Bir başucu kitabı niteliğinde. Edebi, şiirsel, derinlikli ama bir o kadar anlaşılır, kısa ve öz bir kitap. Öyle bir öz ki yaşamın büyük sırlarını küçük tılsımlı paragraflarına koyarken okuyucusunu hem ciddi bir sorgunun içine düşürüyor hem bir yandan tesellisini veriyor.
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,3bin okunma
“Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu” bir kız çocuğunun kendi küçük dünyasında ve kalbinde filizlenen bir duygunun tüm hayatını bir sarmaşık gibi sarmasını ve gerçek bir adanmışlığı anlatır. Günün birinde karşı dairelerine taşınan tanınmış roman yazarı R.’nin, hayatına ansızın girişiyle zaman ve mekan kavramı bu küçük kız için sonsuza dek değişir ve bu karşılaşma hayatının yörüngesini belirleyecektir. İsminden de anlaşılacağı üzere kitap aslında bir mektup.
Kafka bir dargın bir küs uzatmalı(5yıl) nişanlısı Felice ile benzer bir ilişkiyi Milena ile de kuruyor. Yine mektuplardan beslenen hatta direk kağıdın üzerinde kalemle can bulmuş diyebileceğimiz bir aşkın belgelerini, Kafka’nın yaşamının sonlarına denk gelen gerçek bir ilişkisini konu alıyor. Fakat Milenamız aslında evli bir kadın. Yıl 1920 Kafka(37) doktorunun önerisiyle gittiği Merano’ da, bir yıl önce Viyana’ da tanıştığı ve kitaplarını çevirmek istediğini bir mektupla kendisine iletmiş Milena ile çeviriler üzerine mektuplaşmaya başlar. Sevgili Milena da kendisi gibi tüberküloz hastasıdır ve mektuplarında eşiyle yaşadığı problemleri sık sık dile getirmektedir. Zamanla aralarındaki ilişki aşka dönüşür. Ve bu aşk mektuplarından oluşan kitap, Kafka’nın ölümünden sonra yakın arkadaşı Max Brod. tarafından mektupların yayınlatılmasıyla ortaya çıkmış olur.
Kendisi ilişkilerinde çoğu zaman elde edip doyuma ulaştıktan sonra hep aynı geri çekilmeyi yaşamış. İmkansızla ilgilenmeyi yaşamın kendisiyle ilgilenmekten daha cazip bulmuş. Aşklarını yazmak için bir araca ve esin kaynağına dönüştürmüş. Kafka’nın aşk hayatı, tıpkı zihin ve duygu dünyasının hayatı algılama ve yaşama biçimi gibi iniş-çıkış, karışıklık, bilinmezlik, kasvetle dolu. Aslında bunda bir türlü iyiye gitmeyen hastalığının da payı büyük. Kafka zayıf, iştahsız, çelimsiz, uyku problemi çeken zayıf biri olarak karşımızda kitap boyunca. Bu kitabın namını bu kadar salansa tabi ki Kafka’nın Milena’ ya olan aşkını sınırları zorlarcasına haykırdığı, okurken vay be dediğiniz cümleleri. Bir o kadar da yaptığı psikanalizler ve kendinden, yaşamından ve dünya algısından pek çok şey haber veren satırlar.