Adı:
Vathek
Baskı tarihi:
Eylül 2020
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257163019
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınevi
William Beckford (1760 – 1844), Vathek’i henüz 21 yaşındayken yazmaya başlamıştı. Metin kitap olarak 1786’da basıldı. Beckford kitabın dehşetli havasından çekinmiş, metnin Arapçadan çevrildiğini ima eden bir notla basılmasını istemişti. Vathek, Cehennem betimlemeleri ve Doğu kültürüne has masal havasının mükemmel bir bileşimidir. 250 yıldır sürekli atıf yapılan bir Gotik klasiği olarak okunmaya devam edecektir.
152 syf.
·4 günde·Puan vermedi
William Beckford ana dili İngilizce olmasına rağmen 9. Abbasi halifesi El-Vâsık Billah ‘ın (Vathek) hikâyesini 1782 yılında, üç gün üç gecede Fransızca yazmış.Vathek, Binbir Gece Masalları’nda yer alan uzunca bir masal gibi geldi bana.
Borges, Lovecraft, Mallerme, Edgar Allan Poe gibi yazarları etkileyen Vathek, oryantalist bakış açısıyla yazılmış yer yer gotik de denilebilecek bir anlatı.Özellikle Vathek’in annesi Karathis kötülüklerin anasıydı kanımca.
Binbir Gece Masalları’nın gölgesinde kaldı benim için Vathek.
128 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
William Beckford bir İngilizdir ...Lakin İngiliz olmasına rağmen kitabı Fransızca yazdı sonra kendi tuttuğu bir çevirmenle kendi denetiminde kitabı İngilizceye çevirtti... Gotik roman Vathek türünün başarılı örneklerinden... Saraylar , büyücüler,cinler,periler gibi fantastik öğeler de içerir...1001 gece masallarıyla benzerlik gösteriyor...Arap kültürünün tüm özelliklerini yansıtan bir kitap olmuş zira yazar bir batılı ... Süs, şaşaalı bir yaşam şekli,her konuda abartı ve doyumsuzluk ... İnsanın açgözlülüğü , bilinmeyene duyulan ve özellikle kutsal sayılanlara merakının nelere sebebiyet verebilir olduğunu okuyoruz ...Ve bu kitaptaki bence en önemli nokta şuydu ,kibir .. Şeytanın en sevdiği...Kibri yüzünden iblisle anlaşma yapan sonrasında cehennemin dibini boylayan Vathek'in hikayesi tam bir ders niteliğinde...Ve insanlara verilen verilmiş olan en büyük hediyenin umut olduğudur ..."Tanrının insanın bilgisine koyduğu sınırların ötesine geçmek isteyen kör merakın cezası bu olacaktır..."hükmü özetliyor aslında kitabı...sağ eli alev alev yanan yüreğinin üzerinde sonsuza kadar sürecek karanlıkta küçücük bir umut ışığı aramak değil midir en büyük ceza ... Keyifle okudum ...Umudun bittiği yerde inadımız başlar der sevgilerimi sunarım... Hoşça kalın ...
152 syf.
·9 günde·Beğendi·Puan vermedi·
Babil Kitaplığının kıymetlilerinden biri daha. William Beckford başından da sonunda da bir masal okuduğunuz hissini veriyor size.
Karanlık, ürkütücü, gizemli, pus dolu bir ortamda geçen kanlı, şeytani, büyülü olayları konu alan gotik edebiyatın örneklerinden biri Vathek. Hatta Borges “yazın sanatının gerçekten ilk korkunç cehennemi” olarak tanımlıyor Vathek’i.

Halife Vathek, dünyanın tüm zenginliğine sahip olmak ve tüm sırlara vakıf olmak ve bir de ölümsüzlüğe kavuşmak için şeytanın aracıları ile anlaşır ve Yeraltı Ateşi Sarayı’na gidip tüm isteklerine kavuşabilmek için yapmadığı kötülük kalmaz. Tuzak kurar, can alır, zalimlik yapar ve kendisini mutlak sonun beklediği Yeraltı Ateşi Sarayı’nda nelerin beklediğini görmek için uzun bir yola çıkar. İşte kitap bu yola çıkma hazırlığı, yolculuğu ve sonrasını konu alıyor.

