Adı:
Yazın ve Yaşam
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750709593
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Yazın ve Yaşam'daki denemeler, edebiyat alanında olup bitenleri izleyerek tartışmalara katılan, söz alan bir büyük yazarın, Tahsin Yücel'in bir özelliğini ortaya koyuyor: Yücel, yaptığı önemli tespitleri, övgüsünü, yergisini açıkça söylüyor. Bu nedenle bu denemeler yayınlandığı yıllarda çok ses getirdi. Kemal Tahir'den Ataç'a, Michel Butor, Robbe-Grillet'den modernlik sonrası Avrupa edebiyatına uzanan bu yazılar, Yücel'in ele aldığı konulara yaklaşımının evrenselliği nedeniyle hep gündemde.

Şimdi, değişik zamanlarda, değişik koşullar altında yazılmış olan bu denemeleri yeniden gözden geçirirken, bir zamanlar bir yetersizlik, bir güçsüzlük saydığım eğilime hep bağlı kaldığımı anlıyorum: oldukça sert bir tartışma biçiminde belirdikleri zaman bile, yazılarımın soru nitelikleri yanıt niteliklerinden daha ağır basıyormuş gibi geliyor bana.
(Tanıtım Yazısından)
Edebiyat ve dil alanında denemelerin olduğu, okura entelektüel katkı sağlaması açısından yüzde yüz faydalı olacak bir eserdir. Kemal Tahir'e kafayı çok net bir şekilde taktığını anladığım, dil konusundaki düşüncelerine (bu kitapta yer alanlarına) katıldığım, aktöre kelimesini bir kaç defa denemelerde kullanınca TDK'dan bakarak ahlak anlamı olduğunu öğrendiğim ve Tahsin YÜCEL'in eleştiri dilinin çok sert olabildiğini gördüğüm bir deneme kitabı olmuştur. Deneme kitaplarını severim, Tahsin YÜCEL de diğerleri gibi yabancı kaynaklardan faydalanmış eserinde -bu normal bir şey de- lakin kendi fikirlerini de belirtmeyi ihmal etmemiştir. Bu manada haddim ölçüsünde taktir ettim.
"Şu saatte, tüm ülkem bu dünya. Bu güneş ve bu gölgeler, bu sıcak ve havanın derinliklerinden gelen bu soğuk: her şey gökyüzünün tüm doluluğunu acıma uyguma doğru boşalttığı bu pencerede yazılı olduğuna göre, ölen bir şey var mı, yok mu, insanlar acı çekiyorlar mı, çekmiyorlar mı diye düşünmem gerekir mi? Şunu söyleyebilirim, az sonra da söyleyeceğim: önemli olan insanca ve basit olmak. Hayır, gerçek olmaktır önemli olan, hepsi girer bunun içine, insanlık da, basitlik de. Ve ben dünya olduğum zaman değil de ne zaman daha gerçek olurum? Daha ben istemeden yerine getirilmiş her şeyim. Ölümsüzlük şuracıkta, bense onu umut ediyordum. Mutlu olmak değil artık dileğim, yalnızca bilinçli olmak.
Bir adam çevresine dalmış, bir başkası mezarını kazıyor: nasıl ayırmalı onları? İnsanları ve saçmalıklarını? Ama işte gökyüzünün gülümsemesi. Işık kabarıyor, yaz çok mu yakın? Ama işte sevilmesi gerekenlerin gözleri ve sesi. Tüm devinimlerimle dünyaya, tüm acımam ve tüm minnetimle insanlara bağlıyım. Dünyanın bu tersiyle yüzü arasında bir seçim yapmak istemiyorum, seçmesini sevmem. İnsanlar açık görüşlü ve alaycı olmamızı istemiyorlar. 'Bu sizin iyi olmadığını gösterir', diyorlar. Ben arada bir bağlantı göremiyorum. Birine aktöreye ters düştüğünü söylediklerini duyarsam, kendine bir aktöre bulma gereksiniminde olduğunu anlarım bundan; birine usu küçümsediğini söylediklerini duyarsam, kuşkularına katlanamadığını anlarım. Hile yapılmasını sevmem de ondan. Büyük yüreklilik, ölüme olduğu gibi ışığa da gözlerini kırpmadan bakabilmektir."
Okuduğumuz parça, kış güneşinin altında bir pencere önünde düşüncelere dalan, ama bu düşünceler arasında hiçbir zaman doğrultusunu şaşırmayan, tam tersine, uslamlamasının her yeni dönemecinde, yaşam gerçeğini biraz daha açık, biraz daha yalın bir biçimde kavramayı başaran bir anlatıcı çıkarıyor karşımıza: yirmi iki yaşında, yoksul ve ünsüz bir genç adamın, 1935-1936 yıllarının Albert Camus'unun yayımladığı küçük denemenin: Tersi ve yüzü'nün anlatıcısı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yazın ve Yaşam
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750709593
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Yazın ve Yaşam'daki denemeler, edebiyat alanında olup bitenleri izleyerek tartışmalara katılan, söz alan bir büyük yazarın, Tahsin Yücel'in bir özelliğini ortaya koyuyor: Yücel, yaptığı önemli tespitleri, övgüsünü, yergisini açıkça söylüyor. Bu nedenle bu denemeler yayınlandığı yıllarda çok ses getirdi. Kemal Tahir'den Ataç'a, Michel Butor, Robbe-Grillet'den modernlik sonrası Avrupa edebiyatına uzanan bu yazılar, Yücel'in ele aldığı konulara yaklaşımının evrenselliği nedeniyle hep gündemde.

Şimdi, değişik zamanlarda, değişik koşullar altında yazılmış olan bu denemeleri yeniden gözden geçirirken, bir zamanlar bir yetersizlik, bir güçsüzlük saydığım eğilime hep bağlı kaldığımı anlıyorum: oldukça sert bir tartışma biçiminde belirdikleri zaman bile, yazılarımın soru nitelikleri yanıt niteliklerinden daha ağır basıyormuş gibi geliyor bana.
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Serap BAĞCI
  • Galip
  • Irene Adler
  • ihtiyar
  • Tolga

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%100 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0