1000Kitap Logosu
Duyguların Rengi
Duyguların Rengi
Duyguların Rengi

Duyguların Rengi

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.6
212 Kişi
710
Okunma
210
Beğeni
6bin
Gösterim
576 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 16 sa. 19 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Pegasus Yayınları · 2012 · Karton kapak · 9786055360436
Orijinal adı
The Help
Diğer baskılar
Duyguların Rengi
Yardımcı
The Help
Kaybolmuş ve adaletsiz bir dünya... Mississippi, Jackson; 1962. Siyah kadınlara, beyaz çocukların bakımında güvenilen ancak gümüşleri parlatma konusunda güvenilmeyen bir dönem. Skeeter, Aibleen ve Minny… Kimse arkadaş olacaklarına inanmazdı. Her biri başka bir gerçeğin peşindeydi. Ve bir araya geldiklerinde anlatılacak sıra dışı bir hikâyeleri oldu. On yedinci beyaz çocuğunu büyüten ve kendi oğlunun trajik ölümünün neden olduğu yaraları iyileştirmeye çalışan Aibleen, aşçılıktaki başarısı da en az dilinin sivriliği kadar dillerden düşmeyen Minny ve üniversiteden dönüp onu büyüten biricik hizmetçisinin neden evlerinden ayrıldığını anlamaya çalışan Bayan Skeeter. Duyguların Rengi, acıların, acıları alaya almanın, değişimin ve umudun sonsuz zamanda yankılanacak evrensel hikâyesidir.
5 mağazanın 8 ürününün ortalama fiyatı: ₺33,36
8.6
10 üzerinden
212 Puan · 49 İnceleme
vurkan i
Duyguların Rengi'yi inceledi.
576 syf.
·
6/10 puan
Modern Abd.60 'lı yıllar fakat renk ayrımı zirvede .Siyahlar hizmetçi olarak kabul ediliyor.Ve onlar beyazların yemeklerini yapıyorken, çocuklarına bakıp onları eğitirken normal iken hastalık taşıdıkları gerekçesi ile tuvaletleri bile ayrılıyor, ve bir anda tukaka bir güruha dönüveriyorlar.O dönemde: Zenci erkeklerin koğuşunda beyaz kadınlar bakıcılık yapamaz. Beyazlar sadece beyazlarla evlenebilirler. Hiçbir siyahi berber siyahlara hizmet veremez. Beyazların gömüldüğü yere siyahlar gömülemez. Beyaz ve siyahların okulları ayrı ve kitap alışverişi dahi yasak. Zenci ve beyazlar aynı eczaneyi , sinemayı, umumi tuvaletleri kullanamaz. Kitabı okuyan kişi için bunları dahi öğrenmek yeterli.Yazarımız ten , renk farklarının önemli olmadığını insanların aynı duygu potasında eriyebileceğini, aynı hisleri paylaşıp bir olabileceğini vurgulamak istiyor.Anlatıcı olarak iki siyahi hizmetçi (Aibileen ve Minny) ve bir beyaz (Skeeter) i seçer.Skeeter yazar olmayı istemektedir ailesi ve özellikle annnesi ise ona aşırı derecede baskı yapmaktadır.Erkek arkadaşı yoktur.En iyi arkadaşları Elizabeth ve Hilly ile bir dernekleri vardır.Ve dergilerinin editörüdür. Haftalık briç günleri düzenlerler.Elizabeth gri bir kişiliktir olaylara pek karışmaz ve çocuklarını da pek sevmez.Hilly aşırı hırslı ve siyah düşmanı bir kadındır.Aynı zamanda Afrika'daki çocuklara yardım geesi düzenlemektedir.Elizabeth'in hizmetçisi:Aibileen , Hilly'nin :Yule May 'dir.Aibileen yıllardır beyaz çocukları yetiştirmektedir ve Hilly'nin önerisi ile ona ayrı tuvalet yaptıklarında içi dalgalanır.Elizabeth'in kızı Mae Mobley'i ölen çocuğunun yerine koymuş ve çok sevmektedir.Onun en yakın arkadaşı Minny 'i ise Hilly annesini huzur evine gönderince yanına almak istemiş o ise reddetmiştir.Bunun üzerine hırsız olduğuna dair dedikodular çıkarttığı MinnyE tüm kapılar kapanır.Evi arayan Celia adlı kadın hizmetçi aradığını söyleyince Aibileen Elizabeth'den habersiz Minny'i önerir.Minny kocası Leroy'dan şiddet de görmektedir ve aşırı sivri dillidir.Celia'nın nın acayipliklerine aldırmaz.Ve ilerleyen zamanlarda onun çocuk düşürmesine şahitlik eder.Bu arada başarısız iş görüşmeleri yapan Skeeter bir köşe yazarının yerine onun adına yazılar yazmaya başlar ve yemek , temizlik vb. bilgiler için Aibileen'den yardım almaya başlar.Onun küçükken hizmetçileri olan çok sevdiği Constantine hakkında da bilgi sahibi olduğunu görer ve onun kovulduğunu öğrenir.Tanıştığı editöre beyazların yanında çalışan siyahi hizmetçilerle ilgili röportajlar yapacağını söyler.Ve Aibileen ile gizli buluşmalar yapar.