Bir Arap masalı okuduğumuz ve bu masalda da her masalda olduğu gibi çıkarılacak ders çok. İslami motiflerin çokça kullanıldığı, okura verilmesi gereken mesajları İslamiyet ve temsilcileri üzerinden ele alındığı ve bence kesinlikle ama kesinlikle yorumlanması gereken bir masal. Kitabı okurken verilen tüm motiflerin, alegorik nesnelerin herbirinin bana göre sanki bir anlamı varmış da dipçe kısmında okumamız gerekiyormuş hissiyatı vardı kitap boyunca.

Bildiğimiz üzere gotik roman, fantastik ve bilimkurgunun temeli olarak görülüyor ve bu fantastik öğelerin herbiri aslında birşeyi ifade ediyor. Bunu da tıpkı A’mâk-ı Hâyâl’ de olduğu gibi bir mutasavvıf yorumu ancak aydınlatabilir. Elbette biz masalda verilen mesajın ve sonunda anlatılmak istenenin ne olduğunu okur olarak anladık, fakat herbir dilsiz zencinin, cüce cinlerin, kör kölelerin, binlerce basamaklı kulelerin... bir anlamı vardır mutlaka.

Bu tür kitapların ortak noktalarından biri nefs. İnsan nefsinin ne kadar kabarık ve dindirilmesinin ne kadar elzem olduğu vurgulanıyor.

Kitapla ilgili araştırma yaparken yine sepete farklı kitaplar attımkitapların kitap doğurduğuna sık sık şahit olmak da ayrıca çok güzel

Bence mutlaka okuyun
112 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
"Vathek! Parşömenimde yazdığım şartlara uymadığın için, geri gönderilmen müstahaktır. Yine de yoldaşının hatırı için, bir de ona sahip olmak için işlediğin günahların ödülü niyetine, İblis Sarayı'nın kapılarını sana açma iznini verdi. Yeraltı ateşi sayesinde, o ateşe tapanların arasına kabul edileceksin. "
.
#gotikkorku maceram Dokuzuncu Abbasi Halifesi Vathek ile devam ediyor arkadaşlar şu ana kadar okuduğum yedi kitap içinden en çok sevdiğim #vathek oldu diyebilirim... Vathek, Süleyman'ın altınlarını, sarayını ve tahtını hayal ediyor. Hırsı içinde büyürken zalimliği ile çevresine hayatı zindan ediyor... Ama farkında olmadığı bir şey var ki.... Sonunu kendi elleriyle satır satır yazıyor... Hedefine adım adım ilerlerken üstüne bastığı her can, yakıp yıktığı, öldürdüğü her can feryadını sona saklıyor...
.
Fathek, dağlar aşarken karşılaştığı güzel Nurinihar ile gününü gün etmeye başladığında yaklaştığı son iki aşık için alevler mi olacak.... Hep arayıp, yollara düşen nice açgözlü zalimler gibi Yeraltı Sarayı'nda nihayete erecek hayatları nasıl bir son bekliyor. Aradığımız soruların cevapları ve fazlası eserimizde der ilgililerine şimdiden keyifli okumalar dilerim
152 syf.
·Beğendi·9/10
ünlü arjantin kütüphanecesi jorge luis borges'nin babil kitaplığına aldığı ingiliz yazar william beckford'un eşsiz bir novellası. gerçekliğin ve olağanüstülüğün, halifelik ve aşağılığın, kör inançla tehlikeli inancın harmanlandığı harikulade bir gotik eserdir vathek. abbasi soyunun dokuzuncu halifesi olan vathek atalarının peşinden gitmeyip, bu dünyada sıkıntı çekmeyi istemez ve kendini zevk-i sefaya bırakır.
beckford'un islamın tüm teferruatını nasıl ince ince işlediğini okumak şaşkınlık verir. peygamberleri, tanrıyı, şeytanı ve cehennemi, günahı, zevki ve şehveti, ruhu ve ölümsüzlüğü, halifelerin tebaasını ve saraylarındaki soyluları, murşitleri ve muritlerini, haremi ve hizmetkarları ve bir sürü durumu çok isabetli betimler ve yorumlarla aktarması kendisine duyulacak saygıyı bir kat daha artırır.

