Yakındaki Uzak

9,0/10  (6 Oy) · 
7 okunma  · 
7 beğeni  · 
509 gösterim
Armağanlar farklı yollardan, farklı kılıklarda gelebilir. Amerikalı yazar Rebecca Solnit, bir yaz günü, üç kasa dolusu kayısıyla kalakalıyor. Alzheimer hastası annesinin artık yaşamadığı evinin bahçesindeki ağacın son hasadı bu kayısılar. Bir armağan, bir miras, bir hafıza belki de. Bu mirası ve hafızayı muhafaza etmenin yollarını okuruyla birlikte arıyor Solnit. Çıktığı bu yolda da pek çok durak var. Hastalıklar, ölümler, doğumlar; en önemlisi de masallar ve edebiyat. Frankenstein'ın yaratıcısı Mary Shelley'den Marquis de Sade'a gönderiyor okurunu; bununla da kalmıyor Karlar Kraliçesi'nin yolculuğuna çıkarıyor veİzlanda'daki gerçek yaşam öykülerine sokuyor. Kayısıların vesile olduğu bu yolculuğun/yolun ortasında bir düğüm atsa da Solnit, geri sarıp en başa, kayısılara çağırıyor bizi, usulca ve hiç sıkmadan.

Yaşlı insanlarda sıkça görüldüğü gibi, annem eşyalarını kaybettiğine değil, bunların çalındığına inanıyordu: ütüler, cüzdanlar, anahtarlar, çamaşırlar, para. Ve en çok da gerçek problemlerini saklamasına yardım eden bu hayali karakterlerden saklamaya kalktığı şeyleri kaybediyordu. Evi şehrin yirmi mil kuzeyindeki sevimli bir semtteydi ve başına hiçbir şey gelmiş değildi, yine de düş dünyası hırsızlar ve fırsatçılarla doluydu. Pencereden içeriyi inceleyen insanlardan korkup perdelerin çoğunu tamamen kapalı tutuyordu ve pırıltılar saçan mavi ve altın sarısı bir temmuz günü bile lamba yakmak zorundaydı.

Yakındaki Uzak, Rebecca Solnit'in sınırsız hüner ve hayal gücünün yanı sıra olgun bir donanımla yazdığı bir anı, yolculuk ve edebiyat metni.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2015
  • Sayfa Sayısı:
    264
  • ISBN:
    9786059949071
  • Orijinal Adı:
    The Faraway Nearby
  • Çeviri:
    Mehmet Öznur, Müge Karahan
  • Yayınevi:
    Encore
  • Kitabın Türü:
Hayal-ET 
10 Nis 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Rebecca yı tanımama vesile olan kitap.Kayısılardan başlıyor kitap o kadar iyi bir benzetme yapmış ki başta ve ya betimle harikulade.Hele ki hika-
yelerden bahsetmesi bir sonraki geceye sarkan hikaye ayrıca frankestayndan ve niceleri.Ne gezdin be dedirtti iyi ki de geziyorsun diye de bitirdi sözlerimi.O gezdikçe ben onla görüyor,duyuyor,biliyordum..Dünyanın öteki ucuna gezen gezi yazılarından söz ettiği yerler beni farklı dünyalara sürükledi.Annesinin durumu ve bi şizofreninin zorlukları yaşlandıkça çocuksu oluşları güçlü olmak yeterli mi ?Peki sizi çok seven ve çocukken sadece size sert davranan bir anne ?Nedenin bir kaç teoriyle açıklıyor fakat doğruyu o da bilmiyor ben birini seçtim sıra sizde iyi okumalarç