İki taraf da risk alır ve onlara Minny de katılır.Hilly 'nin hizmetçisi Yule May 'ın hapse girmesiyle çekinen diğer siyahlar da yardım eder.Skeeter'in Hilly ve Elizabeth ile arası giderek açılır.Ve bir yandan da Hilly'nin tanıştırdığı senatörün oğlu Stuart ile dalgalı ilişkisi sürer.Annesi de mide kanseridir.Hilly onun siyahlarla ilgili çalışmalar yaptığını öğrenince herkesi ona karşı hale getirir editörlüğünü de elinden alır.Afrikalı çocuklar için yapılan gecede Celia'yı kendisi adına turtaya fiyat vermekle suçlar Hilly.Bunun üzerine Minny ona gerçekleri anlatır onu işsiz bırakınca ona kendi pisliğini kattığı turtayı yedirttiğini söyler.Ve kitap bitince bunu da sona eklerler.Çünkü olaylar ve kişiler değiştirilerek ve yazarı anonim olarak kitap basılır.Eğer gerçek oldğu anlaşılırsa şüpheler olursa Hilly kendi hikayesi ortaya çıkacağı için bunu engelleyecektir.Ki nitekim öyle olur ve Hilly onları tehdit eder.Skeeter New York'tan iş teklifi alır ve orada işe başlar.Minny dayakçı kocasını bırakmaya karar verir.İşine son verilen Aibileen artık özgürce yazılarını yazacağını düşünerek mutlu olur .
Duyguların Rengi
8.6/10
· 710 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
5
Zeyyze
Duyguların Rengi'yi inceledi.
576 syf.
·
10/10 puan
Güneyli Jim Crow Yasaları Derlemesi *Zenci erkeklerin konulduğu koğuşlarda veya odalarda, kimse beyaz bir kadının bakıcılık yapmasını talep etmeyecek. *Beyaz bir insanın, beyaz biri dışında biriyle evlenmesi yasalara aykırıdır. Bu yasaya uymayan herhangi bir evlilik hükümsüzdür. *Hiçbir siyahi berber, beyaz bir kadın veya kızlara berber olarak hizmet veremez. *Görevli memur, beyaz insanların gömülmesi için kullanılan yerlere siyahileri gömemez. *Beyaz ve siyahi okulları arasında kitap alışverişi olmayacak, kitaplar, onları ilk kullanan ırk tarafından kullanılmaya devam edecek. *Zencilerin ve beyazların aynı su çeşmelerini, sinemaları, umumi tuvaletleri, beyzbol sahalarını, telefon kulıbelerini kullanmaları, sirk gösterilerini izlemeleri, aynı eczaneyi kullanmaları, beyazların kullandığı veznelerden posta pulu almaları, aynı masada yemek yemeleri yasaktır. *Büfeler, eyalet fuarı, bilardo masaları, hastaneler... Evet, tüm bunlar ve daha fazlası, çok çok daha fazlası sırf ten renkleri siyahi olduğu için ayrımcılığa maruz bırakılan insanlar için bir dönemin yazılı kuralları... Şuan bu kadar keskin olmasa bile hala bazı insanların zihnen devam ettirmeye çalıştığı, sadece kendilerini daha haklı yada güçlü gördüğü için, üstün gördüğü için uygulamaya çalıştığı saçma sınırlar. Ten renginin aynı olduğu durumlarda da ırkçılık yapmak için sebep bulacak kadar kötü bir düşünce yapısına sahip insanlar yaşadı bu dünyada.. ki hala da yaşayan ve bunu destekleyen insanların var olması oldukça sinir bozucu... Kitap 1960 larda Mississippi Jackson'da , beyaz insanların evlerinde ya da tarlalarında çalışmak zorunda bırakılan, yaşam şekillerini seçme imkanı tanınmayan siyahileri konu alıyor. Özellikle ev hizmetlerinde beyaz kadınların yanında çalışan yardımcıların hissettiklerini bir nebze olsun ifade etmeye çalışan kurgu. Beyaz kadınların çocuklarını doğdukları andan itibaren