“Bazı yalanlar sadece bir kişiyi değil, tüm dünyayı kandıracak kadar büyüktür.”
Dan Brown yine bildiği işi yapıyor: Bilim, siyaset, güç hırsı ve bitmek bilmeyen bir tempo… Kitabın ilk sayfalarından itibaren kendimi olayların içinde buldum. Her bölümün sonunda merak duygusunu diri tutması nedeniyle kitabı elimden bırakmakta zorlandım.
Özellikle bilimsel keşifler ile siyasi çıkarların çatışması oldukça etkileyiciydi. Hikâye ilerledikçe kime güveneceğinizi bilemiyorsunuz ve tam her şeyi çözdüğünüzü düşündüğünüz anda yeni bir sürprizle karşılaşıyorsunuz.
Bazı karakterlerin derinliği daha fazla olabilirdi ancak sürükleyicilik konusunda Dan Brown yine beklentiyi karşılıyor.
Gerilim, komplo teorileri ve yüksek tempolu maceraları sevenler için kesinlikle okunabilecek bir kitap.
“Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.”
Bir cümle bazen bir kitabın değil, bir hayatın özeti oluyor.
Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi’ni bitirdiğimde içimde tam olarak böyle bir his vardı: Geç
Her akıllı insan hayatın güzel bir şey olduğunu, amacının da mutlu olmak olduğunu bilir.
Ama sonra yalnızca aptallar mutlu olur. Nasıl izah edeceğiz bunu ?