Arzu Kapoglu

Arzu Kapoglu
@kitappyorumluyorum
eski bankacı,her daim okur, yazar
lisanslı İİBF uluslararası ilişkiler
İstanbul
150 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
Dul
9/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
Fournier in bu sefer de Dul kitabıyla geldim karşınıza. Bir önceki kitabında ilk evliliği ve sakat,diğer çocuklarıyla aile yaşantısından bize kesitler sunmuştu. onun çocuklarına karşı hassasiyetlerini, özlemlerini, ideallerini hüzünlü çok çarpıcı cümlelerle vurgulamıştı. Sözcüklere, cümlelerine vurulmuştum. Hemen bu kitaba geleyim sırayı takip ederek Dul da farklı bir yaşam kesitini sunuyor. Çocuklarının sorumluluğuyla ve işinin ciddiyetlerini fark eden genç adam ikinci bir evlilikle hayatına devam ediyor. Aynı meslekten olan belgeseller çeken, kitaplar okuyan, romanlar yazan çocuklarına son derece nazik olan, misafirperver, son derece mütevazi, kendini bilen uyumlu hanım bir kadın olan Sylvie nin erken ölümü adamı perişan eder. Kaskatı kalır, ağlayamaz bile. Yas sürecini atlatırken paylaştığı cümleler vurucu, duygu aktarımı çok başarılı. Bazen bu duruma düşürdüğü için Sylvie ye kızar bazen onun bir esyasından mutlu olur. Karmakarışık olduğumuz insansı zor zamanlardan geçer. Eşyalarının yerini oynatamaz, gelen mektuplarını okur, gsm faturalarına bakar, çiçek ve bahçe işleriyle ilgili kataloğun gelmeye devam ettiğini gördüğünde hüzünlenir. Sen asla dul kalamayacaksın, ben öleceğim zamanda elimi tutamayacaksın derken hem ölüme duyduğu sitem hem kendisinin ona hala muhtaç olduğunu dile getiriyor. Hem de onun olamayacağı şeyleri sıralıyor öfkesini boşaltıyor. Kitapta Garcia Marqez ve Zweig dan Dünün Dünyasına göndermeler var bu kitaplarda metinle değerlendirilmeli, keza buna metinlerarasılık deniyor. ''Ne zaman sana ait bir şey görsem fena halde üzülüyorum ,özellikle el çantanı gördüğümde. Eve her girdiğimde ve onu antredeki bir sandalyenin üstünde gördüğümde, senin evde olduğunu anlar, rahatlardım. Artık çantan hep orada ama sen yoksun. Garcia Marquez yazmıştı:
Edebiyat & Roman
DulJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20256,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
4/10
·136 syf.··
2023 10. kitabı
Erlend Loe
6.7/10 · 884 okunma
Kadının Fendi
4/10
·136 syf.··
2023 10. kitabı
Yazardan bu üçüncü kitabım. en sevdiğim Doppler dir hala geçerliliğini sürdürüyor. Bu kitap sanki bir kurgu değil de, anlatı gibi geldi bana. Modern bir kadın erkek ilişkilerinde ki yanlış anlamalar, tam da öyle gibi de değil. Marianne nin bir anda erkeğin evine yerleşmesi, babasının birlikte yaşamaya izin vermeyişinin nedenini erkeğin çok kötü birisi olmasına bağlaması bana altı doldurulmamış olduğunu düşündürttü. Neden? Çünkü kızının sevgilisini tanımıyor, kızının söz dinlemeyişi kendi baba kız ilişkilerinin yetersizliğini erkeğe atfetmesi bana anlamsız geldi. Birbirlerinden emin olamayan, bir kopukluk içerisinde olan bu çift adeta biz olmamak için bireyselliklerinden vazgeçemiyorlar. Ya da dengeyi tutturamayıp özellikle Marianne nin tahakkum kuran hareketlerine boyun eğen erkek, seviyor mu, istiyor mu belirsizdir .Marianne de ilginç bir genç kız bazen ilişkiden beklentilerini güzel ifade ederken bazen de sanki tek başına yaşarmış gibi davranıyor. Denge her şeyde lazım en çok da ilişkilerde galiba. Bu sebeple bu kitapta dengesizlikler en çok da yoruyor okuyucuyu. Erkek karakter baş kaldırıyor istemediklerini serbestçe söylüyor bazen de hiç sesini çıkarmıyor. özellikle Marianne yle çıktıkları seyahatte paris te fikir ayrılıklarına düşmesi onların birlikte olmaya yani geçinmeye gönülleri yok dedirten cinstendir. Marianne orada kalıp tek başına devam etmesi geziye, kopukluğun iyice belli ettiği yer olmuştur.Önce eve giden erkek, biraz yenilmiş, ilişkiyi kaybetmiş gibi hissetmiştir. Amcasının telkinleriyle kendisinin tam olarak ne istediği sorgulamalarını yaptırmıştır. Geziden dönen Marianne öğretmenlik sınavlarını kazanır ve geçici olarak görev için bir yıllığına adaya yerleşir. Başlarda mesafeler uzak olsa da adaya sevgilisini görmeye gider gelir ama hala kendileri
Edebiyat & Roman
Kadının FendiErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 2019884 okunma
Antabus
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
8 mart 2023 Dünya Kadınlar günümüz kutlu olsun, kadına şiddetin olmadığı, eşit haklarla çalışma anlayışının yerleştiği ve insanca yaşamaya, ve ileriye umutla baktığımız günlerimiz olsun derken bu kitapta denk düştü, bu tarihe, mart okumalarımın içindeyken hazır yeni de bitirmişken hemen paylaşayım istedim. Seray Şahiner in Leyla Taşçı(27) yaşında kocasını bıçaklayan hapise düşen ve iyi halden çıkan iki çocuklu genç bir kadının hayatını bize öyle anlatıyor ki, bütün kurumsallaşmış devletin en güvendiğimiz kuruluşlarının erkek egemen anlayışlarından tutunda, kapımızın bir adım ötesindeki daire kapılarının yüzümüze birer birer kapatılma anlarını anlatıyor. Aile meselesidir biz karışamayız sen de sakın karışma ha diyen görüşlere kızmak ne haddimize dedirtiyor, çünkü olaylar on beş yaşında bir konfeksiyon işçisiyken her türlü taciz ve tecavüze uğrayan bir yavrucağın üzerinden para ve haklar kazanmaya çalışan(bari kız heder oldu bir işe yarasın mantığı)baba ve amca abiler olduktan sonra, ve tüm bunlara sessiz kalmayı başaran çaresiz, cahil bir ana da varken ne haddimize diyorum. İçimizi en çok da buralar acıtır zaten. Aile nedir ki ;iyi niyetlerle yapılan bir sürü kötülüklere gebe bırakılan yer değil midir biraz da. Leyla Taşçı mücadelesine on beş yaşında başlamış önce babası tarafından sonra yaşlı kocası tarafından dövülmüş, psikolojik şiddetten bahsetmiyorum bile. Zorla evlendirildiği için eşinin ağzında küfürün bini bin para. Alkol eksik olmayan evde, onun etkisiyle vara yoğa dayak yenir, her akşam senaryo da bellidir az çok. Ta ki kızı Ayşe ye de vurmaya başlayınca Leyla nın bam teline basılıyor. Bundan önce bir de intihar olayı var hastanede ki hemşireyle sohbetleri onun kocasının davranışlarını(yani hemşirenin kocasıyla kendi kocasını) kıyaslamaları hem komik hem
Edebiyat
 AntabusSeray Şahiner · Everest Yayınları · 20195,3bin okunma