“Bana acıdan kurtulmak için üç anlayış anahtarı verdi. İlki, asla gördüğümüz dünyanın kurbanı olmadığımız. Korkularımızı belirlediğimizde bunların bizim algımızın gerçeğini bozduğunu fark ediyoruz zira korkularımız illüzyondan başka bir şey değil. Kısacası, algımızın kurbanıyız. İkinci anahtar, hiçbir şey hakkında varsayımda bulunmamak. Elle tutulur bir açıklama elde edinceye kadar her türlü yorumdan kaçınmak gerekiyor. Üçüncü anahtar ise hiçbir şeyi yargılamamak. Eleştiriden kurtulduğumuzda ve karşımızdaki kişiyi olduğu gibi kabul ettiğimizde varlıklar arasındaki bağlantı yıkılmaz oluyor.”
“Sevgi her yerdedir; her şeyde, her insanda, her birimizdedir. Korkumuzun nedeni bunu bilmiyor oluşumuzdur. Dünya gözümüze belirsiz görünür ve saldırıya uğramış hissederiz. Oysa Dünya milyarlarca yıldır evrende diğer gezegenlere çarpmadan var olmaya devam ediyor. Bunca zamandır hayatta kalmış olmamızı nasıl açıklıyorsun? Mükemmel bir zekâ bizi koruyor. Etrafımızdaki bütün tehditlere rağmen canlıların var olmaya devam etiklerini anlamak, bilinçlenmenin başlangıcıdır. Bir bütünün parçası olduğumuzu ve başımıza mükemmelliği yaşamak dışında hiçbir şeyin gelmesinin mümkün olmadığını kabul etmek, tamamen güvende olduğumuzu ve çok büyük bir sevgiyle sevildiğimizi anlamaktır, değil mi? Endişelenmek için hiçbir nedenimiz yok.”
“Aşık olduğumuzda hissettiğimiz elektrik akımı, birtakım kimyasal ve biyolojik tepkilerin farklı duyular tarafından algılanmasıdır. Beynimiz etkilenerek nörotransmitterlere sinyal gönderip hormon üretimini sağlar.”