Kitap bir serinin 2. kitabı. Yazar kitabı bana gönderdikten sonra fark ettim. Olay örgüsünü tam anlayamadığım için kitabı yarım bıraktım malesef. Bu yüzden hakkında yorum yapmak yanlış olur.
“Belki de bir simülasyon oyunu oynar gibi yaşıyor; içinde bulunduğumuz sanal gerçekliği, mutlak gerçeklik zannediyorduk.”
Ve vuslat son kitaba kaldı… Yayınevinin azizliğine uğrayınca, içime çektiğim nefesi sanki veremedim; çünkü kitabın son sayfası, basım hatası nedeniyle eksikti. Mehmet Ali Özmen’in Taş adlı serisinin ikinci kitabı da tıpkı ilki gibi iki bölümden oluşuyor ve yine son kısmıyla nefes kesiyor.
İlk kitapta tanıdığımız Yaşar ve Kubilay’ın taşı bulmasıyla başlayan bu ikinci kitap, mistik ögelerini bu kez gizemli bir baykuş aracılığıyla yansıtıyor. Amacı tam olarak çözülemeyen bu baykuş, taşa yakın olanları psikolojik olarak sarsarken, en umutsuz anlarda adeta bir kahraman gibi ortaya çıkıp kurtarıcı rolünü üstleniyor.
Özellikle Yaşar’ın içsel hesaplaşmalarına tanık olduğumuz bu kitapta; gerilim, gizem ve metaforlar ustalıkla iç içe geçiyor. Anlatım dili, ilk kitaptaki temposunu koruyarak okuru yine sürükleyici bir atmosfere taşıyor. Şimdi ise serinin final kitabında neler olacağını büyük bir merakla bekliyor ve ‘Son’ kitabını okumaya başlıyorum.
ZanMehmet Ali Özmen · Banliyö Kitap · 20246 okunma
Herkese Selamlar
Sıradaki eserim üç serilik bir eserin ikinci kitabıdır. Tarihi eser,gizem maceraya yeni başlayanlar için başlangıç eseri olabilir.
İlk kitapta Yaşar ve Kubilay bilerek komşunun köpeğini ezip daha sonra gömmek için gittikleri yerde bir tarihi eser heykeli bulurlar.
Serinin ikinci kitabında ise bu heykeli satıp zengin olma peşinde iki arkadaş araştırma yapıp bir profesör bulurlar.Bu arada esrarengiz olaylar olmaya başlar baykuş görünümlü büyük bir kuş Yaşar ve Kubilay’ın önüne çıkmaktadır. Bu tarihi eser yaşın gizeminden kaynaklı olduğunu düşünürler. Bu arada Yaşar’ın babası uyuşturucu satan bir çeteyi polise şikayet eder. O çete başıda babasının atölyesini dağıtır ve alenen tehdit eder. Aynı zamanda Yaşar’ın kızkardeşi kaçırılır daha sonra serbest bırakılmıştır. Hepte bu tuhaf kuş olayların olduğu yerde ortaya çıkar.
Serinin üçüncüsünü dört gözle bekliyorum.
Bu tarihi eserdeki gizem sır çözülecek mi bakalım…
ZanMehmet Ali Özmen · Banliyö Kitap · 20246 okunma
Merhabalar; geçen sene birinci bölümünü okudugum #korkudozutas ikinci kitabini merakla bekliyordum.Yazarimiz Mehmet Ali Özmen'in "Korku Dozu: Zan" ikinci kitabi.
Gerilim ve psikolojik derinlik sevenler için gerçekten çarpici bir eser. Yazar, mekan ve karakter tasvirlerinde o kadar basarili ki, olay örgüsünün igine çekilmemek mümkün degil.
Özellikle serinin ikinci kitabinda, bireylerin zihinlerinde dolaşan paranoya ve korku, hikâyeye daha yogun bir atmosfer katiyor.
Kitap, korkunun insan zihninde nasil bir hapishane yaratabilecegini ve tehlikenin aslinda disarida degil, içimizdeki fisiltilarda sakli oldugunu ustaca isliyor. Yaçar ve Kubilay'in çözülemeyen bilmeceleriyle ilerleyen hikaye, sadece olaylari degil, karakterlerin bilinçaltindaki çatismalari da gözler önüne seriyor. Her sayfada artan gerilim, olaylarin gizemini çözmeye tesvik ederken, hikâyenin gerçek hayatta bile sorgulatici bir derinligi oldugunu hissettiriyor.
