Hasta değilim. Gerçekten de gencim, güçlü ve sağlıklıyım. Damarlarımdaki kan özgürce akıyor, kaslarım her istediğimi yerine getiriyor, uzun bir hayat için yaratılmış bedenim ve zihnim sağlıklı ;evet, Bütün bunlar doğru, yine de bir hastalığım, hem de insanların kendi elleriyle bulaştırdıkları ölümcül bir hastalığım var.
"Uçmak için düşmeyi göze almak gerekir"
Yaşadığımız ilişkide en iyi bildiğimiz şeylerden biri de bu oldu.
Göze aldıklarımızla göz ardı ettiklerimizin savaşı.
Biz çoktan düşmeyi göze almıştık. Oysa sevmeyi beceremedik.
Sesler duyuyoruz sadece, ayağımızın altında ezip geçtiğimiz yüreklerin iç burkan sesleri...
Aldırmıyor, yürüyoruz karanlıklara. Ve karanlıklar arttıkça daha da çoğalıyor körlüğümüz. Ne bize gelenleri fark edebiliyoruz, ne de bizden gidenleri... Bir başka duvar çıkana kadar karşımıza, umarsızca yürüyoruz hayatın biz sandığımız kalanına.