Toksöz Bayram Karasu. 87 yıllık koca bir çınar bizler için. Bilhassa psikoloji alanına ilgili arkadaşların yakından tanıdığı, en azından kulak aşinalığı olduğu; psikanaliz ve psikanalitik psikoterapi alanında yaptığı çalışmalarla tanınan, ABD’nin ünlü simalarından bir aydın. ABD’de en yaygın ve en çok satan kitabı Huzur Sanatı (Art of Serenity) bizlerde ise Huzurlu Yaşama Sanatı (neden böyle tutarsız çeviriler yapılır anlamam senelerdir) en bilinen kitabıdır.
Yahudi Efendi ise tamamen hayal ürünü olan, gerçeklikle hiçbir ilişiği bulunmadığı iddia edilen bir roman. Tabi yazarın 1935 yılında doğduğunu düşünürsek, kısmen de olsa döneme dair daha net fikirleri, dedikodu diyebileceğimiz söylentileri daha fazla duyacağı karışık ve karanlık dönemden gelen bir insan olduğunu belirtmek gerek.
Kitapta karşımıza çıkacak olaylar ise Ertuğrul Efendi’nin evvelinde Sultan Vahdettin’in Yahudi bir cariyeden oğlu olduğu ve bunun çevresinde o karakterin ağzından aktarılanlar üzerine. Şimdi daha yeni Halid Ziya Uşaklıgil’in tam da sarayın içini gözlemleyip aktardığı Saray ve Ötesi eseri hala zihnimdeyken, sarayla ilgili yazılan bu kitap da haliyle dikkatimi celbetti. Celbetti diyorum, Halid Ziya etkisinde kaldığım aşikar.
İstediğim etki ise Adam Zakir’in gerçek olduğunu düşündürmesi kitabın. Kitabımızın ana karakteri olan Zakir’in annesinin Sefarad Yahudisi, babasının Sünni bir Müslüman ve Türk olduğu, mürebbiyesinin Fransız olduğu (edebiyat tarihimizde iyi huylusuyla kötü huylusuyla neredeyse tüm yabancı mürebbiyeler Fransız kökenlidir zaten, defalarca bahsetmiştim), müzik öğretmeninin Ermeni, İslam’a farklı bir şekilde inandığı aktarılan (bize göre küfürdür ama kitaba göre gidiyoruz, İslam’ın sağı solu olmaz, nettir çünkü) bir haremağası vardır. Çok çeşitlilik tam bir saray gözlemidir