Yedi Gece Sons of Sin Serisi 1

8,3/10  (4 Oy) · 
18 okunma  · 
4 beğeni  · 
940 gösterim
Yedi gün, yedi gece.

Tutku uğruna nelerden vazgeçebilirsiniz?

Sidonie Forsyhte'ın, kumarbaz kız kardeşinin hayatını kurtarabilmesi için yapabileceği tek bir şey vardı: Craven Kalesi'nin duvarlarının arkasında yaşayan, acımasızlığıyla nam salmış, yüzü yaralı o adamla, günah dolu yedi gece geçirmeliydi.

Ancak Sidonie kaleye vardığında, bir canavar yerine, daha önce tanıdığı hiç kimseye benzemeyen biriyle karşılaşacaktı. Bu hafta içinde, Sidonie, ikisinin de hayatını değiştirebilecek karanlık sırrı saklarken, bir yandan Jonas Merrick'e karşı hisler beslemeye başlayacaktı.

Acımasız ve yalnız bir hayat yaşayan Jonas ise geçmişini asla unutmayan bir adamdı. Unutacak olsa bile, aynaya baktığında gördüğü yüz, ona taşıdığı laneti bir kere daha hatırlatıyordu.

Bu masum kızın keskin zekâsı ve güzelliğiyle etkilenen Jonas ile ona gittikçe kendini kaptıran Sidonie'nin aşkı, yaşadıkları tutkulu haftayı aşabilecek mi, yoksa çevrelerini saran tehlikeli düşmanlara karşı yenilecek miydi?
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2014
  • Sayfa Sayısı:
    465
  • ISBN:
    9789944828390
  • Orijinal Adı:
    Seven Nights in a Rogue's Bed
  • Çeviri:
    Zeynep Okan
  • Yayınevi:
    Epsilon Yayınları
  • Kitabın Türü:
Deniz 
16 May 13:27 · Kitabı yarım bıraktı · Puan vermedi

Bir karaktee ne kadar dengesiz ve calkantili olabilirse bu kadin da oyleydi.Bu kitabi sevmedim,sevemedim.Malesef yarim birakmak durumunda kaldim.Erkek karakter desen normalde kusurlu erkek okumayi cok severim ama bu adamda itici ve yaomacik durmus.Hisleri aktaramamis yazar.Boyle karakterler okumak isteyen varsa Elizabeth Hoyt bir numaradir kusurlu karakterler yazmakta.Ama bu kitap benim icin fiyasko

haribu 
20 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

mutsuz bir evliliği olan ablasının kumar borcu yüzünden kendini feda eden Sidonie...
Yıllarca kuzeninden intikam almak için bekleyen ve bu fırsatı onun karısının kumar tutkusuyla yakalayan Jones...
İkilinin birbiri hakkındaki yanlış önyargıları...yedi günleri vardı yani antlaşma yedi gün içindi...Jones karşısında böyle bir kadın beklemiyordu ; çok güzel değildi ama zeki,alımlıydı...
Sidonie karşısında böyle bir adam beklemiyordu,despot olmalıydı onu zorlamalıydı ama karşısında çok kibar,ona prenses gibi davranan birini buldu...
zamanla ön yargılar kırıldı yoğun duygulara dönüştü ama geç kaldılar günleri bitti...
peki şimdi nasıl bir gelecek bekliyor onları ...
tarihi aşk romanı sevenleri buraya alalım, romantizm aksiyon ve mutlu sonları seviyorsanız şöyle bir tutam Yedi Gece çok iyi gelir :)

Özlem Ekiz 
26 May 21:21 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Sidonie Forsythe'nin anne babası ölünce bakımını ablası Roberta üstlenir. Roberta zaman içinde acımasız olan William'la evlenince mutluluğu kumar masalarında bulur ve parası tükenir,birçok kişiye borçlanır. Borçlandığı birisi de Jonas Merrick'tir. Jonas,onunla bir hafta geçirmesi karşılığında borçlarını ödeyeceğini söyler. Roberta zor durumda kalınca kız kardeşi Sidonie'den yardım ister. Sidonie de ablasına geçmişte borçlu olduğu için bu işi üstlenir ve Jonas'ın yaşadığı yere doğru gider. Çevresinden duyduğu kadarıyla adam kalpsiz ve hovarda biridir. Başta ondan korksa da zamanla anlar ki anlatılanlardan çok farklı biridir ve burada olmasının başka sebepleri vardır.

Şimdi kitap konu olarak güzel, bizdeki kitap kapağı da on numara ama konuya girmem biraz zaman aldı ve almak istediğim zevki tam olarak alamadım. Sebebi uzun bir aradan çevirisi en kötü olan kitaplardan birini okumuş olmamdır. Her sayfada abartmıyorum yaklaşık on kere Sidonie, Merrick ismi geçti bazı kelimelerde "de, ki" ekleri ayrılması gerekirken ayrılmamış kelimelerin bir iki harfi eksik. Yani kısaca imla hatası çok fazla.

Okuduğum dört kitaba bakarak söyleyebilirim ki Jonas yaratmış olduğu en acı çeken karakterdi. Adama başta ben de gıcık kaptım fazlasıyla ukala ve dediğim dedik bir ama zamanla geçmişini öğrenince acısını anlayınca bağrıma basasım geldi ancak sonlara doğru yine öküzlüğünü yaptı,kızı resmen süründürdü.

Sidonie için diyecek bir şeyim yok, yazarın diğer romanlarındaki kadınlar gibi onu da çok sevdim ve ona sonuna kadar hak verdim.

Mutlu bir son var ama her şey tam anlamıyla güllük gülistanlık da değil, bu açıdan tam anlamıyla tatmin oldum.

İmla hatalarına rağmen okumama değdi ama şunu söylemesem de olmaz.

Ben artık bu yayın evine küfredecek seviyeye gelmiş bulunuyorum. Bu kadar güzel yazarları var ama ne yazık ki bu güzel yazarların kitaplarını yılda 1-2 sene sonra bir tane çıkarıyor. Son 3 senedir Wattpad ve çocuk kitaplarına takmış durumdalar.