vathek'te beckford, borges'nin de belirttiği gibi, dr. faustus, ilahi komedya ve moby dick eserlerinin bir karışımı gibidir. kendisine has üslubu bu sayılan tüm eserlerden sıyrılır. zaten işlediği konu diğerleriyle doğrudan ayrışır. yalnızca dante'nin ilahi komedya'sıyla bağdaşır. borges de zaten ilahi komedya'nın bir esintisi, yalıtımı olduğu iddiasında bulunur.

vathek sarayında otururken bir yabancı gelir ve kendisine tuhaf bir hediye verir. bu bir kılıçtır ve üzerindeki yazılar değişip durmaktadır. lakin yazıyı kimse okuyamaz ve nihayet bir adam bu yazıyı okuyabileceğini iddia edip yazıları okur. ilk okuduğu yazı vathek'i övercesinedir. bir gün sonrasında tercüman şaşırır kalır, yazı değişmiştir. vathek tercüme etmesini söyler. o da,
"vay haline bilinmesi tehlikeli olanları bilmek isteyene," gibisinden bir yazı okur. hediyeyi veren gizemli ve korkunç yaratık yer yarılmış yerin altına girmiştir sanki. hiçbir yerde izine rastlanmaz. vathek bu adamı bulmak için her şeyden vaz geçer. sağlığı bozulur, iktidarı sarsılır, kuvveti yiter. nihayet bu korkunç yaratık ortaya çıkar ve ona bir kadeh uzatır, içmesini buyurur. hemen kendine gelir vathek ve bir dediğini iki etmemeye başlar. nihayet araları fazla yakınlaşmadan dolayı açılır ve vathek bu kılıçları nerden ve kimden alındığı sorusunun cevabını ortadan tekrar kaybolan bu korkunç adamdan öğrenemez. yine tüm huzuru yiter ve bir kule inşa ettirir. aslında kulenin yapımı çok daha öncelere dayanır. göklerden bir cevap beklemeye başlar. yaratık -gavur dediği adam- ona bunların cevabını söyleyeceğini, hatta kendisine yeraltının tüm saraylarını da bahşedeceğini söyler, ancak bir şartı vardır, vezirlerinin çocukları da arada olduğu tam elli çocuğu kendisine kurban etmesini ister. bunun üzerine vathek pek kararsız kalmadan teklifi kabul eder. olay örgüsü gavurun daima baştan çıkarıcılığı ve aldatmacaları üzerinde devam eder. nihayet vathek, karşı konulamaz sonun içine düşer. annesi katharsis'e uymasının, peygamber hz. muhammed'in uyarılarına aldırmamasının acısını iblisin umarsız ve alçaltıcı bakışlarıyla idrak eder.

bu ibretlik, trajik öykü beckford'un insanı umutsuzluğun ve umudu bir daha elde edememek üzere yitirilmesinin okuyucuya sunduğu kasvetli bir dikteyle son bulur. son olarak diyeceklerimi, kitapta geçen bu güzide mesajla bitirmek en doğrusu:

"... tanrının insanın bilgisine koyduğu sınırların ötesine geçmek isteyen kör merakın cezası bu olacaktır; en saf varlıklara mahsus bilimlere sahip olmak isteyen hırs, ölçüsüz bir gururdan başka bir şey elde edemez, insanın kaderinin basit ve cahil olmak olduğunu göremez.
böylece, boş bir şatafat ve yasak bir güce erişmek için binlerce günah işleyen, ruhu kararan halife vathek kendisini pişmanlıklar, sonsuz ve sınırsız acılar içinde buldu..."

