Geniş kitleleri görmezden gelen ve her şeye karar verme yetkisini elinde tutan birkaç profesyonelin yönettiği geleneksel sistemler sık sık yönetsel krize düşerken, halkın düşünce ve duygularına önem verir gibi görünen bazı siyasi liderler tarafından yönetilen sistemler ise geniş kitleler tarafından beğenilip desteklenmektedir.
"Bütün bir öğrenim hayatımız boyunca yeteneklimiz-yeteneksizimiz, dehamız-aptalımız aynı sıralarda oturup aynı eğitimleri aldık. Aslında ne kadar eğitim denir bilmiyorum. 60-70 kişilik sınıflarda ilkokuldan üniversiteye kadar ezberleyen insanlar olduk. Sonra iş yaşamına girince, "Hadi üretin." dediler, şaşırdık kaldık. "Bana hiç ürettirmediler ki yaratıcılığımı artırmak için bir şey yapmadım ki!" diyemedik."