Yalnızlığa Övgü (Bililtizami Burukluklar Külliyatı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
362
Gösterim
Adı:
Yalnızlığa Övgü
Alt başlık:
Bililtizami Burukluklar Külliyatı
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
198
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755338385
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmge Kitabevi Yayınları
“Zaman bizi ‘bir söğüdün dalını eğer gibi eğiyor’ ise, bu varoluşsal süreçte Ali Murat İrat’ın kendisine ve dünyaya sorduğu sorular var: Kendini gerçekleştirme sorunsalıdır bu. Yaratıcı yalnızlığın dünya denen odasından pencerelere yapılan yolculuk, ‘camı değil, camın ötesini’ görebilmeye bir çağrı da denebilir buna.”
Ahmet Telli

“‘Bazı insanlar çok kereler ölür gün içinde’ diyor. Çivi çakar gibi yazıyor. Çiviyi alıp duvara çakar gibi.”
Elif Çongur

“… Kendimizi fazlasıyla kandırdığımız bir kavramın peşine düşmüş İrat: ‘yalnızlığın…’ Başımıza gelmesinden en çok korktuğumuz ama her seferinde aksini yapmaya çalıştığımız bir vaziyetin ortasındaki hali pür melalimiz! İnsanlık; birbirinden nefret ederek yalnızlaşmaya çalışırken, yalnızlık korkusuyla bir arada yaşamanın yollarını arayan çaresiz bir kalabalık şimdi. Okudukça kalbinizi değil ellerinizi yakan satırlar bunlar. Öylesine sahici ve içten. İçinizi acıtsa da sonuna kadar peşine düşüp, bitirmek istiyorsunuz. İrat’ın derdi yazdıklarında saklı. Ne bir yakınma ne de bir nasihat. Varoluşun zahmetli ve kederli yolculuğu; o kadar!”
Ercan Kesal

“Ali Murat İrat’ın yazdıklarını, yazıdan çok şiir gibi okuyorum. Şiir değil ama, şiir gibi defalarca okunacak, saklanacak, açıp açıp yeniden bakılacak yazılar. Yazıda bir şiir duyarlılığı.”
Haydar Ergülen

“Ali Murat İrat, birkaç yıl önce yalın ve derinlikli birkaç yazısıyla dikkatimi çekmişti. Diğer yazılarına da göz attığımda, aklına geleni yazmayı maharet sayanların nicel kalabalığında okurunu bir avuç altın için kum dağlarını devirmeye mecbur bırakmadan sözü gediğine koyan, felsefeyle yoğrulmuş ustaca kurgularla yer yer şiirin kıyılarından geçen sıkı yazılar yazdığını fark ettim. O, modernizmin kıskacında insan unsurunun nihilizme yönelen yazgısında bizi insanlığımızla yüzleştiren yazılar yazıyor. Zamana direnecek yazılar…”
Yılmaz Odabaşı
198 syf.
·Beğendi·9/10
Ali Murat ağabeyin yazdıklarını ilk kez bu kitapta okudum. Okudum da hayıflandım bi de, neden daha önce denk gelmedi diye. Her okuduğumda farklı bir tat bıraktı ağzımda, yalandım durdum. Adından mıdır bilemem, hep yalnız hissettiğimde geldi elime. Aşktan, aileden, hayattan, devletten, uğruna öldüğümüz ve öldürdüğümüz fikirlerden, Tanrı'dan -yada siz ne diyorsanız O'ndan- , "aşkın dilinden söz ediyorum" diyen lisana takılmadan insanı arayan, arayanlara da yol göstermeden yoldaşlık eden dönem dönem bu bir kutsal kitap olmalı dediğim kitaptır.
Çünkü bir söğüdün dalını eğer gibi eğiyor beni de zaman. Zaman en çok önemsizliğimi hatırlatıyor ve her fırsatta vuruyor yüzüme. Hume zamanında demişti bunu;”İnsan ancak denizin dibindeki istiridye kadar önemlidir.” Belki de midyeydi konu olan bilmiyorum. Belki de “ancak” kelimesini kullanmamış ve belki de böyle bir söz dememişti inanın hatırlamıyorum. İntihar konusunda çok yazdı Hume. İntihar etti mi ? Tarih kitaplarında etmediği yazsa da ben onun yaşamında geçen her bir dakikanın bir intihar olduğuna eminim. Ama o doğru demişti evet. Evet o sözü söylemişti. İnsanın kendisini her şeyin merkezine koyarak yaşadığındandı bütün hengame. Bütün bu dünya, böceklerin hareketi, sivrisineklerin vızıltısı , dalgaların sesi , bir hastanın inlemesi, bir aşkın ilk sevişmeyle bitmesi.Her ama her şey sanki insan için varmış gibi geliyordu insana. Bunlar hep yalnızlıktan mahrum kalmaktı. Oysa bütün bunlar insan olmadan da olmuş olan, olan ve olacak olandı..
Bir İnsanı söyledikleriyle değil gizledikleriyle,söyleyemediğle,söylemediğiyle anlamaya çalışırım .Sınırlarını dilin belirlediği bir
dünyadır burası.İnsan denilen şey dilinin kendisini eksik bıraktığıdır.
İnsan ne dilinden fazla, ne dilinden eksik olabilir.Bütün anlamları, bütün söylemleri,kelimeleri,heceleri,ah‘ı, sevmeyi,öfkeyi anlatır da dil bir yerde tıkanır kalır; Aşk.
Dil yaşamın hapishanesidir,aşk sa dilin ve insanın.
Tanrıların bilinmeye ve inanılmaya ihtiyacı vardır. O nedenle yalnızlık ve Tanrı yan yana asla durmayacak iki kavramdır hepsi bu.
Oysa yalnızlık, yalnız kalma halinden daha başka bir şeydir. Yalnızlık çoğaltandır. İnsan kendini ancak kendi yalnızlıklarında çoğaltır.
Huzur arayışı yalnızca insana aittir ve hiçbir zaman da tamamlanmayacaktır. Çünkü hiçbir hayvan huzursuzluk nedeni ortada yokken huzursuz değildir. Bu meziyet yalnızca insana özgüdür.
Yalnızlık yaratıcıdır. İnsandan Tanrı, Tanrı'dan insan yaratacak kadar uygun bir zaman aralığıdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yalnızlığa Övgü
Alt başlık:
Bililtizami Burukluklar Külliyatı
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
198
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755338385
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İmge Kitabevi Yayınları
“Zaman bizi ‘bir söğüdün dalını eğer gibi eğiyor’ ise, bu varoluşsal süreçte Ali Murat İrat’ın kendisine ve dünyaya sorduğu sorular var: Kendini gerçekleştirme sorunsalıdır bu. Yaratıcı yalnızlığın dünya denen odasından pencerelere yapılan yolculuk, ‘camı değil, camın ötesini’ görebilmeye bir çağrı da denebilir buna.”
Ahmet Telli

