Babil Kitaplığının kıymetlilerinden biri daha. William Beckford başından da sonunda da bir masal okuduğunuz hissini veriyor size.
Karanlık, ürkütücü, gizemli, pus dolu bir ortamda geçen kanlı, şeytani, büyülü olayları konu alan gotik edebiyatın örneklerinden biri Vathek. Hatta Borges “yazın sanatının gerçekten ilk korkunç cehennemi” olarak tanımlıyor Vathek’i.
Halife Vathek, dünyanın tüm zenginliğine sahip olmak ve tüm sırlara vakıf olmak ve bir de ölümsüzlüğe kavuşmak için şeytanın aracıları ile anlaşır ve Yeraltı Ateşi Sarayı’na gidip tüm isteklerine kavuşabilmek için yapmadığı kötülük kalmaz. Tuzak kurar, can alır, zalimlik yapar ve kendisini mutlak sonun beklediği Yeraltı Ateşi Sarayı’nda nelerin beklediğini görmek için uzun bir yola çıkar. İşte kitap bu yola çıkma hazırlığı, yolculuğu ve sonrasını konu alıyor.
Bir Arap masalı okuduğumuz ve bu masalda da her masalda olduğu gibi çıkarılacak ders çok. İslami motiflerin çokça kullanıldığı, okura verilmesi gereken mesajları İslamiyet ve temsilcileri üzerinden ele alındığı ve bence kesinlikle ama kesinlikle yorumlanması gereken bir masal. Kitabı okurken verilen tüm motiflerin, alegorik nesnelerin herbirinin bana göre sanki bir anlamı varmış da dipçe kısmında okumamız gerekiyormuş hissiyatı vardı kitap boyunca.
Bildiğimiz üzere gotik roman, fantastik ve bilimkurgunun temeli olarak görülüyor ve bu fantastik öğelerin herbiri aslında birşeyi ifade ediyor. Bunu da tıpkı A’mâk-ı Hâyâl’ de olduğu gibi bir mutasavvıf yorumu ancak aydınlatabilir. Elbette biz masalda verilen mesajın ve sonunda anlatılmak istenenin ne olduğunu okur olarak anladık, fakat herbir dilsiz zencinin, cüce cinlerin, kör kölelerin, binlerce basamaklı kulelerin... bir anlamı vardır mutlaka.
Bu tür kitapların ortak noktalarından biri nefs. İnsan nefsinin
VathekWilliam Beckford · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016832 okunma
ünlü arjantin kütüphanecesi jorge luis borges'nin babil kitaplığına aldığı ingiliz yazar william beckford'un eşsiz bir novellası. gerçekliğin ve olağanüstülüğün, halifelik ve aşağılığın, kör inançla tehlikeli inancın harmanlandığı harikulade bir gotik eserdir vathek. abbasi soyunun dokuzuncu halifesi olan vathek atalarının peşinden gitmeyip, bu dünyada sıkıntı çekmeyi istemez ve kendini zevk-i sefaya bırakır.
beckford'un islamın tüm teferruatını nasıl ince ince işlediğini okumak şaşkınlık verir. peygamberleri, tanrıyı, şeytanı ve cehennemi, günahı, zevki ve şehveti, ruhu ve ölümsüzlüğü, halifelerin tebaasını ve saraylarındaki soyluları, murşitleri ve muritlerini, haremi ve hizmetkarları ve bir sürü durumu çok isabetli betimler ve yorumlarla aktarması kendisine duyulacak saygıyı bir kat daha artırır.
vathek'te beckford, borges'nin de belirttiği gibi, dr. faustus, ilahi komedya ve moby dick eserlerinin bir karışımı gibidir. kendisine has üslubu bu sayılan tüm eserlerden sıyrılır. zaten işlediği konu diğerleriyle doğrudan ayrışır. yalnızca dante'nin ilahi komedya'sıyla bağdaşır. borges de zaten ilahi komedya'nın bir esintisi, yalıtımı olduğu iddiasında bulunur.
vathek sarayında otururken bir yabancı gelir ve kendisine tuhaf bir hediye verir. bu bir kılıçtır ve üzerindeki yazılar değişip durmaktadır. lakin yazıyı kimse okuyamaz ve nihayet bir adam bu yazıyı okuyabileceğini iddia edip yazıları okur. ilk okuduğu yazı vathek'i övercesinedir. bir gün sonrasında tercüman şaşırır kalır, yazı değişmiştir. vathek tercüme etmesini söyler. o da,
"vay haline bilinmesi tehlikeli olanları bilmek isteyene," gibisinden bir yazı okur. hediyeyi veren gizemli ve korkunç yaratık yer yarılmış yerin altına girmiştir sanki. hiçbir yerde izine rastlanmaz. vathek bu adamı bulmak için her şeyden
VathekWilliam Beckford · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016832 okunma
Vathek ilk kez 1786 yılında yayımlanmış, gotik bir roman. Kitabın ana karakteri Vathek, Harun Reşid’in torunu 9. Abbasi Halifesi Vâsik’ten ilham alınarak yaratılmış.
