Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Ötekiliği Yorumlamak

Yabancılar, Tanrılar ve Canavarlar

Richard Kearney

Yabancılar, Tanrılar ve Canavarlar Sözleri ve Alıntıları

Yabancılar, Tanrılar ve Canavarlar sözleri ve alıntılarını, Yabancılar, Tanrılar ve Canavarlar kitap alıntılarını, Yabancılar, Tanrılar ve Canavarlar en etkileyici cümleleri ve paragragları 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Huzursuzluk verici yabancılığın sisleri içinde baş gösteren, sürekli geri dönüp tekrar tekrar başımıza musallat olan fantazmatik ikizimiz nihayetinde ölüm korkumuzdan başka bir şey değildir. İçimizde ölüme yönelik varlık olarak nakşedilmiş olan, faniliğimizin bu hayaletine tahammül edemeyiz; öyle ki çoğumuz onu en fena düşmanlarımız olarak adlandırdığımız masum yabancılara aktarmayı yeğleriz.
Sayfa 100
İngiliz yazar Charles Kingsley, “beyaz şempanzeler görmek kaygi verici,” der, “kara olsalar neyse, insanın içi yanmaz, ama derileri bizimki kadar beyaz.”
Sayfa 55
Reklam
En çok yabancılaştıran ve yabancılar yaratan güçler, galaksilerarası uzayda değil, insan türünün kendi içindedir. Rahat bırakılsalar, her canlı gibi yabancılar da sadece hayatlarını sürdürmeye bakarlar: “Doğal” yollardan üreyerek kendi biyolojik türlerini devam ettirirler. Kargaşaya, katliama yol açan, insanın varlığın bu değişik düzenini kurcalamasından başka bit şey değildir. Yabancıları günah keçilerine dönüştüren bizden başkası değildir.
Sayfa 73
İnsan kimliğini güvenilmez bir şey olarak algılamaktadır; bu kimliği yitirilebilecek veya istila edilebilecek bir şey olarak algılamak; olduğumuz ya da olduğumuzu sandığımızdan başka bir şey olduğumuzu veya olabileceğimizi, insan olarak kökenlerimizin açıklanması gerektiğini ve açıklanamaz olduğunu algılamamızdır.
Sayfa 74
“Yakınma, sevinme, anlamaya çalış.”
Sayfa 141 - Spinoza
Huzurumuzu bozan bir başkalıktan aslında bizzat mesul olduğumuzu kabullenmek yerine, suçu üstümüzden atmak için her yolu deneriz. Başlıca yollardan biri, başkalarını “yabancı” diye yaftalayıp günah keçisi ilan ederek hayatımızı kolaylaştırma çabasıdır. Böylelikle kurbanlık yabancıyı bir canavara veya fetiş-tanrıya dönüştürürüz. Ancak her iki durumda da, karşımızdaki yabancıyı, içimizdeki tekil ötekiliğe karşılık gelen tekil bir öteki olarak tanımayı reddederiz. Öteki-olarak-beni tanımak istemeyiz.
Sayfa 18
Reklam
Seve seve nefret ettiğim düşman, kılık değiştirmiş benden başkası değildir çoğu zaman.
Gördükleri kötülüğün ardından hayatta kalmayı başaran insanların (başkalarının ölümü, kendilerinin sağ kalmalarından ötürü) suçluluk duygusuna kapılarak elden ayaktan düşmelerini ya da “günah çıkaran mağdur” sendromuna yenik düşmelerini önlemek için anlatı eksenli bir üstesinden gelme pratiği şarttır. Yas anlatısının sağladığı arınma, maruz kalınan kötülüğe rağmen yeni eylemlerin hala mümkün olduğunu görmenin önünü açar. Anlatısal arınma bizi geçmişin saplantılı tekrarından kurtarır ve daha az bastırılmış bir gelecek için özgür bırakır. Hak ettiğini bulmanın, kaderin ve tecellinin sakatlayıcı döngülerinden ancak bu şekilde kurtulabiliriz. Zira bu döngüler, kötülüğün ezici bir şekilde yabancı, dolayısıyla karşı konulmaz olduğu fikrini zerk ederek eyleme geçme gücümüzü elimizden alır.
Sayfa 131
226 öğeden 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.