İbrahim ÇAKIR

İbrahim ÇAKIR
EĞİTİMCİ
YÜKSEK LİSANS
NİĞDE
10 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
8/10
·101 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2021 12:58
Victor Hugo'nun küçük çaplı ama oldukça yoğun duygularla kaleme aldığı eser. İşlediği cinayet sonucunda idama mahkum edilmiş bir suçlunun son günü özelinde mahkumun suçlu olmasına rağmen idam anına yaklaştıkça hayata tutunmak ve hayatta kalmak için verdiği anlamlı fakat başarısızlıkla bitmek zorunda kalan çabaları... 19. Yüzyıl Fransa'sı hakkında yüzeysel tahlillere de yer verilen eser özellikle bir babanın geride bıraktığı kız çocuğundan ayrılacak olmasının verdiği ızdırabı işliyor. Bir yanda Bicetre Hapishanesi'nden giyotine giden süreçte sürekli bir iç hesaplaşma ve suçlu olduğunu kabul etmesine rağmen idam edilmeyi kabul edemeyen bir idam mahkumunun travmatik ruh hali; öte yanda idam cezasının infazını büyük bir sabırsızlık ve iştahla bekleyen Paris halkı... Bu açıdan baktığımızda yoğun psikolojik tahlillere sahip olan eser aynı zamanda Paris halkı özelinde Fransız toplumunun sosyolojik yapısı hakkında da fikir veriyor. En değersiz insan bile bu dünyadan gitmeden bir iz bırakır mutlaka... Victor Hugo eserinde; bir idam mahkumunun gözünden, son nefesini vermeden hayata dair sorgulamalarını ve vicdanını rahatlatmak için hissettiklerini dile getiriyor...
Acı
Bir İdam Mahkumunun Son Günü (cep boy)Victor Hugo · Karbon Kitaplar · 2019152,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Gerçekler ve Önyargıların İç İçe Olduğu Acayip Bir Kitap
9/10
·454 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2021 13:34
Venedikli, dindar Katolik Hıristiyan bir tüccar-seyyahın 13. yüzyıl Asya'sındaki gözlemlerini yansıtan; Moğol, Çin, Türk ve Hintliler başta olmak üzere Asya'da yaşayan milletler üzerinde yapılmış gözlemleri içeren seyahatname tarzı bir kitaptır bu. İçinde olağanüstülüklerle dolu pekçok olay ve canlı vardır. Kısmi olarak da olsa "oryantalist" bir bakış açısıyla kaleme alınmıştır. Benim kitap sonunda emin olduğum en önemli şey: Marco Polo'nun Kubilay Han ve Moğollara olan sadakati oldu. Öte yandan -yaşanılan coğrafyayı düşündüğümüzde- özellikle Türkistan coğrafyasında yaşayan Türk topluluklarına yönelik bilgilerin yok denecek kadar az olduğunu gözlemledim. Marco Polo Moğollarla Türkleri ayırt etmedi ya da edemedi mi? Kitabın ilk sayfalarında Anadolu'daki Türk(men)lere yönelik önyargılı düşüncelerinin devamı olarak Türkistan'daki Türk varlığını mı görmezden geldi?.. Bu soruların cevabı net değil. Ama net olan birşey var: Marco Polo fundamentalistlik derecesinde İslam ve Müslüman düşmanlığına sahip... Her biri birer zaman makinesi hüviyetine sahip seyahatnamelerin en önde gelenlerinden biri sayılan bu eser coğrafyamızın her bilinçli bireyi tarafından okunmalı. Zira bu eser çağdaş (!) batının 70'inde neyse 7'sinde de aynı olduğunu, Moğolların ise (13. yüzyılda) bizim bildiğimizin çok ötesinde bir kültür, hatta medeniyet seviyesinde olduklarını açık bir biçimde ortaya koyuyor. Stephane Yerasimos tarafından kaleme alınan ve 22 sayfayı bulan giriş kısmı oldukça kaliteli. Kitapta verilen soy kütüğü, seyahati içeren haritalar ve dipnotlar da kitaba ayrıca kalite katmış.
1000Kitap Gerçek Okurlar
Dünyanın Hikaye EdilişiMarco Polo · Ötüken Neşriyat · 2019186 okunma
Avrupa Seyahatnamesi
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2020 54. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2020 15:27
Fatih KERİMİ Çağrı Yayınları İstanbul, 2001 144 sayfa ISBN: 975-454-043-08 8 TL Fatih Kerimi'nin Avrupa Seyahatnamesi, yakın dostu Şakir Efendi'yle birlikte 1899 yılının şubat ayında demir yoluyla yaptıkları; "hem ziyaret hem ticaret" anlayışıyla Batı Rusya, Almanya, Belçika, Fransa, İtalya, Sırbistan, Bulgaristan ve İstanbul üzerinden deniz yoluyla Kırım ve tekrar memleketleri Orenburg'a dönmeleri sırasındaki seyahatlerinin gözlem ve yorumlarını konu alır. Avusturya. Tatar edebiyatının 20 yüzyıldaki önemli kalemlerinden olan Fatih Kerimi, seyahatnamesiyle: Müslüman bir Tatar Türk'ünün gözünden 19. yüzyılın sonu itibariyle Britanya dışındaki önemli Avrupa ülkelerinin ve Avrupa'daki egemen anlayışın fotoğrafını çekmiş; okuyucuya Avrupa ile -Tatar Türkleri özelinde- Müslümanlar arasında mukayese yapma imkanını sunmuştur. Bunu da oldukça başarılı bir şekilde yaptığı aşikar bir biçimde görülmektedir. Fatih Kerimi 1870 yılında Tataristan’da doğmuştur. İlk eğitimini köyünün mollası olan babasından almış, ardından 11 yıllık bir medrese öğrenimi görmüştür. 1890’da okumak için İstanbul’a gelen Kerimi, Ahmet Mithat Efendi’nin yardımıyla Mekteb-i Mülkiye’ye girmiştir. Burayı bitirdikten sonra Kırım’ın Yalta şehrinde iki yıl öğretmenlik yapan Kerimi Orenburg’da ceditçilik anlayışına sahip öğretmenlerin yetişmesi için eğitim vermiştir. Babası tarafından Orenburg’da açılan matbaanın başına geçmiş ve toplamda 1 milyona yakın gazete ve derginin basılmasına katkıda bulunmuştur. Rusya Müslümanlarının sosyal ve siyasi hayatında önemli katkılar yapan Kerimi hem gazetecilik, hem muallimlik, hem matbaacılık hem de müfredat programcılığı yapmak suretiyle 19 ve 20. Yüzyılda Rusya Müslümanlarının aydınlanmasını ve bilinçlenmesini sağlamak için her türlü baskıya rağmen çalışan aydınlar
Tarih
Avrupa SeyahatnamesiFatih Kerimi · Çağrı Yayınları · 200133 okunma
Kaşgarlı Mahmut
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2020 18:31
KAŞGARLI MAHMUT Ferhat CİYLAN İstanbul: Kaknüs Yayınları, 2015, 512 sayfa Kaşgarlı Mahmut bir derya, biz ise o deryanın yanında bir yağmur damlası olabiliriz belki... Bir yağmur damlası deryaya düşse ve bir vakit onda kalıp tekrar ondan ayrılarak eski dünyasına döndüğünde ne hissederse bizim de bu eseri bitirdiğimizde hissediğimiz odur... Türk tarihinin ve edebiyatının mihenk taşlarından biridir Kaşgarlı Mahmut. Ve onun ölümsüz eseridir Düvanü Lügati't Türk. Türk Eğitim Sisteminden geçen her öğrenci eğitim hayatı boyunca birkaç kez kez Kaşgarlı Mahmut ve onun ölümsüz eseri Divanü Lügati't Türk'ü duymuş ve "Araplara Türkçeyi öğretmek için yazılmış bu eser Türkçe'nin ilk sözlüğüdür." kalıp bilgisini öğrenmiştir. Merak edenler ya da edebiyat okuyanlar çok daha fazlasını... Tarihi roman olarak elimize aldığımız "Kaşgarlı