Yansılar 4

Cengiz Dağcı
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 29 dk.
Sayfa Sayısı:
264
Basım Tarihi:
Ekim 2012
İlk Yayın Tarihi:
2012
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
ISBN:
9789754371116
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·264 syf.··
2019 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2019 00:17
Cengiz Dağcının Yansılar 4.kitabı Yansılara başlarken bu kadar süreceğini hatta devamı olacağını hiç düşünmemiş Fakat ikinci kitaptan sonra Yansıları yazmadan olmayacağını düşünüyor. Çünkü onun için kitap yazmanın dışında kendiyle konuşması bu "İçindeki benle " İtiraf ediyorum ben de çokça içimde ki benle konuşur aynı Cengiz Dağcı gibi bolca tartışırım Kendimden birşeyler bulmamda elimden bıraktırmadı Seriyi başlayıp bir çırpıda okumamda etkili oldu Belki hayat ondan Kızıltaş'ını Gurzuf'unu almış ama Regina yı vermiş Çokça ölüm konusuna yer vermiş Regina dan önce ölme korkusundan Yazdığı kitaplardan yazarken geçen süreçlerden de ara ara bahsediyor Cengiz Dağcı' nın hüzünlü üslubu beni hep etkilemiştir. Sevdiğiniz bir insanla sohbetiniz bitmeden ayrılmak zorunda kalırsınız ya ama bıraksalar bitmeyecek bir sohbet olur Aynı böyle hissettirdi Kitabı bitirmiş olmanın hüzünü kaldı üzerimde
Yansılar 4Cengiz Dağcı · Ötüken Neşriyat · 201222 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Cengiz DağcıYazar · 40 kitap
9 Mart 1919 tarihinde Kırım'ın Yalta şehrinin Gurzuf köyünde doğar. Çocukluğu kıtlık, yoksulluk, Rus emperyalizminin zulmü ve büyük baskılar altında geçer. İlkokulu köyünde, ortaokulu Akmescit'te bitirir. Kırım Pedagoji Enstitüsü ikinci sınıfında iken İkinci Dünya Savaşı çıkar. 1941'de Ukrayna cephesinde Almanlara esir düşer. Almanların yenilmesi üzerine esir kampından kurtularak müttefik devletler safına sığınır. 1946'da Londra'ya yerleşir. İngiltere'deki hayatı da hiç kolay olmaz; bir taraftan yazarken en vasıfsız ve ağır işlerde çalışmak zorunda kalır. "Türkçe bana anamın konuştuğu dil" diyerek yazı dili olarak Türkçeyi kabul eder. Türkiye Türkçesindeki ilk kitabı 1956 yılında Varlık Yayınları tarafından yayınlanan Korkunç Yıllar'dır. Yaşar Nabi ile mektuplaşarak tanışan Dağcı, eserlerini de posta yolu ile gönderir. Soğuk savaş şartlarının siyasi etkilerinin hissedilmesi, Sovyetler Birliği'nin sol entelijansiya ile kurduğu ilişkiler ve fikir hayatımızdaki çatlamalar yazarı yalnızlaştırmak üzereyken, Ötüken Yayınevi ile tanışır. Ötüken Yayınevi vasıtasıyla yirmiden fazla kitabı Türk okuyucusuyla buluşturur. Dağcı Türk edebiyatının büyük yazarları arasındadır. Romanlarında Kırım Türklerinin yaşadığı acıları hüzünlü ama berrak bir üslupla aksettirir. Kitapları yıllarca elden ele dolaşır. Kırımla olan ilgisini hiçbir zaman koparmaz ve Kırım Türklerinin vatanlarına dönüşlerini anlatmayı ihmal etmez. Hatıralarında "Ben yalnızca Kırım'ın yazarı değilim ama Kırım'ın faciasını bütün gerçeği ve içtenliğiyle yalnız ben yazabilirdim" der. Hayatının son yıllarında içerisinde bulunduğu muhitteki karakterleri ele alan hikayeler de yazar. En büyük destekçisi savaş sırasında Polonya'da tanıştığı ve 1998 yılında kaybettiği kıymetli eşi Regina Hanım olur. Aralarında Yazarlar Birliği'nin ve İlesam'ın yılın yazarı, Türk Ocakları'nın üstün hizmet ödülü de olmak üzere sayısız ödül alır. En son 21.03.2011 tarihinde Marmara Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü tarafından düzenlenen "Türk Dünyasında Zirve Şahsiyetler: Cengiz Dağcı" sempozyumuyla yazarlık macerası ele alındı. Cengiz Dağcı, 22 Eylül 2011 Perşembe günü saat 12.30 sularında Sauthfields'teki evinde vefat etti. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun girişimleri ile Türkiye'den katılan kalabalık bir topluluk tarafından, 2 Ekim 2011 Pazar günü 69 yıldır görmediği Yalta'ya bağlı Kızıltaş köyünde toprağa verildi. Yazar böylece ebedi uykusunu doğduğu topraklarda uyumak imkânına kavuştu.