“‘Bazı insanlar çok kereler ölür gün içinde’ diyor. Çivi çakar gibi yazıyor. Çiviyi alıp duvara çakar gibi.”
Elif Çongur

“… Kendimizi fazlasıyla kandırdığımız bir kavramın peşine düşmüş İrat: ‘yalnızlığın…’ Başımıza gelmesinden en çok korktuğumuz ama her seferinde aksini yapmaya çalıştığımız bir vaziyetin ortasındaki hali pür melalimiz! İnsanlık; birbirinden nefret ederek yalnızlaşmaya çalışırken, yalnızlık korkusuyla bir arada yaşamanın yollarını arayan çaresiz bir kalabalık şimdi. Okudukça kalbinizi değil ellerinizi yakan satırlar bunlar. Öylesine sahici ve içten. İçinizi acıtsa da sonuna kadar peşine düşüp, bitirmek istiyorsunuz. İrat’ın derdi yazdıklarında saklı. Ne bir yakınma ne de bir nasihat. Varoluşun zahmetli ve kederli yolculuğu; o kadar!”
Ercan Kesal

“Ali Murat İrat’ın yazdıklarını, yazıdan çok şiir gibi okuyorum. Şiir değil ama, şiir gibi defalarca okunacak, saklanacak, açıp açıp yeniden bakılacak yazılar. Yazıda bir şiir duyarlılığı.”
Haydar Ergülen

“Ali Murat İrat, birkaç yıl önce yalın ve derinlikli birkaç yazısıyla dikkatimi çekmişti. Diğer yazılarına da göz attığımda, aklına geleni yazmayı maharet sayanların nicel kalabalığında okurunu bir avuç altın için kum dağlarını devirmeye mecbur bırakmadan sözü gediğine koyan, felsefeyle yoğrulmuş ustaca kurgularla yer yer şiirin kıyılarından geçen sıkı yazılar yazdığını fark ettim. O, modernizmin kıskacında insan unsurunun nihilizme yönelen yazgısında bizi insanlığımızla yüzleştiren yazılar yazıyor. Zamana direnecek yazılar…”
Yılmaz Odabaşı

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • muradgibi
  • Fifot
  • A.
  • merve y.
  • Gizem Şahin
  • Elif colak
  • Güneş Duygu
  • Süleyman Kürşad Çimen
  • Güvercin
  • AYÇİN ÇELİK

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (2)
9
%40 (2)
8
%20 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0