Siradan insanlarin kendilerini bir anda buldugu esrarengiz ve korkutucu olaylar, bilinmezlik ve belirsizlikle birleserek zihinlerde adeta bir firtina estiriyor. Gerçeklerin sisin ardina gizlenmesi, insanin gördügünden çok görmediginden korktugunu vurgulayan bu eser, korkunun hem bir araç hem de bir sonuç oldugu gerçegini harika bir sekilde yansitiyor.
"Korku Dozu: Zan", sadece bir korku hikayesi degil; ayni zamanda hirslarin, belirsizliklerin ve insanin içsel savaslarinin bir portresi. Mehmet Ali Özmen'in kaleminden çikan roman, hem dusundurüyor hem de tüyleri diken diken ediyor. Gerilim dolu bir macera arayan herkese şiddetle tavsiye ederim.
ZanMehmet Ali Özmen · Banliyö Kitap · 20246 okunma
Merhaba korku ve gerilimin dozunu arttırarak devam ettiği kitabın ikincisi ile karşınızdayım.
@mehmet_ali_ozmen kaleminden @banliyokitap tarafından yayınlanmış Korku Dozu Zan adlı kitabı okudum.
Taş adlı ilk kitapta Kubilay ve Yaşar,başların gelen olaydan kurtulmak için açtıkları çukurda bir kitabe bulurlar bunu tarihi eser sanıp satmaya kalktıklarında kendileri tarihin geçmişinde bulmuşlardı.
Zan kitabında ise bu ikilinin korku dolu maceralarını okumaya devam ediyoruz.Bu kitabeden kurtulup bu beladan sığrılmak için nasıl bir yol izleyecekler???
Bir beladan kurtulmaya çalışan ikilinin hayatlarında hiçbirşey yolunda gitmediği gibi olağandışı olaylar içinde bulurlar kendilerini peki onları nasıl bir son bekliyor???
Ve bu korku dolu macerada onların başına neler geliyor ve nelerle karşılaşıyorlar???
Tüm bu soruların cevabı için şimdiden keyifli okumalar dilerim yazarın kalemi daim olsun.Akıcı ve sürükleyici bir kurguyla kaleme alınmış kitapta bir sonraki sayfada beni ne bekliyor heyecanıyla sayfaları çevirdim.
Korkunun dozunu biraz daha arttırmaya ne dersiniz?
Ocak ayında ilk kitabını okuduğum Korku Dozu serisinin ikinci kitabı Zan ile geldim.
Taş'ı okuyanlar kişileri zaten biliyorlar. Kaportacı Halil Usta'nın oğlu Yaşar ve arkadaşı Kubilay'ın ormanda buldukları taş ile başlamıştı hikaye. Değerli olduğunu düğüdükleri ve okutup zengin olmayı hayal ettikleri taş aslında bir felaket habercisiydi. Taşın izini sürerken M.Ö 1200'lü yıllara Mısır-Hitit Savaşı'nın ortasına düşmüştük.
Zan'da da Mehmet Ali Özmen usta kalemini devam ettirmiş. Yine mekan ve karakter betimlemeleri harika...
Özellikle psikolojik gerilim sevenler için kurgu heyecanı hiç düşürmeden devam ediyor.
Bu kez kişilerin zihnindeki paranoya ile birlikte gerilim biraz daha yükseliyor. Zan ile olayların ardındaki gizem biraz daha aralanıyor. Yaşar ve Kubilay ile tam bir bilmece çözümeye çalışıyoruz.
"Korku, insanın zihninde kendi hapishanesini yaratır. Asıl tehlike dışarıda değil, içerideki fısıltılardır."
Anlaşıldığı üzere olay örgüsü kahramanların iç sesleri ile ilerliyor. Bilinçaltının algıları nasıl etkilediği ortada. Zihinleri ile müthiş bir savaş halindeler.
"Gerçekler bazen sisin ardına saklanır. Görmediğin şeyden korkarsın ama görmediğinde de gerçeğin acımasızlığından kaçamazsın."
Sıradan bir yaşantıları olan bu insanların bir anda kendilerini bulduğu gizemli ve bir o kadar da korkutucu olaylar onları nerelere sürükleyecek?
Bilinmezlikler ve belirsizlikler zihinlerini nasıl etkiliyor?
Dış unsurlara karşı duyulan korkunun, iç dünyamızda olup bitenin de manipülesi olduğunu ortaya koyan tarzı, bence okunmaya değer kılan özelliklerinden. Korku hikayesi olmasının yanı sıra hırsın bize neler edebileceğini de gösteren bir farkındalık yaratıyor.
Korkutmak ve güldürmek zordur. Büyüsünü kaybetmediği gibi dozu