Yaşlı hemşireler bizi hayata doğru çekerler: Feryat ederiz, besleniriz, oynarız, kucaklaşırız, öpüşürüz, ayrılırız, zeval buluruz ve sonunda ölürüz: Naaşımızın önünde eğilirler...Hiçbir kimse höyüğünün mevkiini ve hangi muamelelere tabi tutulacağını ve hatta Tophett’e mi Edenville’e mi havale edileceğini dahi bilmediğinden dolayı geriye dönüp baktığımızda hangi uzak diyarlarda kim olduğumuzu ne olduğumuzu nereden gelip ne zaman nereye gittiğimizi de hakeza bilemeyiz.
Sayfa 442 - Tophett’e mi Edenville’e mi: Cehenneme mi yoksa cennete mi?; Yapı Kredi Yayınları, 25.Baskı, Ocak 2022
Narin elli, gözler uzun kirpikli, bana güvenen kadın. Ben şimdi onu tülün ötesinde ne cehenneme götüreyim? Kaçınılmaz görselliğin kaçınılmaz kipliğine: O, o, o kadın. Hangi kadın?
Her saniye bir yerlerde birisi doğmakta. Bir başkası da ölmekte saniyede bir. Kuşları besleyeli beş dakka oldu, üç yüz kişi eşşek cennetini boyladı. Bir üç yüz kişi daha doğup kanları yıkandı, zaten hepsi İsa'nın kanıyla yıkanır ya, meeeeee diye haykırarak.