Arzu Kapoglu

Arzu Kapoglu
@kitappyorumluyorum
eski bankacı,her daim okur, yazar
lisanslı İİBF uluslararası ilişkiler
İstanbul
150 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
Tiamat
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
Doğunun modern masal anlatıcısı olarak tarihsel gerçekliğin üzerine olağan üstü kurgular yapan dünyaca tanınmış Amin Maaloufu varsa bizim de İhsan Oktay Anar ımız var diyorum. Bizim yazarımızında eserleri yirmiden fazla dile çevrilmektedir gerçi. Her okuduğum kitabında büyüleniyorum, katman katman konu içinde konu her bir meseleyi alsanız konuşsanız başlı başına bir gün sürer. Tabii ki yazarın felsefeci olmasından da kaynaklanıyor her bir kitabının altında yatan felsefesi var olma varoluşçuluğu bize öyle tatlı veriyor ki hikayeyi. Osmanlı dönemlerindeki zamanlara götürüyor ve masalımsı bir lezzetle sarmalıyor bizi. Yine 17 yy da osmanlı da geçiyor zaman. Ama mekan bu sefer bir tahtelbahirin içinde .Yani bir denizaltı gemisinin içinde yaşanan krizler mistik, olağanüsütücülükle ve zihnimizin hadi ya dedirten cinsten oluyor. Ama her kullandığı kelimenin de sembolik ironi olduğunu unutmadan okutuyor kitabı.Hayalle gerçek arası. Bir şilebi batıran bu taltelbahir gemisi mürettabatıyla ganimet olsun diye,gemiye getirdikleri altınla dolu sandıklara önce seviniyorlar yiyorlar içiyorlar, her bir karakter öyle kanlı canlı ve renkli ki. komik geldiği anlar oluyor. Dini bütün olup da sınırlarını zorlayanlara da, yerel olup da kibarlaşanlar,erkek olup da makyaş yapanlara, şivelerle gizli içilen içkilerle, türlü dalavarelerle eğlencenin dibine daracık mekanlarda da olsa sahnelenmiş bu kitapta. Tabii işler hep böyle günlük güneşlik değildir. O kazanılan zafer midir yoksa lanetleri midir? Korku dolu olan anlar da komik olanlar kadar canlıdır. Hem içerideki masalımsı canavarla ete kemiğe bürünen ve arkadaşlarının canına mal olan bu denizciler, canlarını koruyorlar hem de batmamak için kumandanların sözlerini dinliyorlar. İlk yirmi sayfa çok teknik su altı terimleriymiş gibi geliyor
Edebiyat & Roman
Tiamatİhsan Oktay Anar · Everest Yayınları · 20225,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
Elena Ferrante
8.9/10 · 1.417 okunma
Kayıp Kızın Hikayesi
9/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
Napoli serisinin 4. ve son kitabı olan kayıp kızın hikayesi öncekilerde olduğu gibi süprizlerle ve şaşırtıcı olaylarla dolu oldu benim için. Ayrıca tüm kalın kitaplarda ve nehir romanlarında olduğu gibi de biraz hüzün kapladı haliyle. Alışıyorsunuz karakterlere tanıyorsunuz tanıdığınız birilerine benzetiyorsunuz. Artık ailenizden biri oluyor kızıyor, sinirleniyor, öfkeleniyor, sorguluyor sonra affediyorsunuz. Kendinizce kendinize konular çıkarıyorsunuz kimi tanıdık, kimi de olsaydı ne oLurdu dediğiniz. Bu uzun yolculukta 60 yaşlarına kadar yaşamlarına tanıklık ettiğimiz Lila ve Lenu nun Napoli ve diğer şehirlerdeki olanlara da bizleri tanıklık ettiriyorlar. Lila yla zaman zaman örtük bazen de aleni kötülüklerini görüyor Lenu yu nasıl etkilediğine daha doğrusu Lenu da onu hayatının merkezine bu kadar almasına şaşırıyorsunuz. Lila hayatın çıplak gerçekleriyle çok küçük yaşlarda tanıştığından travmatik bir kızdır ve hayata tutunmak için içindeki o kırılgan çocuğu saklamak için hep katı durur ve savunmada kalır. Kötülük onun doğalıdır, zekidir mahalledeki olayları dolayısıyla oradan tam bir İtalya paranomarasını göstermek ister yazar ve biz gayet net görüyoruz, tüm olanları bitenleri çabuk kavrar Lina. Hep bir dengelenmek ve onay ihtiyacını dengelenmek hissini o da Lenu dan almaya çalışır. Aynı gence aşık olurlar zamanları farklı da olsa ,ikisi de Nino için eşlerini aldatırlar. Aşkın zehirini, yasak ilişkinin çekiciliğinden ikiside Nino nun karakterini çözerek kurtulurlar ve bu dönemde hiç konuşmazlar. Hiç konuşmadıkları zamanlara ben bunlara kopuş diyorum çünkü nefret ettikleri birbirlerine ulaşamadıkları dönemlerdir. Biri aldatarak tüm konforunu yitiririr düzenli aile ortamını diğeri de mahalleden ve ailesinin gözünden düşer. Lina manavın oğlu Enzo yla bir yol tutar
Edebiyat & Roman
Kayıp Kızın HikayesiElena Ferrante · Everest Yayınları · 20251,417 okunma
DANSA DAVET
7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
Türklerden çok korkulan 1530 yilinda Fransız şehrinde halkın üzerindeki baskıları anlatan kısacık bir hikaye.Cok çarpıcı ve vurucu bu hikayede dinin,psikopozlarin,şehir yöneticilerinin baskıları ve sürekli din tarafına dengenin bozulması halkın üzerinde sinirlere akla zarar denilenecek ziyanlar verdirtiyor.Halk ortaçağ zihniyetinde eriyor bitiyor,sefaletin dibi.En olmaz denilen olayları yaptırıyor.ACLİK öyle böyle değil vahşete tanık oluyoruz,anneler çocuklarını yiyorlar,sokaktaki hayvanlar bitmişti çünkü, dehşet içinde kaybolan akillarla ne yapacağını şaşıran halkın bir kısmı cilginlikla dans ediyorlar.Acidan içlerinde durdurulamayan üzüntüden aklını yitiren bu insanlar birbirlerine bulastirdiklari bu lanetli dansla kendilerini durduramıyorlar.Virusle mücadele etmeye çalışan yöneticiler ve dinin yöneticileri,Katolik, Protestanlık ve yeni gelisen reformcular Luther çiler arasındaki pazarlıklar ve dengeler tekrar tekrar düzenleniyor.cozum yolları zor ve çetrefilli, öyle bir oyun dönüyor ki bu insanların tedavisi yerine onlardan kurtulmayi seçiyorlar.Kisa bir metin fakat içinde Yahudilerin meselesi,insan hakları,özgürlükler vatandaşlık,yaşam hakkı gibi temalarin her biri ana konu başlığı altında incelenebilir.Din denilen bu olgunun hep paranın kendi lehine biriktirildigi ve halktan kopuk yaşamaları,onların maneviyatlarinin gelişmesi daha iyi vatandaş birey,insan olması yönünde çalışmadığını,hep suistimal,yalan, entrika ve karşılıklı kozlara göre davranan bir uyuşturucu olduğunu bu yüz yılda bu sefer Strasbourg da görüyoruz Sert gerçekçi bir hikayeydi,tavsiye ederim Arzu Kapoglu #kitaptavsiyesi
Edebiyat
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma