KAŞGARLI MAHMUT
Ferhat CİYLAN
İstanbul: Kaknüs Yayınları, 2015, 512 sayfa
Kaşgarlı Mahmut bir derya, biz ise o deryanın yanında bir yağmur damlası olabiliriz belki... Bir yağmur damlası deryaya düşse ve bir vakit onda kalıp tekrar ondan ayrılarak eski dünyasına döndüğünde ne hissederse bizim de bu eseri bitirdiğimizde hissediğimiz odur...
Türk tarihinin ve edebiyatının mihenk taşlarından biridir Kaşgarlı Mahmut. Ve onun ölümsüz eseridir Düvanü Lügati't Türk. Türk Eğitim Sisteminden geçen her öğrenci eğitim hayatı boyunca birkaç kez kez Kaşgarlı Mahmut ve onun ölümsüz eseri Divanü Lügati't Türk'ü duymuş ve "Araplara Türkçeyi öğretmek için yazılmış bu eser Türkçe'nin ilk sözlüğüdür." kalıp bilgisini öğrenmiştir. Merak edenler ya da edebiyat okuyanlar çok daha fazlasını...
Tarihi roman olarak elimize aldığımız "Kaşgarlı Mahmut" adlı eser; büyük Türk Alimi Kaşgarlı Mahmut'un hayatını incelerken, başta Karahanlı Devleti ve Büyük Selçuklu Devleti olmak üzere; 11. yüzyılda Doğu ve Batı Türkistan, İran, Irak ve kısmen de olsa Anadolu coğrafyasının ilmi, coğrafi, siyasi, kültürel, etnik, sosyolojik vb... yapısını da okuyucuya ustalıkla yansıtır. Eserde, Kaşgarlı Mahmut'un doğduğu, büyüdüğü, dolaştığı yerler olan; Kaşgar, Opal, Deşt-i Kıpçak, Semerkant, Buhara, Nişabur ve Bağdat ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Yazarın birikimini ve kitabın konusuna hakimiyetini eserdeki derinlikten ve usta işi anlatımdan anlamak mümkündür. Bunda, yazarın Karahanlıların hüküm sürdüğü coğrafyanın evladı ve Kaşgarlı Mahmut'un yaşadığı coğrafyada yoğun olarak meskun olan Uygur Türklüğünün içinden çıkmış olmasının çok önemli bir yeri olduğu kanaatindeyim.
Kitap, oldukça hacimli, dil bakımdan ise oldukça akıcıdır. Öte yandan eser bir roman olmanın ötesinde bir misyona sahip