bir yıl sonra gelen düzenleme: aslında kafama takılan bir şey var. vathek, dünyalara sahip, evrenin tek efendisi olmak istiyordu. bunu yabana atmıyorum ama beckford da diyor ki, insanın kaderi sadece cahilliktir, bunun önüne geçemezsin! burada kafama takılan bir şey var beckford efendi! şimdi uzay araştırmaları "sınırların ötesine geçmek" demek miydi sana göre? tamam, muazzam bir dilin var. gerçekten sınırları zorlayan bir birikimle yazıyorsun. ama bu sınırlamak, bilimde "haddini bilmek" endişesi nedir? keşke bunun cevabını bizzat senden alabilseydim.

william beckford, vathek ya da bir arap masalı ya da caliph vathek'in tarihçesi
dost yayınevi'nden okunmuş olup, alıntı yapılan kısım da yine bu yayınevine aittir: (babil kitaplığı)
çevirmen ise: ismail yergüz
118 syf.
·1 günde·5/10
Vathek, Abbasi Halifelerinden Mu'tasım-billâh'ın oğlu ve Harun Reşîd'in torunu 9.Abbasi Halifesi Vasik-billâhtır. Dönemide bölgesel isyanlara uğramıştır. Devlet adamlarının önemli kısmı İnak et-Türkî, Eşnâs et-Türkî ve Boğa el kebîr gibi Türk kökenlidir. Kadıl kudat İbn Ebu Duâd'dan etkilenmiş ve döneminin sonuna kadar mihne olayları devam etmiştir. Mihne olayına karşı gelen dedesi muhaddis Ahmed b. Nasr el-huzai ile tartışmış ve onu bizzat öldürmüştür. İmam-Şafii hz. ve bazı talebeleri halku'l-Kur'an ve rü'yetullah gibi kelami konularda sorgulanmış olumsuz cevap verenler tevkif edilmiş veya öldürülmüştür. İmâm-ı Ahmed b. Hanbel hz. Vasık'ın ölümüne kadar derslerine ara vermek durumunda kalmıştır. Döneminin sonuna doğru pişman olup mihne olayına son verdiği söylemektedir. Gelelim kitaba;
İngiliz fantezist ve roman yazarı William Bleckford'un oryantalist bakış açısıyla cin, cüce, iblis, ifrit ve şeytan gibi gotik karakterlerle absürd olayları yoğurup kaleme aldığı bu eser tarihi gerçeklikten oldukça yoksun ve edebi olarakta vasat bir kitaptır. Batıda hayal edilen doğu imajı ; ihtişamlı haremler, sayısız cariyeler, abartılı sayıda yemek ve içecekler kısacası yaygın yanlışlar aynen tekrar edilmiş. İslam ve halifelik hakkında yanlış kanaatler uyandırabilecek nitelikte olup ancak sağlam bir dini ve kültürel altyapıyla birlikte okunmalı. Vathek karakteri beş gününü beş ayrı odada beş farklı duyusunu tatmin etmek için ayıran zevkü sefaya düşkün, sarhoş ve sefil bir Halifedir. Bilinmemesi gerekenleri bilmek için klasik gotik romanlarda olduğu gibi ruhunu şeytana satmış ve şeytanın oyuncağı olmuştur. İdris Şafiî gibi kendisine gelen ulemayı ve sufileri tahkir etmiş onların getirdikleri hediyelere (Kabe-i muazzamanın süpürgesi, tezyinli mushaflar vb.) rağbet etmemiştir. Buradan Halife Vathek'in mutezileden olup ehli sünnet alimlerine eziyet ettiği çıkarılabilir. Kitapta Şöyle sesleniliyordu Vathek'e “Doğru yolu kaybetmiş Hükümdar! Tanrı’nın sayısız kulunu himayene emanet ettiği sen,
görevini böyle mi yerine getiriyorsun?
Günahların çoktan tamamlandı, şimdi cezanı çekmeye mi gidiyorsun?... Şu dakika sana verilen son şans: çirkin amacından vazgeç, geri dön.. tebaana karşı adaletli davran, Peygamber’in elçilerine saygılı ol.'' Vathek bu son ihtarlara rağmen sapkınlığından ısrar etti ve yok oldu. Kitapta şarkiyatçılara has fütursuzlukla Abbasi Halifesi Vathek karakterine o kadar hayali, absürt ve aykırı fiiller yükleniyor ki İslam hakkında yanlış intibalar uyandırıyor. Gerçekteki Halife Vasık atıfta isabetli anlatılar olsa bile İslam ve halifelik gibi konularda daha çok yanlış anlaşılmalara neden olabilecek bir kitap. İlla gotik güzel bir kitap okumak istiyorum diyenlere Matthew Gregory Lewis'in Şeytanın Gizli Yüzü isimli eserini tavsiye ederim.
144 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Vathek, William Beckford tarafından yazılan tek roman ya da masal mı demeli bilemedim. Bizim bu kitaptan haberdar olmamızın temelinde belli ki bu kitabın yazarı değil kendince 'düşsel edebiyatın mücevherlerini oluşturan metinleri bir araya getiren', buna da kendi hikayelerinden birinin adı olan "Babil Kitaplığı" ismini veren Jorge Luis Borges yatıyor.