kendi çocuklarına gösterdikleri özenden daha fazlasını göstererek büyüten, evdeki her türlü sorumluluğu yerine getiren; yemek yapmak, temizlik yapmak, beyaz insanların yataklarını değiştirmek ve onların ağzından çıkan her şeyi ''evet efendim" cümlesi eşliğinde mecburen gerçekleştirmek zorunda kalan, yemek pişirdiği hanede yemek yemesine müsade edilmeyen, tuvaleti ayrı olan, emeklerinin karşılığı olarak çok düşük ücretler ile çalışan, beyaz kadın tarafından kolayca hırsızlık yada başka bir suçlama ile sorgusuz bir şekilde kendini birden hapishanede buluveren yada bir daha bulunduğu yerde hiç iş bulamayacak şekilde suçlanan, kibarlık maskesi altında iğneleyici ve küçük düşürücü tavırlara katlanmak zorunda kalan,beyaz kadınların kurdukları dernekte Afrikalı çocuklar için yardım toplama, yapma işleriyle övünerek evlerinde kendilerine yardım eden siyahilerin yok sayıldığı, kurgu da olsa bu şekilde yaşamış ama dünya üstünden göçmüş siyahileri anlamak için bir parça yardımcı olan güzel bir kitap. Kitapta iyisiyle kötüsüyle beyaz kadınların ve yardımcılarının yaşadığı bazen üzücü bazen komik hikayeler yer alıyor. İnsan olabilmek çok büyük çaba gerektirmiyor aslında. Karşılaştığımız herkese, çevremizde tanıdığımız ve bir şekilde ilişki kurduğumuz insanlara karşı samimiyet ve iyilikle yaklaşmak, her ne sebeple olursa olsun insanları ayrıştırmamak çok zor olmamalı. Bağlı bulunduğumuz topluluktan farklı diye, yada tamamen bizden farklı özelliklere sahip olan insanlardan korkmak ve korkuyu bu şekilde zorbalık ile kullanmak ne kadar yanlış fark edebilsek keşke. Bu güzel anlatının uyarlama filmi de mevcut. Eğer okuyamıyorsak izleyebiliriz. Kesinlikle önerilir. Anlamak için, anlaşılmaya ihtiyacı hissetmek için. Değişelim, gelişelim lütfen... Son sözü kitaptan bir alıntı ile yazayım isterim; ''Olabildiğince yüksek sesle, pisliğin bir renk olmadığını ve şehrin zenci tarafının pis olmadığını haykırmak ve Küçük Kız'a duyurmak istiyordum. O anın gelişini durdurmak istiyordum, her beyaz çocuğun hayatında o an mutlaka gelir ve o andan itibaren, siyahilerin beyazlar kadar iyi olmadığını düşünmeye başlar.'' Syf. 128
Duyguların Rengi
8.6/10
· 710 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
Oguzhan GüNDEM
Duyguların Rengi'yi inceledi.
576 syf.
·
15 günde
·
8/10 puan
Biraz ramazan ayının etkisi biraz da okumayı sevdiğim türden olmaması sebebiyle kitabı bitirmem iki hafta sürdü. Dili ve anlatımı gayet sade ve anlaşılır şekilde. Dönemin Amerikasini siyah-beyaz ilişkilerini güzel işlemiş. Radikal bir beyazın siyahlara farklı yaklaşımıyla kitap yazmasını anlatıyor.
Duyguların Rengi
8.6/10
· 710 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
İlgen Aktürk
Duyguların Rengi'yi inceledi.
576 syf.
·
Beğendi
·
8/10 puan
Bu kitabı yanılmıyorsam 5 sene önce okumuştum. Bi süredir bu kitaba inceleme yapmayı istiyordum nihayet doğru zamanı buldum :) Öncelik olarak şunu söylemeliyim ki bu zamana kadar okuduğum kitaplar arasında ırkcılıgı bu kadar iyi anlatan bir kitap daha görmedim. Siyahi insanların dışlandığı o 1960'lı yıllara sürüklenip kendinizi kitabın içinde buluveriyorsunuz. Okumayı düşünen varsa hiç beklemesin derim. Bir de bu kitabın filmi var onu da izlemiştim okuduktan sonra ve gerçekten beğendim. Normalde okuduğum kitapları dizi/film olarak izlemekten hiç haz etmem. Kitaplar her zaman bambaşkadır ama bu film bana göre ciddi anlamda olmuş. O yüzden kitabı okumak isteyip de okuyamayanlara filmini de öneririm.
Duyguların Rengi
8.6/10
· 710 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
18