıyla yordu.
Kitabın başlangıcında Ben in bakış açısını da okuyoruz, keşke yazar ikili anlatıma devam etseydi. Gemmanın keskinliğini ve aksiliğini Ben in sakinliği ve sevgisiyle dengeleseymiş, işte o zaman kitap efsane olurmuş bence.
Smut sahnelerde yine çok çok fazlaydı o da canımı sıktı tabi.
!!Spoiler!!
“Ayrıca Ben in iki yıl boyunca uzaktan sevip hiçbir hamlede bulunmaması, yanlış anlaşılmaların önüne geçmeyip öylece beklemesi, hele evini Gemmanın hayallerindeki evin tıpatıp aynısı olarak dekore etmesi” bana hiç inandırıcı gelmedi.
Ben muhteşem ve aşırı düşünceli bir aşıktı ama huysuz Gemmayı okumaktan havadaki aşk kokusunu falan hiç hissedemedim.
Kitabın okunuşu kolay ve akıcıydı ama ne yazık ki ben bu okumadan pek keyif alamadım.
9.5
Bu kitabı anlatmak için ne söylemem gerek bilmiyorum. Nedense kitap boyunca aşırı gergindim ve hep bir gerginlikle okudum. İkilinin arasındaki diyaloglar o kadar güzeldi ki.
Kitabın ilk bölümünde ben ağzından okuyoruz, ama sonra sadece Gemma’nın bakış açısıyla okuyoruz kitabı. Gemma’nın geçmişte yaşadıkları annesinin ve babasının boşanma şekli bir önceki avukatlık firmasında başına gelenler yüzünden önyargılı ve travmatik bir geçmişi var. Bu da her anlamda kararlarına etkiliyor şu anda içinde bulunduğu avukatlık bürosunda da kıdemli ortak olmak için elinden geleni yapıyor ama burada en büyük rakibi Ben Tate.
Ondan o kadar nefret ettiğini düşünüyor ki her şeyi ondan daha iyi yapabilmek onun önüne geçebilmek için yapıyor bunun sebebi de Ben’in ofise başladığı dönemde Gemma‘nın elindeki en büyük müşteriyi çalması. Bu saatten sonra bütün kötü şeyler için Gemma’nın suçladığı tek kişi o. Ama bir dava üzerinde beraber çalışmaya başlamalarıyla beraber bütün düşüncelerini kaplamaya başlıyor. Ve bir noktada her iki karakterinde arasında inanılmaz bir çekim oluyor.
Yazar bu çekimi o kadar güzel ele almış ki kesinlikle aralarındaki diyalog ve o çekim çok güzeldi. İnanılmaz keyif alarak okudum.
Gemma’nın ön yargıları yüzünden bir noktada kendisine inanılmaz gıcık olsam da bir noktada yaşadıklarından dolayı ona hak vermeye çalıştım ama Ben’in onun için her şeyi halletmesi ve sondaki her şey mükemmeldi keşke sonunu biraz daha fazla okuyabilseydik.
O kadar güzel bir çeviri ile gelecek ki buraya herkesin okumasını isterim bu kitabı.
Şeytanla Yakınlaşma kitabının yorumu ile geldim.Genel olarak kitabı keyif alarak okudum.Daha yüksek puan vermek isterdim ancak buna engel olan noktalar var maalesef.
Kitabın konusu,Emma ile Ben iki yıldır aynı hukuk firmasında avukat olarak çalışıyorlar.Emma ilk geldiğinde Ben ondan bir davasını alınca aralarında düşmanlık başlıyor.Aslında birbirlerinden etkilenseler de bu düşmanlık sürekli laf sokmalar ve tartışmalar ile alevleniyor .Bir dava için birlikte çalışmaları gerekiyor.Çiftimizin yaşadıklarını okuyoruz.
İlk olarak kitap inanılmaz akıcı,çok kısa bir sürede okudum.Eskilerin romcom kitaplarından okuyormuş gibi hissettim.Gerçekten güzeldi. Nefretten aşka en sevdiğim konudur zaten.Aralarındaki atışmaları ve çekim çok güzeldi.Şimdi gelelim eleştireceğim kısımlara.İlk olarak yazara buradan sesleniyorum neden tek bakış açısı ile yazdın bu kitabı ya neden?Sürekli Emma’nın gelgitli ruh haliyle bizi bitirdin gerçekten?Ben karakteri o kadar uzun bir süre gizem olarak kaldı ki okurlar için, bu kısımlardan nefret ettim.İlk bir sayfada sadece onun bakış açısı ile yazılmıştı,Emma’dan nasıl etkilendiğini okuduk.Emma’nın karamsar iç dünyasında geçen olayları bir de Ben’in gözünde görseydik keşke.İlk kısımlar daha çok tensel çekimdi zaten.Ama işin içine duygular da girince Emma’nın bunu fark etmesi çok uzun sürdü.Emma çok direndi.Anlıyorun geçmişte babasının annesine yaptıkları ayrıca eski sevgilisinin yaptıkları çok ağır şeylerdi gerçekten.Ama Ben’e hiç şans vermedi gibi oldu.Bedensel olarak evet ama onu zihnen ve kalben içeri alması çok uzun sürdü.Ben’e bir etiket yapıştırdı,bu şekilde davrandı ,ona yakıştırdığı şeyler için gereksiz tepkiler verdi.Hatta kendi davranışları sebebiyle ondan aldığı tepkilere bile kızdı.Adam dava için gittiği yerden 2 saatlik mesafede
Şeytanla Yakınlaşma Serinin üçüncü kitabı ve bence en “laf sokmalı” olanı. Yine güçlü bir kadın karakter ve özgüveni Everest’e kamp kurmuş bir adam karşı karşıya.