Mahmut" adlı eser; büyük Türk Alimi Kaşgarlı Mahmut'un hayatını incelerken, başta Karahanlı Devleti ve Büyük Selçuklu Devleti olmak üzere; 11. yüzyılda Doğu ve Batı Türkistan, İran, Irak ve kısmen de olsa Anadolu coğrafyasının ilmi, coğrafi, siyasi, kültürel, etnik, sosyolojik vb... yapısını da okuyucuya ustalıkla yansıtır. Eserde, Kaşgarlı Mahmut'un doğduğu, büyüdüğü, dolaştığı yerler olan; Kaşgar, Opal, Deşt-i Kıpçak, Semerkant, Buhara, Nişabur ve Bağdat ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Yazarın birikimini ve kitabın konusuna hakimiyetini eserdeki derinlikten ve usta işi anlatımdan anlamak mümkündür. Bunda, yazarın Karahanlıların hüküm sürdüğü coğrafyanın evladı ve Kaşgarlı Mahmut'un yaşadığı coğrafyada yoğun olarak meskun olan Uygur Türklüğünün içinden çıkmış olmasının çok önemli bir yeri olduğu kanaatindeyim. Kitap, oldukça hacimli, dil bakımdan ise oldukça akıcıdır. Öte yandan eser bir roman olmanın ötesinde bir misyona sahip
Tarih
Kaşgarlı MahmutFerhat Ciylan · Kaknüs Yayınları · 201556 okunma
Seyahat Diyen Kitaplar
10/10
·166 syf.··
2020 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2020 21:19
SEYAHAT DİYEN KİTAPLAR Zafer SARAÇ İstanbul: Post Yayınları, Ocak 2020, 166 sayfa. Seyahatname; Arapça “gezmek, gezi” anlamındaki seyahat ile Farsça “mektup” anlamına gelen name kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuş; bir yazarın gezip gördüğü yerlerden edindiği bilgi ve izlenimlerini anlattığı eser anlamına gelen bir kelimedir. İnsanın yaradılışında var olan merak duygusunun yaşadığı toprakların ötesini ve bu coğrafyalara ait siyasi, sosyal, etnik, ekonomik, dini, kültürel vs. özellikleri yerinde gözlemlenmesinin sonucu olarak ortaya çıkmış; geçmişi iki bin yılı aşan bir yazın türüdür. Seyahatnamelerin ortaya çıkmasında her ne kadar ilk olarak insanda var olan merak duygusunu belirttikse de arka planda bu duyguyu kamçılayan amillerin başında; devlet yöneticilerinin farklı siyasi hesapları ve dini önderlerin inançlarını daha geniş alanlara yaymak istemeleri gelmektedir. İncelediğimiz eserde yazar, farklı tarihlerde çeşitli dergi ve internet sitelerinde yayımlanmış yirmi beş makaleden oluşan seyahatname eleştirilerini kronolojik bir sırayla okuyucuya sunmuştur. Yazar, ele aldığı seyahatnameleri tabiri caizse iyice hazmetmiş, ardından kendi yorum ve bakış açısını da yansıtarak eleştiriye tabi tutmuştur. Yazar, bu eleştiri sürecinde isabetli tespitleriyle okuyucuyu ikna etmekte oldukça başarılıdır. Yazarın seyahatname eleştirilerinde değer verdiği ve sık sık üzerinde durduğu kaynakça ve kavram kullanımına bizzat kendisinin de dikkat etmesi fikir ve eylemlerinin tutarlılığını yansıtması bakımından oldukça değerlidir. Yazar, makalelerinde yer yer akademik bir dil kullanırken, Osmanlı Türkçesi kelimeleri kullanmaya özellikle dikkat ettiği göze çarpmaktadır. Zafer Saraç farklı bir disiplin üzerine (Biyoloji) başladığı yükseköğrenimini çok keskin bir kararla yarıda
Tarih
Seyahat Diyen KitaplarZafer Saraç · Post Yayınevi · 202096 okunma