Irkçılığı böylesine iyi anlatan bir kitap daha okumadım. Başta önyargıyla başladım ama su gibi akıp gitti zaman okurken 2 günde bitirmiştim. Çocuk yetiştirmenin, doğru ebeveyn olmanın ne kadar önemli olduğunu hatırlatan harika bir roman. Yardımcı
Öncelikle okumak için kendime birkaç gün seçtiğim için hızlıca okudum , kitabın kendisi de bu konuda bana çok yardımcı oldu. Beyazların ve siyahların birbirinden bu kadar keskin ayrıldığı hikayede anlatım onları oyle güzel birleştirmiş ki. Anlatım gayet yalın olduğu halde anlatılanlar sizi gerçekten etkileyecektir. İki siyahi ve bir beyaz kadının bir amaç için cesurca bir araya gelmesi ve onların hayatları onlarin bakış açısıyla anlatılıyor. Hikayede beni etkileyen, akışın içinde o kadar çok sey yazılmış ki üzerini çizmeye kalksam bütün bir hikayeyi çizmem gerekebilir. Sevmediğim tek şey tek bir sayfada iki ayrı gün anlatılırken bunun bir birinin devamı gibi bir sayfa düzeni şeklinde düzenlenmesi. Örneğin biri odaya giriyor sizin onun orada ne için bulunduğunu düşünürken aslında siz bir sonraki günü okuyorsunuz ama bunu fark etmeniz birkaç satır alıyor.
Bir zamanlar yaşanmış olan ırklar arasındaki ayrımın sadece görünüşten ibaret olduğunu aslında hiçbir farkımız olmadığını güzel bir şekilde okuyucuya aktarıyor.
1960'lı yılların başı, Amerika'da özellikle de Güney Amerika eyaletlerinde siyah ve beyaz arasında ki ötekileştirmenin en yoğun yaşandığı yerlerden biri Jackson kasabasında geçiyor roman. Siyahların ayrı okullarda okuduğu, ayrı marketleri kullandığı, ayrı tuvaletlere girdiği yıllarda beyaz bir kadının çabaları ile başlayan siyah arkadaşlarla dostluk ve hatta siyah haklarını korkarak ama cesurca koruyan 3 kadının hikayesi.
Kitap bir kurgu olmasına rağmen aslında yaşamın tam içini gösteriyor bize, siyahlara koyulan yasaklar aslında gerçekti bu insanlar üniversite okusa bile beyaz bir kadının hizmetçisi oluyor ve beyaz bir kadının hizmetçisi olmaktan başka hayal daha kuramıyorlardı. Beyaz üniformaları üzerlerinde yokken beyazların gittiği markete bile gidemiyor yada yolda bakıcısı olduğu bebekle bile yürüyemiyorlar. Hatta aynı evde aynı tuvaleti bile kullanamıyorlar.
Green Book filmini izleyenler bilir yeşil rehber gerçekten var ve siyahların nerede ne yapabilecekleri bu rehberde belirtilmiş yakın tarihin büyük utançlarından biri ve bu romanda 1960'lı yıllar çok iyi anlatılmış.
Kitap yalnız bana çok uzun geldi 600 sayfadan daha kısa olabilirdi sanırım gereksiz uzatılmış olduğunu düşünüyorum kendini tekrarlayan örnekler var ve daha kısa olsaymış bence daha iyi olurdu. Okunması kolay bir kitap uzun olmasına rağmen ağdalı ve zor cümlelerden ziyade basit bir dil kullanmış yazar ve okumayı kolaylaştırmış.
Irkçılık ile ilgili farklı bir kitap okumak isteyenler için idealdir.
Yardımcı -608 sayfa
Kathryn Stockett
Üç kadın. Yirmi iki yaşında üniversiteyi bitirerek evine dönen beyaz Skeeter, siyahi çocuk bakıcısı Aibilieen ve siyahi Minny. 1962 yılındayız. Siyahilere olumsuz yaklaşılmakta ve onların çeşitli hastalıklar taşıdığı beyazların pek çoğu tarafından düşünülmektedir. Olumsuz düşüncelerine rağmen beyazlar evlerinde onları çalıştırmakta, çocuklarını emanet etmektedirler.
Skeeter, eve döndüğünde annesi artık evlenmesi gerektiğine inanmaktadır. Fakat boyunun uzun olması eş adaylarını kaçırtmaktadır. Ayrıca Skeeter kendisi okulundayken ortadan kaybolan siyahi bakıcısı Constantine'i merak etmektedir.
Aibilieen, on yedinci çocuğa bakıcılık yapmakta ve kendi öz oğlunun genç yaşta ölümünün acısını yaşamaktadır.
Minny, yemekleriyle dikkatleri üzerine çekse de her düşündüğünü söylediği için işlerden kısa sürede atılmaktadır.
