Bazı kitaplara bazı ödüller neden verilir? Bu ödülü verenlerin beyni bizlerden çok daha mı ileridedir? Bir cümle nasıl üç sayfa sürebilir? Ve daha nicesi... Kafamda deli sorular, gel aydınlat beni.
Yeşaya GeldiLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 1989907 okunma
"Bu da roman mıydı şimdi?" diyeceğim. Yazar ol da sen yaz, diyecekler. Yazar olup -onca övgüyle bahsedilirken- böyle bomboş bir kitap yazacağıma hiç yazmamayı tercih ediyorum.
Leopar Desenli Şapka
"Ben emanette on yıl unutulmuş bir bavul muyum?" demişti Güneş annesine, onu yurttan almaya geldiğinde. Sözde üzgündü kadın, çocuğunu bırakmak zorunda kaldığı için. Aldı götürdü evine kızını. Üvey baba, üvey abi ve sarıp sarmalayamayan-sevgisini hiç göstermeyen ya da sevmeyen- bir anne. İçim daraldı yeminle. Sürekli övgüyle bahsedilen Sevim Ak öykülerindeki bu yoğun trajediye tahammül edemiyorum. Ve bugünden sonra öğrencilerime de bu öyküleri tavsiye etmeyi düşünmüyorum.
Domates Saçlı KızSevim Ak
Çocukluğumda Ayhan Işık'tan keyifle izlediğim sahneleri satır satır okuyunca cümlelerin ne kadar sığ, konunun ne kadar dayanaksız olduğunu fark edip üzüldüm. İncik cincik değerlendirme yapan Sherlock Holmes'i kandırmak bu kadar kolay olmamalıydı bence...
Peyami Safa
Ne zaman Zülfü Livaneli okusam pişman oluyorum. Aynen kanka, sol kesimin hepsi aydın, sağ kesim sapık, sapkın, katil... Aaa pardon, son dönemlerde edebiyat ödülü alabilmenin en önemli kuralı İslam düşmanlığıydı değil mi? Unutmuşum...