Tutsak

5,9/10  (9 Oy) · 
28 okunma  · 
4 beğeni  · 
542 gösterim
2004 Bram Stoker Ödülü

Eğer ruhunu şeytana sattıysan ölüm bir kurtuluş değil, tutsaklığın ta kendisidir.

Uçurum!
Uçurumdaki ses seni çağırıyor.
Şşhh! Ses çıkarma!
Kaçmak mı istiyorsun? İşte o iş biraz cesaret ister. O'nunla sözleşme yapmışsın bir kere! Nereye kaçıyorsun?
Bu mücadelede sahip olduğun zekân seni yarı yolda bırakabilir; çünkü bedenen ve ruhen O'na aitsin.
Eşlerini seçemeyeceksin; ama fantezilerin ve onlardan yaşayacağın haz doruğa ulaşacak.
Eline ve koluna hükmedemeyeceksin. Belki hayatında asla birlikte olmak istemeyeceğin bir kadından çocuğun olacak, belki de yerde kokuşmuş bir leşin!
Ve daha da kötüsü bunların hepsi tutsaklığının sadece bir başlangıcı olacak!

Temelinde korku ve gerilim barındıran lanet olası güzel bir kitap!
-Horror World-

Tutsak, John Everson'a 2004 yılında Bram Stoker ödülünü kazandıran bir kitap. Bu sürükleyici kurguyu okuduktan sonra farkını görecek ve neden ödüle hak kazandığını daha iyi anlayacaksınız.
-Rue Morgue Magazine-

Eşit derecede gizem ve gerilim dolu kitap. Sonuna kadar sizi nefes nefese bırakacak, sürükleyici bir okuma tecrübesi.
-Creature Feature-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2011
  • Sayfa Sayısı:
    432
  • ISBN:
    9786054537044
  • Orijinal Adı:
    Covenant
  • Çeviri:
    Merve Yaldır
  • Yayınevi:
    İnciraltı
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
 02 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Yazar John Everson 2004 yılı Bram Stoker Ödülü'nü kesinlikle hak etmiş. Yazarın dili akıcı ve sade. Eserinde okuyucunun bir sonraki sayfayı nasıl merak ile çevireceğini bilerek yazmış...

Joe, çalıştığı Chicago Tribune'de ki işinden ayrılıp okyanus kıyısında bulunan Terrel'de haber yazmaya başlamıştı. Bu güzel kasabayı araştırması için hiç beklemediği bir intihar vakasının gazeteci ruhunu ortaya çıkaracağını henüz bilmese de, intihar olayının ilk olmadığını Terrel'in en tepe noktası olan uçurumun lanetli olduğunu, insanların bu olay karşısında konuşmamaları onun araştırmasını daha da derinleştirmekten başka bir şey yapmayacağını anlamasından başka bir işe yaramamıştı...

Joe, insanların cinlerden, lanetli ruhlardan bahsetmesine gülmekte erken mi davranmıştı? O bu tür şeylere inanmazdı. Falcı Angelica ile görüştükten sonra aldığı bir not, kendisinin birilerini rahatsız ettiğini anlamasını sağlamış ve kimden yardım istemesi gerektiğine bir türlü karar verememişti...

Joe, Terrel kasabasının sırrını araştırmaya kütüphaneden başlamış ve elde ettiği sonuçlar onu daha da mereaklandırmaktan öteye götürmemişti. İntihar eden çocukların anneleri ile her görüştüğünde kendi korkuları ile yüzleşmesi gerektiğini de fark etmişti. Altı kadının gençlik yıllarında bu uçurumun altında okyanus kıyılarının keyfini çıkarırken başlarına gelen bir olay, onlara gizli bir akit yaptırmış ve olaylar bu dönemden sonra daha da sık görülmeye başlamıştı. Artık zihinlerinden geçirdikleri her düşünce korkmalarına sebep olup, bu lanetten kurtulmak istiyorlardı. Fakat yapmaları gereken bir eylem kalmıştı ve zihinleri, düşünceleri bu laneti kaldırmak için başka hiç bir şey düşünemez olmuştu....

Kitabı okuduktan sonra, ruhlar ve metafizik varlıklarla ilgili düşüncelerinizi tekrar gözden geçirip, zihninizden geçen düşüncenin size ait olup olmadığını tekrar sorgulayacaksınız...

İbrahim Koç 
 01 Haz 04:18 · Kitabı okudu · 6 günde · 7/10 puan

Her insan kendinde tutsaktır ama kurtuluşuda yine kendindedir.