Atışmalar zekice, diyaloglar akıcı ve temposu düşmeyen bir anlatımı var.
“Nefretten aşka” temasını seviyorsanız burada bol bol elektrik var. Erkek karakter ilk başta tam bir “yürü git ya” dedirtiyor ama sayfalar ilerledikçe insan ister istemez yumuşuyor. Kadın karakter ise sabrı, zekâsı ve dik duruşuyla hikâyeyi sırtlıyor.
Elbette yer yer tahmin edilebilir sahneler var yine de okuma keyfi devam ediyor. Kafa dağıtmalık, akıcı ve romantik bir hikâye.
Ben genel olarak serileri beğendim :) beğenmesem okumazdım dimi ama?
Aynı firmada çalışan iki düşman avukat. Gemma ile Ben 2 yıldır aynı avukatlık firmasında çalışmakta. Ben, Gemma'nın nefret ettiği her şeyin sembolü gibi özellikle ilk geldiğinde müşterinin ondan alınıp Ben'e verilmesi ile bu his katlanmıstır. Ben'den uzak durmak için elinden gelen herşeyi yapan Gemma için aynı dava üzerinde çalışmaya başlayınca işler değişir.
Düşmandan aşka temasının ve bol bol sözlü atışmalar okuyoruz. Alt metinde iş yerinde cinsel ayrımcılık da işlenmiş. Gemma yaşadıklarından dolayı temkinli bir karakter. İş yerinde ki lakabı olan "hadım eden"i bileğinin hakkı ile almış. Anne ve babasının boşanması bir tür travma yaratmış. Babası ile ilişkisi de bıçak sırtı. Bir de eski sevgili mevzusu var ki bence orası hem bir saflık örneği hemde ağır travma sebebi.
Ben'den nefret etse de onu takdir ettiği de oluyor. Aslında aralarındaki atışmalar çok zevkli okurken. Ben ise bu travmalarını tetikleyecek kadar kapalı bir karakter.
Gemma'yı sevdim. Ona fazlasıyla sempati duydum. Hatta Ben'e kızdım. Sonra Ben'i de haklı buldum. Aslında tek sıkıntıları ilişkileri üzerine açıkça konuşmamış olmalarıydı.
Kısaca ben çok zevk alarak okudum kitabı. Bazı okuyucular Gemma'yı fazla bulacaklar ama bence olması gerektiği gibi bir karakter. Ben ise gizlediği seyden dolayı fazla ketum. Bundan dolayı da Gemma için geri planda yaptıklarına rağmen biraz sinir bozucuydu.
Şeytanla YakınlaşmaElizabeth O'Roark
Kitabın yorumunu hemen girme kararı aldım çünkü eğer birazcık daha kitap hakkında düşünürsem kitabın puanı gözümde düşmeye başlayacak. Ve tamamen bunun sebebi kadın karakter.
Emma bir hukuk bürosunda çalışan başarılı bir avukat. Ama çoğu kadın gibi o da iş yerinde hem tacize hem mobbinge uğruyor. Fakat babasının annesini sekreteri ile aldattıktan sonra yaşadıkları o çöküş onu tüm bunlara katlanmak için kamçılıyor. Babası annesinden boşanırken annesinin hakkı olan hiçbir şeyi ona vermiyor ve üstüne üstlük kadını borca mahkum ediyor. Emma’ da bunlara şahit olduğu için içten içe bu duruma düşmemek için çok çalışıyor. Fakat erkeklerin egemen olduğu bir iş yerinde ona rakip olan Tate isminde başka bir avukattan içten içe hoşlanıyor. Ama gerek onun davalarının Tate’e verilmesi gerek onun sadece “erkek” olduğu için daha başarılı kabul edilmesi Emma’nın ondan çok daha fazla nefret etmesine sebep oluyor.
Tate ise başından beri Emma’dan hoşlanıyor ama o ona çok ön yargılı olduğu için yaklaşamıyor ve aralarında bir çekişme başlıyor.
