Karakterler dışarıdan bakıldığında hareketsizdir-lakin iç dünyaları bir savaş alanıdır
Geçmiş sadece bir hatıra deyil bir yaşam şeklidir- gerçekden geçmişin dışına çıka bilirmisin yoksa onu taşımayı mı öyrenirsen?
Kitabda diqqet çeken yer -insanlar birbirlerini anlamaqdan ziyade yarğılamayı seçer- kimse saf kötü deyl
Lakin kimse tam iyi de deyil
Karakterler çoğunluqla ruhsal kaosun içinde yönünü bulmaya çalışan insanlar- bu yönüyle kitab exlaqi nitelikden çox duyğusal bulanıqlıq sunur
Kitab boyunca - bir şey yapma- meselesi sürekli öne çıxır-bezen heçbir şey yapmamaqda bir seçimin - direnişin işareti
Konuşmamak bazen teslim olmaq deyil bir duruşdur eslinde- yani en büyük kırılma bir kavğa deyil bir susma da ola bilir
Kelimelerle deyil baxışlarla qopan bağ
Kitabda karakterler uyanıkdır eslinde lakin iç huzurdan uzaqdır
Gözlerini kapatsalar bile iç sesleri susmaz- geçmişin sesleri geceye sabahın sessizliyine karışır- uykusuzluq burada bir şikayet deyil alışılmış haldır- ruhsal yorğunluq , bitmek bilmeyen iç konuşma
Bu kitab görürsek bir aynadır kendini gerçekden görmek isteyenlere hitab eder
- uyanmaq bazen gözünü açmaqla deyil, geçmişin sesini susdurmaqla olar..
-- uykusuzluq kayıpdan deyil anlamı halâ bulamamak olmakdan doğar- belki de insan soramadığı sorularda halâ uykusuzdur
Roman bu farkın romanı- kalbi olub hissetmeyenleri- zehni olub yüzleşmeyenleri-
Aslında içinde uyuyakalmışları anlatır
Lakin bir başka insanlar da var:az sayda ama derin-sadece hatırlamayan - taşıyan insanlar..
Kalbiyle yaşayanlar -içi ile düşünenler arasında;
Bu kitabı okurken fark ettim ki bazı uykusuzluklar kalpde başlayır- bazı kitablar yaşadıklarımızla deyil yaşasaydık susacağımız şeylerle konuşur
Ya fazla kırılğan ya fazla derin ya fazla gerçek olurlardı
Gerçeklerin ve rüyaların iç içe geçtiği romantik ve fantastik unsurlar da barındıran bir kitaptı. Hem hayaldi hem gerçekti. Okuması keyifli birazda felsefi. Bazı cümleleri o kadar doğru ve gerçekliği insanın yüzüne bir tokat gibi çarpıyor.
UykusuzlarGülşah Elikbank · Kara Karga Yayınları · 201961 okunma
Her yerden ve herkesten rüyaların bilinçaltı olduğunu ve önemli bilgiler içerebileceğini hepimiz duyduk . Bir yerden sonra somut bilgi yerine geçti diyebilirim hatta. Ancak bu kitapta yazar rüyalara farklı bakış açısından bakmış . Herkes farklı şeyler anlayacaktır . Hatta mümkün ki hiçbir şey anlaşılmamış da olabilir .
Biraz felsefik biraz fantastik. Hatta yer yer ne oluyor diye sorguladım ben.
Rüyalara ilgin varsa okuman gerek diyebilirim. Ne kadarı gerçektir ne kadarı yalandır bilemem .
Hatta öyleki ana karakter bile rüya aleminde mi yoksa bu alemde mi olduğunu algılamıyor . Bir yerden sonra o kadar birbirlerine giriyor evrenler .
Gerçeklerle rüyalar birbirine karışıyor .
Nilüfer çiçeği bu kitap için bir sembol . Hatta bir hayata karşı duruş . Bataklıkta olsa bile yaprakları parlaktır . Çok güzel görünüyor.
Hayat bizi zorlar ve bazen de hırpalar . Ama gene de sağlam kalmasını biliriz ( çoğunlukla )
İyi okumalar dilerim.
Ne kadar fantastik bir hikaye olduğunu bilsem de seçilen cümleler ve uykusuzlar, enerji kalkanları, kehanet avcıları vb tabirler o kadar gerçekçi bir dille kaleme alınmış ki, aklımın bir ucunda acaba okuduklarım gerçek miydi sorusu canlanıyor. Güzel bir his bıraktı ama aynı zamanda eksik his.. Keşke sonunda cici anne cezalandırılsaydı. Baş karakterlerin arasında mutlu olmak için hiçbir engel olmasaydı.. Daha güzel olurdu gibi. Yine de sürükleyici bir akışa sahip olduğu için tavsiye edilebilir bir kitap. Okurken sıkmıyor.
Elikbank Batı fantastik edebiyatından yararlanmakla birlikte özellikle Günebakan Üçlemesi'nde yeni bazı fantastik kavramları da kullanabilmişti. Bu yeni romanında fantastik edebiyatta (ve tabii ki sinemada) her zaman ilgi kaynağı olmuş bir kavramı, yani rüyaları ve rüyalar aracılığıyla insanlara hükmetme kavramını ele alıyor. Tabii ki bu çok popüler bir konu ve hem edebiyatta hem de sinemada çok ilginç örnekleri var.
