İlk başta 70-80 sayfalık ince ciltler ile 6 kitap olarak yayınlanmış Yeşil Yol. Sonra birleştirilip tek bir roman haline getirilmiş. Gerçek bir hikayeden esinlenildiği söyleniyor hep. İki farklı versiyonu var ama. İlki, Stephen King’in Paul Edgecombe (kitapta hikayeyi anlatan karakter)’un gerçek kişiliği ile bir huzurevinde tanıştığı. Paul gibi ismi verilmeyen hapishanede E blokta idam gardiyanı olan, 108 yaşındaki bu yaşlı ama dinç görünen kişi, çalıştığı dönemde John Coffey gibi biriyle tanıştığını ve onun Tanrı’nın mucizesi olduğunu söyler. Hatta kendisine dokunup bir parçasını verdiğini, o nedenle bu yaşta bu kadar dinç olduğunu söyler. Yazarımız da bu hikayeyi kitaplaştırır.
İkincisi ise George Stinney isimli 14 yaşındaki siyahi çocuğa, iki kız çocuğunun cinayet suçunun atılması olayıdır. Stinney’in davası siyahi olması nedeniyle formaliteden, kimse onu doğru düzgün savunmadan yapılır ve yaşına rağmen idama mahkum edilir. Ve en genç yaşta elektrikli sandalye ile idam edilen kişi olarak tarihe geçer. 2004’te davanın yeniden açılması için bir tarihçi yaptığı araştırmalar ile Stinney’in resmen suçsuzluğunu kanıtlar. Tabi Stinney ve ailesi için çok ama çok geçtir. Ama insanlık için minicik de olsa bir adımdır.
King gerçekte neyden esinlendi bilmiyorum ama ortaya çok güzel ve dokunaklı bir eser çıkmış. İyilik ve kötülüğün insanlarda bulunma şekli, ırkçılığın, torpilin, ekmek parası için insanların yapmak zorunda kaldığı şeylerin bir bütünü kitap. Paul’ü, Coffey’i, Brutus’ü, Janice’i, Moores’u göreceksiniz kitapta. Karakterlerinde ki ince ayrımlarla kendilerini tanıtacaklar. Bir de kitapta yan karakterlerden kendini aydın olarak tanımlayan, acıyı ve mutluluğu tatmış, okumuş etmiş, belki de çevresine karşı iyi davranan Hammersmith’i göreceksiniz. İşte içimizdeki kötülük.