; 9/10
yani diyorum ki tamam ben bu seri içerisindeki favori karakterlerimi, çiftimi, olayımı, romantik anımı, konuşmamı falan seçtim her şey tamam ama sonra bir bakıyorum diğer kitaplarda yan karakter olarak okuduğum o karakterlere kendi kitapları içerisinde aşık olmuşum! şaka mı? şimdi daha son kitabı okumadım ama listem artık şöyle, favorim alex kesinlikle, favori çiftim bridget ve rhys ikilisi ama favori kitabım da çarpık nefret oldu.
kitaptan bir kişiyi seçemem, bir olayı seçemem, bir konuşmayı seçemem çünkü hepsi o kadar kusursuzca işlenmişti ki her şeyiyle bu kitaba bittim.
jules'ı gördüğüm diğer iki kitaptan sonra seveceğimi biliyordum, biraz kendime benzettiğim için onu çok ısınmıştım zaten ama onu kendi kitabında detaylıca okumak bambaşka bir şeydi. bu seri için, okuduğum diğer kitaplar için falan çok başka bir kadın oldu gözümde ya. güçlü, istekleri peşinde koşarken korkusuz, ağzı iyi laf yapan ve böyle kendi aurası, rengi olan bir kadın ve rengi de kesinlikle kırmızı. çocukluğundan bu yana sefil bir hayat yaşamış, hep istenmeyen, elle ama kötü amaçla gösterilen bir kişi olmuş. üzüldüm yani onun için herkes çekici Jules'u yatağında istiyor ama kimsenin onu tanımaya cesareti yok çünkü o her zaman bir şeylere hep cevap veren o asi kız ve kimse bununla uğraşmak istemiyor.
josh'a kadar. aslında josh'ın da yakın gelecek planında jules yoktu ama işte hayatın bize neler getireceğini bilemeyiz. josh demişken... arkadaşlar biri bana josh'ın böyle bir şey olduğunu neden söylemedi? yani josh benim gözümde ava'nın sevimli, korumacı abisiydi. eğlence masalarının aranan yüzüydü kim bilebilirdi ki konu flört etmeye ve yatağa gelince serinin en iyi adamı olacağını? ben bilemedim ve şokum şaştı. ama iyi de oldu, şöyle bana soğuk bir su gibi geldi bu josh, ölsem unutmam