6,8/10  (18 Oy) · 
29 okunma  · 
7 beğeni  · 
633 gösterim
Korku edebiyatının en başarılı ilk örneklerinden birine hayat veren William Beckford, Vathek'le aynı zamanda roman sanatının da en hakiki Cehennem'ini yaratmıştır.

Abbasi soyunun dokuzuncu halifesi Vathek, yıldızların sırrını çözmek için Babil kulesinin bir benzerini inşa ettirir. Bu kulede Vathek, bilinmeyen bir ülkeden gelecek bir adam aracılığıyla bir dizi mucizenin gerçekleşeceğini öğrenir. Bu arada gizemli kılıçlarla hükümdarlığın başkentine gelen bir yabancı da, şehre merak salar. Kılıçların üzerindeki harflerin esrarını çözmek isteyen Vathek, bu yabancının istek ve emirlerinin esiri olur. Yabancı Vathek'e, inancını değiştirmesi karşılığında Yeraltı Ateşi Sarayı'nın hazinelerini vaat eder.

Bu vaat karşısında her türlü emre uymaya hazır olan açgözlü halifenin bilmediği bir şey vardır: Yeraltı Ateşi Sarayı korkunç bir Cehennem'dir. Beckford'un kendi döneminin hayal gücünü aşan bu önemli eserini Murat Belge'nin önsözü ve Seçil Kıvrak'ın Vathek'in Fransızca ve İngilizce metinlerini karşılaştırarak oluşturduğu özenli çevirisiyle sunuyoruz.

"Saintsbury ile Andrew Lang, "Yeraltı Ateşi'nin Sarayı" buluşunun, Beckford'un en büyük başarısı olduğunu söyler ya da ima ederler. Ben de, bunun edebiyattaki ilk hakiki kötücül Cehennem olduğunu savunuyorum. Şöyle bir paradoksu göze alacağım: En ünlü edebi Cehennem, İlahi Komedya'daki dolente regno, kötücül bir yer değil, kötü şeylerin olduğu bir yerdir. Ayrım açıktır."
Jorge Luis Borges
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2012
  • Sayfa Sayısı:
    118
  • ISBN:
    9789750510052
  • Çeviri:
    Seçil Kıvrak
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Aytekin Parmaksız 
09 May 02:32 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

ünlü arjantin kütüphanecesi jorge luis borges'nin babil kitaplığına aldığı ingiliz yazar william beckford'un eşsiz bir novellası. gerçekliğin ve olağanüstülüğün, halifelik ve aşağılığın, kör inançla tehlikeli inancın harmanlandığı harikulade bir gotik eserdir vathek. abbasi soyunun dokuzuncu halifesi olan vathek atalarının peşinden gitmeyip, bu dünyada sıkıntı çekmeyi istemez ve kendini zevk-i sefaya bırakır.
beckford'un islamın tüm teferruatını nasıl ince ince işlediğini okumak şaşkınlık verir. peygamberleri, tanrıyı, şeytanı ve cehennemi, günahı, zevki ve şehveti, ruhu ve ölümsüzlüğü, halifelerin tebaasını ve saraylarındaki soyluları, murşitleri ve muritlerini, haremi ve hizmetkarları ve bir sürü durumu çok isabetli betimler ve yorumlarla aktarması kendisine duyulacak saygıyı bir kat daha artırır.

vathek'te beckford, borges'nin de belirttiği gibi, dr. faustus, ilahi komedya ve moby dick eserlerinin bir karışımı gibidir. kendisine has üslubu bu sayılan tüm eserlerden sıyrılır. zaten işlediği konu diğerleriyle doğrudan ayrışır. yalnızca dante'nin ilahi komedya'sıyla bağdaşır. borges de zaten ilahi komedya'nın bir esintisi, yalıtımı olduğu iddiasında bulunur.

vathek sarayında otururken bir yabancı gelir ve kendisine tuhaf bir hediye verir. bu bir kılıçtır ve üzerindeki yazılar değişip durmaktadır. lakin yazıyı kimse okuyamaz ve nihayet bir adam bu yazıyı okuyabileceğini iddia edip yazıları okur. ilk okuduğu yazı vathek'i övercesinedir. bir gün sonrasında tercüman şaşırır kalır, yazı değişmiştir. vathek tercüme etmesini söyler. o da,
"vay haline bilinmesi tehlikeli olanları bilmek isteyene," gibisinden bir yazı okur. hediyeyi veren gizemli ve korkunç yaratık yer yarılmış yerin altına girmiştir sanki. hiçbir yerde izine rastlanmaz. vathek bu adamı bulmak için her şeyden vaz geçer. sağlığı bozulur, iktidarı sarsılır, kuvveti yiter. nihayet bu korkunç yaratık ortaya çıkar ve ona bir kadeh uzatır, içmesini buyurur. hemen kendine gelir vathek ve bir dediğini iki etmemeye başlar. nihayet araları fazla yakınlaşmadan dolayı açılır ve vathek bu kılıçları nerden ve kimden alındığı sorusunun cevabını ortadan tekrar kaybolan bu korkunç adamdan öğrenemez. yine tüm huzuru yiter ve bir kule inşa ettirir. aslında kulenin yapımı çok daha öncelere dayanır. göklerden bir cevap beklemeye başlar. yaratık -gavur dediği adam- ona bunların cevabını söyleyeceğini, hatta kendisine yeraltının tüm saraylarını da bahşedeceğini söyler, ancak bir şartı vardır, vezirlerinin çocukları da arada olduğu tam elli çocuğu kendisine kurban etmesini ister. bunun üzerine vathek pek kararsız kalmadan teklifi kabul eder. olay örgüsü gavurun daima baştan çıkarıcılığı ve aldatmacaları üzerinde devam eder. nihayet vathek, karşı konulamaz sonun içine düşer. annesi katharsis'e uymasının, peygamber hz. muhammed'in uyarılarına aldırmamasının acısını iblisin umarsız ve alçaltıcı bakışlarıyla idrak eder.