Borges'in bu kitabı listesine almasının temel sebebinin yalnız, romandaki halife Vathek'in gezegenlerinin sırrını çözmek için Babil Kulesinin bir benzerini inşa ettirmesi olduğunu düşünüyorum.
Fikrinde 'Babil' ismi geçtiği için, bu acaip 'gotik' masal alınır mıydı be Borges. Tabi istiyorsun ki hep mistik, acaip kitaplar olsun kişisel kitaplığımda, sen de haklısın.

Anlamadığım normalde İngiliz olan Becford'un bu kitaba hem 'gotik' hem şarklı bir hava vermek için neden Fransızca yazdığı. Hatta İngiltere'de kitabın Arapça yazıldığı, sonradan çevrildiği söyleniyor da yazar bu fikri engellemek için hemen Fransızca'sını bastırıyor.
Bu arada Beckford hakkında altın bir bilgi öğrendim, 5 yaşındayken o zamanlar 8 yaşında olan müziğin dehası Mozart'tan piyano dersi almış, şansa, hayata bak.

Vathek'te aslında yazarın kendi hayatından da izler varmış, bunu anılarından, mektuplarından, sansasyonel olmuş ilişkilerinden anlıyoruz ama dönemin baskıcı tutumu sebebiyle her türlü 'ahlak dışı', absürt ilişkiyi masal havasında verip doğuya mal etmiş.Bir de çocukluğunda okuduğu Binbir Gece Masalları gibi bir örnek de varken ben neden oryantalizmi kullanmayayım diye düşünmüş olacak.

Aşırılıklar, hırslar, korku cehennemi, sınırsız kötülükler, iktidarın delirticiliği, dalavereler, gizemli yeraltı fikirleri, entrikalar ne ararsan var olan kısa bir roman.
Ama biraz fazla abartmamış mısın be Beckford?
152 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Bu muhteşem seçkinin her okuduğum kitabında iyi ki demek adet haline geldi. Bu güne kadar okuduğum kitaplar öykülerden oluşurken Vathek bir romandı. Yine #jorgeluisborges in önsözüyle başlayan kitaptan önce yazar hakkında bir kaç bilgi aktarayım.