Kitapta zevk düşkünü bir halife olan Vathek’in, daha da güçlenmek uğruna neler yapabileceği gösteriliyor. Annesi Karathis de bu uğurda oğluna yardım ediyor…
Doğaüstü maceralarla dolu, doğudan anlatılan masal tadında bir kitaptı. Beğenerek okudum. Bir halifeyi anlatmasına en başta şaşırmıştım. Kısa ama etkileyici bir kitaptı. Gotik roman severlerin ilgisini çekecek bir eser olduğunu düşünüyorum.
VathekWilliam Beckford · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016832 okunma
Bu muhteşem seçkinin her okuduğum kitabında iyi ki demek adet haline geldi. Bu güne kadar okuduğum kitaplar öykülerden oluşurken Vathek bir romandı. Yine #jorgeluisborges in önsözüyle başlayan kitaptan önce yazar hakkında bir kaç bilgi aktarayım.
William Thomas Beckford, 1760 yılında İngiltere'de doğmuş. Yazarlığın yanı sıra koleksiyonculuk ve eleştirmenlik yapan Bedford, aynı zamanda milyoner, playboy, beyefendi ve kadın düşkünü sıfatlarıyla tanınmış. Kendisine de korku veren bir konak yaptıran Bedford farklı kişiliği ve yazdığı Vathek ile adından çok söz ettirmiş. Hatta Vathek'in Byron'un baş ucu kitabı olduğu söylenmiş.
Yazar İngiliz olmasına rağmen Vathek(dokuzuncu Abbasi halifesi, El-Vasık Billah) i üç gün, üç gecede Fransızca yazar ve bir çevirmen bulup kendi denetiminde İngilizce'ye çevirttirir.
Vathek 'e masal diyebiliriz,gezegenlerin sırrını çözmek isteyen halife Babil kulesine benzeyen bir kule yaptırır. Ve o kulede araştırmalar yapar. İhtişamda tüm seleflerini geride bırakan Vathek yaşadığı Samarra şehrini tepeden gören muhteşem Elkoremmi Sarayı' nı yaptırır. Onun kibirine bu saray küçük gelir ve yanına beş saray daha yaptırır ve bu saraylara beş duyunun doyumu için tasarladı.
Teoloji' ye meraklı olan Vathek katıldığı tartışmalarda kendi düşüncesini anlatır, sofulardan yana olmazmış.
Gezegenler Vathek'e bir dizi mucizenin gerçekleşeceğini haber verir. Bilinmeyen ülkeden gelen bir adam bu mucizelerin başlangıcını sağlayacaktır. Oysa ki o adam Vathek'in sonunu hazırlar. Kibir dünyada'ki en büyük günahlardan biridir. Masal bu ya cinler, iblisler, bir sürü doğa üstü olay var. Yaradanı inkar edenlerin sonu öyle güzel anlatılmış ki mutlaka ama mutlaka okuyun tavsiyemdir.
VathekWilliam Beckford · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016832 okunma
Tam anlamıyla Fransız işi bir Arap masalı. Arap masallarındaki tüm abartılara (günde yüz çeşit yemek, 4000 deve, 300 sandık elmas, 2786 erkek, onun üç katı kadın köle vs.) tek tek yer verilmiş. Sonsuz gücün peşinde herşeyini ortaya koyan bir hükümdarın öyküsü. Çok sarmadı açıkçası. Edisyonun hatrına katlandım... umutcalisan.com/2014/03/vathek....
VathekWilliam Beckford · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016832 okunma
Abbasi soyunun dokuzuncu halifesi olan Vathek,
yıldızların sırrını çözmek için Babil kulesinin bir benzerini inşa ettirir.
Bu kulede Vathek, bilinmeyen bir ülkeden gelecek bir adam
aracılığıyla bir dizi mucizenin gerçekleşeceğini öğrenir.
Bu arada ise gizemli kılıçlarla hükümdarlığın başkentine
gelen bir yabancı da, şehre merak salar.
Kılıçların üzerindeki harflerin esrarını çözmek isteyen
Vathek, bu yabancının istek ve emirlerinin esiri olur.
