“Hayatlarının böyle ilmek ilmek işlenmiş olması o kadar kasti görünüyordu ki… Sanki bir tanrı asırlardır hikâyelerini yazıyor, her detayı dikkatle planlıyor ve yollarını özenle birleştiriyordu.”
“yüzerim alışır nasılsa boy verdikçe acı kaybımız
yüzerim unutulacak yürüyen kendimden bir parça sıcaklık
yüzerim birikince karnıma ölüleri kamaşan düğümler
fotoğrafçılar artık gülümse demiyor bana
yine de geçerliymiş bu vesikalık”
“geri dönüşüme inanıyorum fuâd bunda gülünecek ne var
dağılıyorum yuva denilen yerlerde sağır eksikliğine
aslını ararsan unutulanlar adında bir yarık var
durmadan kan akıtır yüzümüze
seni yeni kıyafetlerde gizledik fuâd
iskeletimize serdiğimiz tenimizden geçtik karşıya
kimse bir yüzümüz olduğunu fark etmedi”