Emma’da çok ciddi bir güven problemi vardı. Ama öyle böyle değil. Hani işten erken çıktın, kesin beni aldatıyorsun. Tate’in yaptığı her şeyi aldatma olarak algıladı ve bunu hani çok uzun bir süre yaptı. Tamam babandan dolayı erkeklere bir güven problemin var, bizden senin gözünden okuyoruz içinden geçirebilirsin sıkıntı yok. Ama Emma ne yaptı birinde başkasıyla buluştu, diğerinde saçma sapan bir partiye gitti. Yani aldığı kararlar kendi anlattığı kişiliği ile çok çelişkiliydi. Ayrıca geçmiş ilişkisinde başına gelen çok kötüydü evet ama kızım sen zaten bu konularda daha gözü açık olması gereken kişisin. Adamın boşanıcam sözüne inanmaman lazım. Boşasın öyle gelsin sana. Ayrıca kim karısının sosyal medyasına bakmaz. O da ayrı bi acemilik. Kadın
Çıtır çerezlik hemen okunup bitirilecek bir kitap. Zaten önceki 2 kitabı da aynı şekilde hemen okumuştum. Çok waov bir şey beklemeyin ama kötü de değil
ÇOK SEVDIM, ÇOK SEVDIM! Kitap direkt bu yılki favorilerim arasına girdi. Büyük beklentilerle başlamıştım ve evet, hepsini karşıladı. Bu bir okur olarak en sevdiğim şey. Gemma'yı okurken onu çok içselleştirdim, yaşadığı her duyguya ortak oldum ve mücadelesini çok sevdim. Ama Ben... İşte o benim favorimdi. Gemma'ya olan aşkı ve duyguları o kadar sahici ve güzeldi ki ona hayran kaldım. Ve son bölümlerde ona yaptığı jest... Bu adam kitabın başından beri beni kalbimden yakaladı. Onu okurken eriyip bittim diyebilirim. Geçmiş yüzünden aralarındaki ilişki ne kadar zedelenirse zedelensin onarmayı başarıp yollarına devam etmelerine bayıldım. Hikaye toksik bir yere gidiyor diye bir an endişelenmiştim zira öyle olsaydı beni hayal kırıklığına uğratırdı. Birbirleri için güvensizliklerini kırmaları ve büyük kavgalardan sonra bile sakinleşip birbirlerini anlamaya çalışmaları, vazgeçmemeleri beni çok tatmin etti. Her ne kadar bunu yapan taraf genellikle Ben olsa da bu klişeden nadiren de olsa uzaklaşılmış olmasına sevindim. Kitapla ilgili iki eksim var. İlki kafamda iki konuda soru işareti kalmış olması. Ben bir kitap bittiğinde kafamda tek bir soru işareti bile kalmamış olmasını isterim. Ve detaylara çok önem veririm. Bu yüzden açıklığa kavuşturulmayan o iki detaydan hoşlanmadım. Diğer eksi verdiğim şey ise kitabın editörlüğünden hiç memnun kalmamış olmam. Noktalama işaretlerine dair bir şey yoktu kitapta. Neredeyse hiç kullanılmamış. Cümleleri okurken eksikliği o kadar hissediliyordu ki okurken bu çok rahatsız edici oldu. Hatta bir noktada kitaba karşı bir heves bile kırıyor çünkü çok anlamlı, duygu yüklü bir sahnede bile cümleleri hiç noktalama işareti kullanmadan düzenledikleri için hiçbir duygu size geçmiyor resmen. O sahnedeki hissiyatı alamıyorsunuz. Bu kadar sevdiğim bir
Sevdim. Çok çok sevdim. Yazarın yazımı ve çevirisi çok başarılıydı, kendimi gerçekten karakterin şüphelerini yaşarken buldum. Hikayeyi de çok beğendim. Umarım yazarın diğer kitapları da çevirilir.
Ben ve Gemma:'nin hikayesini okuyoruz.İlk başta karakterlerimiz birbiriden nefret eden iki arkadaş.Fakat bir dava için beraber çalışmaları gerekiyor ve olaylar burda başlıyor.Geçirilen vakit paylaşılan anlar kaçınılmaz sonu getiriyor ve birlikte oluyorlar.Asil olaylar bundan sonra başlıyor tabiki.Kizimizin geçmiş ilişkisi ve aile olaylarından dolayı bir takım hem güven hemde özgüven problemleri var.Ve bunları aşamiyor.Erkek karakterimiz burada devreye giriyor.İkisi arasındaki herşey tam düzeldi derken o malum son geliyor.Aslinda hikayenin başından beri erkek karakterimizin bir yerde hata yaptığını zannediyoruz.Birseyler var altını dolduramiyoruz.Ta ki Ben Tate herşeyi aciklayana kadar.Güzel bir kitaptı severek okudum.