bu ibretlik, trajik öykü beckford'un insanı umutsuzluğun ve umudu bir daha elde edememek üzere yitirilmesinin okuyucuya sunduğu kasvetli bir dikteyle son bulur. son olarak diyeceklerimi, kitapta geçen bu güzide mesajla bitirmek en doğrusu:

"... tanrının insanın bilgisine koyduğu sınırların ötesine geçmek isteyen kör merakın cezası bu olacaktır; en saf varlıklara mahsus bilimlere sahip olmak isteyen hırs, ölçüsüz bir gururdan başka bir şey elde edemez, insanın kaderinin basit ve cahil olmak olduğunu göremez.
böylece, boş bir şatafat ve yasak bir güce erişmek için binlerce günah işleyen, ruhu kararan halife vathek kendisini pişmanlıklar, sonsuz ve sınırsız acılar içinde buldu..."

bir yıl sonra gelen düzenleme: aslında kafama takılan bir şey var. vathek, dünyalara sahip, evrenin tek efendisi olmak istiyordu. bunu yabana atmıyorum ama beckford da diyor ki, insanın kaderi sadece cahilliktir, bunun önüne geçemezsin! burada kafama takılan bir şey var beckford efendi! şimdi uzay araştırmaları "sınırların ötesine geçmek" demek miydi sana göre? tamam, muazzam bir dilin var. gerçekten sınırları zorlayan bir birikimle yazıyorsun. ama bu sınırlamak, bilimde "haddini bilmek" endişesi nedir? keşke bunun cevabını bizzat senden alabilseydim.

william beckford, vathek ya da bir arap masalı ya da caliph vathek'in tarihçesi
dost yayınevi'nden okunmuş olup, alıntı yapılan kısım da yine bu yayınevine aittir: (babil kitaplığı)
çevirmen ise: ismail yergüz

Efe İçöz 
09 May 21:02 · Kitabı okudu · 1 günde · 7/10 puan

Her ne kadar ırkçı ve cinsiyetçi emareler barındıran bir eser olsa da sırf Murat Belge'nin Gotik Edebiyat tarihine dair tatmin edicini önsözünü okumak için bile vakit ayırmaya değer. Özellikle türün meraklıları için çok iyi bir yol haritası çizmiş Belge. Kadın karakterlerin kötü oluşunun hiçbir motivasyona dayanmaması, çirkinliği ve düzenbazlığı sürekli vurgulanan Gavur'un koyu tenli olması gibi yazarın sakıncalı düşüncelerinin tat kaçıran yansımalarını bir kenara bırakırsak yazıldığı döneme göre oldukça sağlam betimlemeler barındırıyor. Özellikle Ateş Sarayı'na girdikleri bölüm oldukça etkileyici. Günümüzde marka hâline gelmiş korku yazarlarının ve karakterlerinin çıkış noktalarını keşfetmek isteyenler için güzel bir kaynak.

Umut Çalışan 
04 Nis 09:01 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Tam anlamıyla Fransız işi bir Arap masalı. Arap masallarındaki tüm abartılara (günde yüz çeşit yemek, 4000 deve, 300 sandık elmas, 2786 erkek, onun üç katı kadın köle vs.) tek tek yer verilmiş. Sonsuz gücün peşinde herşeyini ortaya koyan bir hükümdarın öyküsü. Çok sarmadı açıkçası. Edisyonun hatrına katlandım... http://www.umutcalisan.com/2014/03/vathek.html

İlla okumalısınız diyebileceğim bir kitap olmasa da, bazı arkadaşların verdiği 4 ve 2 gibi komik puanları da hak etmediğini söylemeliyim. Kitap eski doğu masallarını anımsatan bir öyküye sahip. Zenginlik ve güç uğruna insanların neler yapabileceğini büyülü bir dünya örneği içinde bize anlatmış yazar.

fikret eroglu 
07 Şub 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gotik edebiyatin ilk ornegi olmasi bakimndan cok onemli bir bas yapit. Abbasi halifesi vathekin iktidarini olumsuzlestirmek icin iblisle yaptigi ahdi konu ediniyor. Masalimsi uslubuyle goz dolduran bir eser.

Kitaptan 3 Alıntı

Ben görevimi yerine getirdim ve seni sana bırakıyorum.

Vathek, William Beckford (Sayfa 135 - Dost Kitabevi Yayınları)Vathek, William Beckford (Sayfa 135 - Dost Kitabevi Yayınları)

...halkla ilgilenin; yokluğumda soyup soğana çevirin onları; çünkü çok harcıyoruz ve ne olacağı belli değil.

Vathek, William Beckford (Sayfa 109 - Dost Kitabevi Yayınları)Vathek, William Beckford (Sayfa 109 - Dost Kitabevi Yayınları)
Aytekin Parmaksız 
09 May 02:33 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"... tanrının insanın bilgisine koyduğu sınırların ötesine geçmek isteyen kör merakın cezası bu olacaktır; en saf varlıklara mahsus bilimlere sahip olmak isteyen hırs, ölçüsüz bir gururdan başka bir şey elde edemez, insanın kaderinin basit ve cahil olmak olduğunu göremez.
böylece, boş bir şatafat ve yasak bir güce erişmek için binlerce günah işleyen, ruhu kararan halife vathek kendisini pişmanlıklar, sonsuz ve sınırsız acılar içinde buldu..."

Vathek, William BeckfordVathek, William Beckford