Bu ay okuduğum tüm kitaplar güzel, yaşasın demek gibi bir hata yapıp kendime nazar değdirdiğimin bir kanıtıdır Sessiz Kalma. Gerçek bir hayal kırıklığı içinde birkaç gün bekledim bu yorum için.
Ne söylemem gerektiğini gerçekten ama gerçekten kestiremiyorum.
Öncelikle şu konuda anlaşalım: Ben küfürden nefret ederim, tiksinirim, huylanırım, küfür karşımdaki insandan soğumama sebep olur. Ciddi anlamda. Eğer siz bundan rahatsız olmuyorsanız ve diğer şeyleri de görmezden gelebilecekseniz, belki de kitabı seversiniz. Ama ben görmezden gelemiyorum, gelmeyeceğim. İnsanlar kendini küfürle ifade etmek zorunda değil. Argoyu ve hakareti bir nebze anlamaya çalışıyorum, hadi öfkeliyken kendini kontrol edemeyen karakterler olsun diyorum vs. Ama bir kitapta küfretmeyen hiç kimse yoksa? Yemezler yazar hanım derim ben. Buna inanmıyorum ne yazık ki. Çevrenizin tamamı küfürbaz bile olsa küfretmeyen birileri olduğundan eminim. Ah, mesela kitap okuyan insanlar falan? Anlayacağınız bu konu beni aşırı rahatsız etti ve hala sinirliyim kitaptaki küfürlere. Her küfrü yok saymaya çalıştım, ürperdim vs. Ne korkunç kelimeler!
Buna kızmamın bir sebebi de karakterin yaşıydı. 16 yaşındaki karakterimiz, bu hali ve çevresiyle nasıl bir örnek teşkil ediyor? Ben bunu anlayamıyorum, kültürel fark olarak da saymıyorum. Kitapta zaten bir küfür kumbarası vardı, küfreden içine para koyup buna maruz bırakılan en küçük aile üyesine para kazandırıyordu. Madem küfrün yanlış ve zararlı olduğunu biliyordun ey yazar, neden karakterin 16 yaşında? Yahut madem önemsizdi o zaman neden sadece 16 yaşından küçükler için zararlı görüyorsun? Ehliyet mi sandın bu işi anlamadım ki, kelimelerin gücünü ne hakla küçümsersin?
Bu konuyu affedemiyorum, evet. Bunun yanında çocuk eğitimine komple aykırı gördüğüm bir kitap zaten bu.