Geniş kitleleri görmezden gelen ve her şeye karar verme yetkisini elinde tutan birkaç profesyonelin yönettiği geleneksel sistemler sık sık yönetsel krize düşerken, halkın düşünce ve duygularına önem verir gibi görünen bazı siyasi liderler tarafından yönetilen sistemler ise geniş kitleler tarafından beğenilip desteklenmektedir.
"Bütün bir öğrenim hayatımız boyunca yeteneklimiz-yeteneksizimiz, dehamız-aptalımız aynı sıralarda oturup aynı eğitimleri aldık. Aslında ne kadar eğitim denir bilmiyorum. 60-70 kişilik sınıflarda ilkokuldan üniversiteye kadar ezberleyen insanlar olduk. Sonra iş yaşamına girince, "Hadi üretin." dediler, şaşırdık kaldık. "Bana hiç ürettirmediler ki yaratıcılığımı artırmak için bir şey yapmadım ki!" diyemedik."
Ne zaman ki düzeltiriz ülkeyi, her sene politikacı bürokratların ve devlet adamlarının aldığı 7 milyar dolar rüşveti keseriz, o zaman bu bayrağı hak ederiz.
Bu ülkenin ekonomi, işsizlik, terör gibi dertleri yok. Bu ülkenin tek derdi şu; ortak değer kavramlarımızı ve birbirimize saygımızı kaybettik. Aynı değerlere, aynı bayrağa inanan insanlar birbirlerine saldırmazlar. Mustafa Kemal'in başarısının sırrı buydu. Son 60-70 yıllık başarısızlığın nedeni ise bunu yapamamamız.