Bir tohum eker, onu büyütmek için nice çabalar sarfeder insan, besler, hatta onun için toprağa ne eziyetler çektirir. Filizlenip çiçek olduğunda ise mutlu olur hatta kendi eserine hayran bile kalır tohumundan ve görünüşünden faydalanır hakimiyetin onda olduğunu düşünür , ama kokusu işte ona hiçbir zaman zincir vuramaz. Şeytanda bir çiftçidir, tohumu ise insandır, insanı fısıltılarıyla besler,diliyle sular filizlendikten sonrada eseriyle övünür, bahçesi ve diğer tohumlar için o tohumdan faydalanır çiçeğinin sahibi olduğunu düşünür ama hiç bir zaman akıla işte ona sahip olamaz. Yani şeytanını nasıl beslersen, sende ona göre şekillenirsin, unutma İnsan, insanı eker.

Kitaba gelirsek eğer türündende anlaşıldığı üzere Paranormal varlıklar ve insanlar arasındaki savaş ve anlaşma üzerine kurulu. Genelde bu türden kitapların konusuda bu tarz olaylar üzerinedir, incelenecek özellikli bir yanı yoktur ama ödüllü ve akıcı bir kitap diyebilirim hakkında. Ve kitaba bir yaş sınırlamasıda getirilmeliydi kesinlikle, her yaşa uygun olmayan bir kitap çünkü türünün yanında cinselliğinde bir çok bölümde ağır bastığı bir kitap.
Biliniz ki;
Dünya herkesin göremediği ve duyamadığı şeylerle doludur.

Hikaye basit bir kalip uzerine oturtturularak degisik tasvirlerle ilginc kalinmaya calisilmis...Bazi kisimlar merak uyandirsada atladiginiz paragraflar cok olacaktir...İçinde sadece bir tek şeye şaşıracaksınız....kendine özgün bir dili yok.. Bazı yerlerde kontrolü kaybetmiş yazar..Ama kütüphanenize ekleyebilirsiniz yinede.

Burak POLAT 
15 Mar 21:25 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Evet, bu kitap sayesinde korku romanlarına ilgi duymaya başladım. John kardeşimiz gerçekten güzel bir iş ortaya koymuş bu eseri ilede en kıymetli okuyucusundan 8 puan almaya hak kazanmıştır. Okumanızı tavsiye ederim.

Kitaptan 20 Alıntı

İbrahim Koç 
 28 May 02:17 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Her insan besler elbet içindeki, şeytanını...
İçinde yaşayan bir şeytan var Joe. Eğer ona çok dikkatli bakarsan onun ilgisini çekersin. Ancak bakışlarını sana çevirmesini asla istemezsin.

Tutsak, John Everson (Sayfa 90 - İnciraltı yayınları 1. Baskı 2001)Tutsak, John Everson (Sayfa 90 - İnciraltı yayınları 1. Baskı 2001)
Nurhan Işkın 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Acı! Yürek parçalayıcı! Hatta çıldırtıcı! Fakat tuhaf değil. Hepimiz kendimize özgü bir şekilde acımızla yaşamaya çalışıyoruz ve çocukların hepsi yakın arkadaşlardır.

Tutsak, John Everson (Sayfa 97)Tutsak, John Everson (Sayfa 97)
Nurhan Işkın 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Çağrılacak cin çeşidi kadar düzenlenecek ayin üzerine de çeşitli düşünce tarzları vardır.

Tutsak, John Everson (Sayfa 295)Tutsak, John Everson (Sayfa 295)
Nurhan Işkın 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Yıllardan sonra onu buraya tekrar getirmişlerdi.
Sığınağa.
"Sözleşmelerini" yaptıkları yere.

Tutsak, John Everson (Sayfa 272)Tutsak, John Everson (Sayfa 272)
Nurhan Işkın 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Karanlığın içinden bir sesin çıkıp, kendi ruhunun içinde konuşmasını beklerken oldukça gergin hissediyordu.

Tutsak, John Everson (Sayfa 245)Tutsak, John Everson (Sayfa 245)
Nurhan Işkın 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Bu uçurumun içinde ne tür bir ruhun yaşadığını hiç kimse bilmiyor.

Tutsak, John Everson (Sayfa 86)Tutsak, John Everson (Sayfa 86)
Nurhan Işkın 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Fakat şimdi tehlike, mahkeme veya hapishane değildi.
Yaşam ve ölümdü.

Tutsak, John Everson (Sayfa 318)Tutsak, John Everson (Sayfa 318)
Nurhan Işkın 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Kendileri neyi seçerlerse insanlar gerçekten ona inanacaklarını düşünüyordu. Olay sadece hangi kaynaktan yudumlamayı seçtikleri ile ilgiliydi.

Tutsak, John Everson (Sayfa 303)Tutsak, John Everson (Sayfa 303)
Nurhan Işkın 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Anlaşmanın maddeleri kanla yazılmıştı ve kendi ruhlarından daha fazlası tehlikedeydi.

Tutsak, John Everson (Sayfa 25)Tutsak, John Everson (Sayfa 25)
Nurhan Işkın 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Ama eğer okudukları doğruysa olayın, seri cinayetlerle hiçbir alakası yoktu.
Tabi tüm kasaba işin içinde değilse!

Tutsak, John Everson (Sayfa 68)Tutsak, John Everson (Sayfa 68)
2 /