“Onun idealindeki erkeğin, eşsiz bir aşkla kalbini onun önüne serecek olan kimsenin öyle masal prensleri gibi yakışıklı ve zengin olması gerekmezdi, düşlerinin kadınını bulamamış güçlü sakin yüzlü mert, belki de saçları yer yer kırlaşmış, anlayışlı, onu kollarıyla sarıp koruyacak, derin, ateşli mizacının olanca gücüyle onu kendisine çekecek, uzun upuzun bir buseyle onu teskin edecek bir erkek olsun ona yeterdi. Yuvası cennet olurdu o zaman. Bu asude yaz akşamında onun hasretini çektiği böyle bir kimseydi işte.”