William Thomas Beckford, 1760 yılında İngiltere'de doğmuş. Yazarlığın yanı sıra koleksiyonculuk ve eleştirmenlik yapan Bedford, aynı zamanda milyoner, playboy, beyefendi ve kadın düşkünü sıfatlarıyla tanınmış. Kendisine de korku veren bir konak yaptıran Bedford farklı kişiliği ve yazdığı Vathek ile adından çok söz ettirmiş. Hatta Vathek'in Byron'un baş ucu kitabı olduğu söylenmiş.
Yazar İngiliz olmasına rağmen Vathek(dokuzuncu Abbasi halifesi, El-Vasık Billah) i üç gün, üç gecede Fransızca yazar ve bir çevirmen bulup kendi denetiminde İngilizce'ye çevirttirir.
Vathek 'e masal diyebiliriz,gezegenlerin sırrını çözmek isteyen halife Babil kulesine benzeyen bir kule yaptırır. Ve o kulede araştırmalar yapar. İhtişamda tüm seleflerini geride bırakan Vathek yaşadığı Samarra şehrini tepeden gören muhteşem Elkoremmi Sarayı' nı yaptırır. Onun kibirine bu saray küçük gelir ve yanına beş saray daha yaptırır ve bu saraylara beş duyunun doyumu için tasarladı.
Teoloji' ye meraklı olan Vathek katıldığı tartışmalarda kendi düşüncesini anlatır, sofulardan yana olmazmış.
Gezegenler Vathek'e bir dizi mucizenin gerçekleşeceğini haber verir. Bilinmeyen ülkeden gelen bir adam bu mucizelerin başlangıcını sağlayacaktır. Oysa ki o adam Vathek'in sonunu hazırlar. Kibir dünyada'ki en büyük günahlardan biridir. Masal bu ya cinler, iblisler, bir sürü doğa üstü olay var. Yaradanı inkar edenlerin sonu öyle güzel anlatılmış ki mutlaka ama mutlaka okuyun tavsiyemdir.
152 syf.
·4/10
Tam anlamıyla Fransız işi bir Arap masalı. Arap masallarındaki tüm abartılara (günde yüz çeşit yemek, 4000 deve, 300 sandık elmas, 2786 erkek, onun üç katı kadın köle vs.) tek tek yer verilmiş. Sonsuz gücün peşinde herşeyini ortaya koyan bir hükümdarın öyküsü. Çok sarmadı açıkçası. Edisyonun hatrına katlandım... http://www.umutcalisan.com/2014/03/vathek.html
Abbasi soyunun dokuzuncu halifesi olan Vathek,
yıldızların sırrını çözmek için Babil kulesinin bir benzerini inşa ettirir.
Bu kulede Vathek, bilinmeyen bir ülkeden gelecek bir adam
aracılığıyla bir dizi mucizenin gerçekleşeceğini öğrenir.
Bu arada ise gizemli kılıçlarla hükümdarlığın başkentine
gelen bir yabancı da, şehre merak salar.
Kılıçların üzerindeki harflerin esrarını çözmek isteyen
Vathek, bu yabancının istek ve emirlerinin esiri olur.
Yabancı Vathek’e, inancını değiştirmesi karşılığında
Yeraltı Ateşi Sarayı’nın hazinelerini teklif eder.
Bu teklif karşısında her türlü emre uymaya hazır olan açgözlü halifenin
bilmediği bir şey vardır: Yeraltı Ateşi Sarayı korkunç bir Cehennem’dir.


"Beckford'ın Yeraltı Ateşi’nin Sarayı, korku edebiyatın
ilk korkunç cehennemidir. Hatıladığım kadarıyla da Vathek'ten
önce yazılmış hiçbir eserin 'tekinsiz' olduğu söylenemez."
- Jorge Luis Borges -
Çünkü gerçek şu ki, sadece aracı oldukları iyiliklerden ötürü erdemleriyle gurur duyan insanlar, kaçamayacakları saçmalıklarda yaparlar.
William Beckford
Sayfa 43 - Bordo Siyah Klasik Yayınlar (2004-İstanbul)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vathek
Baskı tarihi:
Eylül 2020
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257163019
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınevi
William Beckford (1760 – 1844), Vathek’i henüz 21 yaşındayken yazmaya başlamıştı. Metin kitap olarak 1786’da basıldı. Beckford kitabın dehşetli havasından çekinmiş, metnin Arapçadan çevrildiğini ima eden bir notla basılmasını istemişti. Vathek, Cehennem betimlemeleri ve Doğu kültürüne has masal havasının mükemmel bir bileşimidir. 250 yıldır sürekli atıf yapılan bir Gotik klasiği olarak okunmaya devam edecektir.

Kitabı okuyanlar 238 okur

  • Zira; Esen Diyor ki!
  • kitabhanem
  • Deniz Kart
  • Sezen Yıldız

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.1 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0