Benim sinemada en ilginç bulduğum örneklerden biri olan Nightmare on Elm Street (Elm Sokağı Kabusu) filminde insanlara rüyaları aracılığıyla ulaşan ve onları çeşitli şekillerde öldüren Freddy Kruger rüyaların hakimiydi. (Birinci filmden sonra benzeri her seri film gibi biraz zıvanadan çıkmıştı ama özgün kavram son derece ilginçti) Tabii ki düş görme üzerine çevrilmiş belki de en müthiş film Christopher Nolan yönetiminde Leonardo DiCaprio'lu Inception (Başlangıç) olmalı. Bir kaç katmanlı bir düş içinde bir sanayicinin aklına belirli bir fikrin yerleştirilmesi olarak özetlenebilecek bu harika fantastik filmde özellikle rüyada olduğunu farkedebilme önemli bir yetenek olarak konuyu belirliyordu.
Kitabın adını aldığı Uykusuzlar, insanların düşlerine sızarak onları kontrol altına alan ve böylece insan ırkının kötülüklerinden kendilerini ve dünyayı koruyan bir ırkın adı. Tabii kitaptaki tek fantastik ırk bu değil, erkekleri cinsel güçleriyle kontrolleri altına alan succubus'lar (bu ırk Eski Ahit'ten bu yana efsanelerde ve kutsal kitaplarda yer alan aynı adlı şeytanlardan türetilmiş), enerji kalkanları, telepatlar ve Kehanet Avcıları kitabı hareketlendiriyorlar.
Kitabın kahramanı Nina annesinin ölümünden sonra babası ve üvey annesinin kendisiyle fazla ilgilenmemelerine rağmen büyüyüp başarılı bir iş sahibi olmuş, nişanlanmış ama hep bir şeylerin eksikliğini
Uykusuzlar, farklı bir ırk. Ares'de onlardan biri.
Nina ise; sadece insan. Ares yıllardır Nina'nın rüyalarında.
İlk defa bir Türk yazardan fantastik bir kitap okudum. Yazarın da okuduğum ilk kitabı.
Herkesin ilgisini çeken bir konu üzerinde durmuş yazar. Rüyalar.
Fantastik; felsefe ve aşk ile harmanlanmış. Sırlar, gizem ve aksiyonda mevcut.
İlk 50 sayfada okumakta zorlandım. Ama daha sonra daha seri ve keyifli ilerledi. Bazı bölümlerde rüya mı gerçek mi diye karıştırdım. Genel olarak beğendim. Sadece Nina karakterinin yaşına göre çocuksu buldum. Birazcık rahatsız etti beni. Bir de bu kitabın devamı mı var acaba? Sanki devamı olmalı gibi.
Gölgeler ve rüyalar ütüyoprartik fantastik kitap severlerin hoşuna gideceği bir kitap okumanızı tavsiye ederim. İçinde Mina nın rüzgarın ve gölge Uykusuzlar tarikatinin fantastik hikayesini bulacaksınız.
1980 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. 1999'da Nazilli Süper Lisesi'ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde lisans eğitimini tamamladı. Ardından yüksek lisans eğitimini Marmara Üniversitesi'nde Yönetim ve Çalışma Psikolojisi üzerine yaptı. 7 yıl İstanbul'da bir inşaat ve turizm firmasında yönetici olarak çalıştı. Kızı Rüya dünyaya geldikten sonra daha mutlu ve huzurlu olacağıma inandığı Bodrum'a yerleşti. Ardından İzmir'e Türkiye'nin ilk edebiyat konseptli otelini ( minifuarhotel.com ) açmak için geldi. Yazar bu otelle Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2013’te “yılın turizm işletmecisi” seçildi. İstanbul ve İzmir’de üniversitelerde yazarlık eğitimi veren Elikbank, çeşitli kurumlara edebiyat etkinlikleri, paneller ve uluslararası festivaller konusunda danışmanlık yapıyor ve 2013’ten bu yana Ege Telgraf gazetesi kültür-sanat sayfasını hazırlıyor.
Şu ana kadar yayınlanan romanları: Günebakan Üçlemesi (Siyah Nefes, Mavi Dağ, Kızıl Ölüm), Aşkın Gölgesi, Rüya Takımı: Medusa’nın Pusulası, Uykusuzlar, Yalancılar ve Sevgililer, İhtimal. Aşkın Gölgesi adlı romanı Arapça olarak 8 Ortadoğu ülkesinde okurlarla buluştu ve İtalyanca hakları satıldı. Rüya Takımı: Medusa’nın Pusulası adlı çocuk romanı ise Makedonca olarak Makedonya’da yayınlandı.
Ayrıca Yitik Ülke Yayınlarının 90'lar Kitabında Megastar Tarkan ile ilgili bir yazıyla yer aldı.
Kırmızı Kedi Yayınevinin yılbaşı seçkisi olan Kar İzleri Örttü kitabına, Hesaplaşma adlı bir öyküyle katıldı.
FABİAD (Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği) üyesidir.