Bu üç kadın bir araya gelerek siyahileri anlatan bir yazı yazmaya başlarlar. Skeeter'ın en başta amacı, aldığı eğitimi kullanarak bir yerlere gelmekken diğerlerinin amacı yaşadıklarını anlatmaktır. Çok uzun bir süreç kendilerini beklemektedir. Gizlice yaptıkları işi kimseye yakalanmadan başlarına dert açmadan başarabilecekler mi? Başarabilirlerse sonra tepkiler nasıl olacak? Neler yaşayacaklar?
Yardımcı kitabını ben severek okudum. Kitap, yazarın ilk kitabı olma özelliğini taşıyor. Ayrıca kendi çocukluk ve genç kızlık dönemlerinde yanlarında bulunan Demetrie adlı siyahi yardımcısını düşünerek yazmış. Yazarın hayatında Skeeter'la benzerlik taşıyan yerler olduğunu okuyunca öğreniyoruz.
Kitap pegasus yayınları tarafından iki ayrı isimle çıkartılmış. İlki Yardımcı. İkincisi ise kitap sinema filmi olarak çekildiğinde kullanılan isim olan Duyguların Rengi . Yani okumak isterseniz ikisinden birini almanız yeterli. Çünkü farklı
Yaşadığım coğrafyada siyah-beyaz insan ayrımı olmaması, bu kitaptan etkilenmemi engellemedi zira bu meseleyi başka bir ayrıma çevirmek çok kolay. Okurken utanç duydum, insanları kolayca ayırabilen karakterler adına. Minny ve Aibileen tam karşımda olsalardı yüzlerine bakabilir miydim, bilmiyorum. Oldukça etkileyici bir kitaptı; güzel bir macerayı, güzel insanları anlatıyordu. Film versiyonunu da izlemeyi iple çekiyorum.
Selam.
Konusu çok güzel işlenmiş. Dili anlaşılır, çevirisi de güzeldi. Sadece olayları fazla uzatmış yazar. Yani bir 576 sayfa olmalı mıydı? Daha az olamaz mıydı? Acaba çevirisinden dolayı mı bu kadar uzun oldu onu da bilemiyorum.
Konusuna gelirsek, beyaz kadınların çocuklarını siyah kadınlara emanet eden ama değerli eşyaları emanet edemeyen bir dönem.. Olay 1962 yılında Mississippi diye bir eyalette ve oranın başkenti Jakson'da geçiyor. Ve üç kadının arkadaşlıklarını, benzer acılardan geçtiklerini, umutlarını anlatıyor. Skeeter, Aibileen ve Minny...
Ayrıca bu kitabın bir de filmi varmış. Bende yeni öğrendim. Kitaptan sonra izlemeyi düşünüyorum.
Kitapla kalınız..
Gercekten cok guzel yazilmis ve belki de ırkçıligi en iyi anlatan bir kitap. Buyuk bir keyifle ve uzuntuyle okudum.Bazı kitaplarin filmi keyif vermese de duygularin rengi filmi bire bir olmus.Kapak tasarimindaki kitap kahramanlari ayni zamanda fimde rol alan oyuncularin filmi orjinal hale getirmis..Gerckten ayni dunya da yasiyorsak rengimiz ne olursa olsun duygularin rengi aynidir...
Günümüzde de hala devam eden ırkçılığı çok güzel anlatan bir kitap olmuş. İnsanların ten renginden dolayı dışlandığı bir Evrende yaşamak çok ağır bir duygu.
Kathryn Stockett Amerikalı bir romancıdır. 2009'da yayımlanan ilk romanı " The Help" ile tanınır. Bu roman, 1960'larda Mississippi, Jackson'da beyaz evlerde çalışan Afrikalı-Amerikalı hizmetçileri konu alır.
Stockett, ilk romanını yayınlamadan önce New York'ta yaşarken dergi yayıncılığında çalıştı. Romanı, 11 Eylül saldırılarından sonra yazmaya başladı. The Help'i tamamlaması beş yıl sürdü ve kitap, ajan Susan Ramer Stockett'i temsil etmeyi kabul edene kadar 60 edebiyat ajanı tarafından reddedildi. The Help, yayınlandıktan sonra bir yıldan fazla bir süre New York Times çok satanlar listesinde bir numaraya yükseldi ve yayınlandıktan birkaç ay sonra çok satanlar listelerinde yükseldi. 2025 itibariyle 15 milyon kopya satıldı, 39 dilde yayınlandı ve New York Times Çok Satanlar listesinde 100 haftadan fazla zaman geçirdi. Roman, 2011 yılında gösterime giren, eleştirmenlerden büyük beğeni toplayan, kalabalık bir oyuncu kadrosuna sahip ve birçok önemli ödüle aday gösterilen bir filme uyarlandı.