Yabancı Vathek’e, inancını değiştirmesi karşılığında
Yeraltı Ateşi Sarayı’nın hazinelerini teklif eder.
Bu teklif karşısında her türlü emre uymaya hazır olan açgözlü halifenin
bilmediği bir şey vardır: Yeraltı Ateşi Sarayı korkunç bir Cehennem’dir.
"Beckford'ın Yeraltı Ateşi’nin Sarayı, korku edebiyatın
ilk korkunç cehennemidir. Hatırladığım kadarıyla da Vathek'ten
önce yazılmış hiçbir eserin 'tekinsiz' olduğu söylenemez."
- Jorge Luis Borges -
VathekWilliam Beckford · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016832 okunma
Değişik, ilginç bir hikâye. Açıkçası nasıl anlatabilirim bilmiyorum, kitaba başlarken korku-gerilimli güzel bir şey bekliyordum daha çok. Ama Fantastik, ilginç bir hikâye çıktı. Ben beğendim!
Vathek, Jale Parla’nın Efendilik, Şarkiyatçılık, Kölelik kitabında William Beckford’un şarkiyatçılığına verilen bir örnekti. Bu kitapla tanışmamın hikayesi bundan ibarettir.
İlgimi çekip bu kitaba yönelme nedenim, şarkiyatçılığın cinsel altyapısını yansıttığına inanmadı. Bu anlamda tamamıyla tatmin olduğumu söyleyebilirim.
Vathek’te yazarın masumiyete saldırarak bundan sadomazoşist bir haz duyduğu-yansıttığı söylenebilir. Vathek’in Gavur için 50 çocuğu kurban edişi (bu sahne çok net bir şekilde pedofilik unsurlar barındırır), Mekke’den getirilen Kabe’nin süpürüldüğü bir süpürgenin en aşağı işlerde kullanılması, yardımsever halkın şeytan uğruna yakılarak kurban edilmesi vs.
Burada dikkat çeken nokta, yazarın şarkı yani doğuyu temsil eden Vathek’e ve onun ihtişamına duyduğu hayranlık. Buna karşın bir yandan da kendisini özdeşleştirdiği güçsüz ve çocuksu hatta bir kadından daha kadın bir erkek olan Gülşenruz’u aşağılamalarını düşününce, doğunun bir batılı olan Beckford için bilinmezliği ve gizemi ve bunlarla bağlantılı olarak da cinsel olarak çekici olmasına ulaşabiliriz.
Prensesin Gülşenruz’u bırakıp Vathek’e gitmesi, Vathek’e Gülşenruz’u bağışlaması için yalvarması, Vathek’in ise Gülşenruz’u rakip olarak görmediğini belirterek onu bağışlamayı bırakın onunla uğraşmaya bile tenezzül etmemesi, iki erkek arasındaki baskınlık-çekiniklik ikilemi üzerinden bir cinsel iktidar meselesine evriliyor. Burada Beckford’un Vathek’ten yana görünen bir hayranlık gizli bir nefret beslediğini; Gülşenruz için ise görünen bir aşağılama gizli bir özdeşlik hissettiğini söyleyebiliriz. Her ne kadar kitabın sonunda anlatılan öykünün dünyada sınırları bilmeyle, bilinenin ötesine geçilmeye çalışılmamasıyla ilgili olduğu söylense de Beckford son cümlesiyle kitabın tamamen Vathek ve Gülşenruz
VathekWilliam Beckford · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016832 okunma
İlla okumalısınız diyebileceğim bir kitap olmasa da, bazı arkadaşların verdiği 4 ve 2 gibi komik puanları da hak etmediğini söylemeliyim. Kitap eski doğu masallarını anımsatan bir öyküye sahip. Zenginlik ve güç uğruna insanların neler yapabileceğini büyülü bir dünya örneği içinde bize anlatmış yazar.
VathekWilliam Beckford · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016832 okunma
İnsana "ignorance is bliss" sözünü hatırlatan, kişinin kendi selameti için gizli ilimlerle ilgili haddinden fazla şey öğrenmeye çalışmaması gerektiğini vurgulayan, korku edebiyatı içerisinde değerlendirilen, okunası, bolca mesaj içeren bir kitap.
VathekWilliam Beckford · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016832 okunma
1760 yılında İngiltere'de doğdu. Dönemin sanat koleksiyoncuları arasında anılan Beckford, önemli Gotik romanlardan biri olarak kabul edilen VatheVi Fransızca yazdı. 1844 yılında öldü.