swda

Puan vermedi·88 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
Hemingway bazen bir cümlede tüm hayatı öyle bir anlatıyor ki, kitabın hakkını vererek yorumlamak bile zor. Bu yazdıklarım da, ihtiyar balıkçının mücadelesine uzaktan birer yansıma olur ancak.. Santiago’nun denizde geçirdiği o uzun saatler, karşısına çıkan engeller ve aşmaya çalıştığı her mücadelesi; hayatla, içimizdeki zaferlerle ve yenilgilerle yüzleşmekle ilgili. Pes etmeyip her defasında yeniden başlama cesareti, bir umut kaynağı. Belki de hepimizin kendi denizimize açılıp mücadeleye başlama hikâyesidir. Kim bilir ! Ayrıca, 1958’de John Sturges’in yönettiği bir film uyarlaması da yapılmış. Başrolde Spencer Tracy var. Tavsiyedir Keyifli okumalar Çeviri : Yasemin YENER
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202541bin okunma
Reklam
7/10
·384 syf.··
2025 3. kitabı
Modern Hint edebiyatı ülkemizde pek popüler değil ve bunun gerçekten büyük bir eksiklik olduğunu fark ettim. Hazır bir hint edebiyatı okumuşken, bunu söylemeden geçmek istemedim! Gelelim kitaba… Asya’nın farklı köşelerinde geçen hikâyelerde doğa ve insanın bağı başta o kadar etkileyici işlenmiş ki! Depremler, musonlar, tropikal ormanlar… Doğa adeta kitabın bir karakteri gibi. Ama beni en çok etkileyen şey, insanların sevdiklerine kavuşma umudu oldu. Uzak kalmanın, hasretin acısıyla başa çıkma şekilleri öylesine tanıdık ki, kitabın hissettirdikleri herkes için bambaşka olacaktır. Bir yanda tarih ve politik çatışmalar, sömürgecilik, ekolojik kıyım; diğer yanda doğaüstü olaylar, ruhlarla iletişim gibi mistik unsurlar… Nasıl desem, gerçek ile hayal arasında bir noktada kalıyorsunuz. Fakat kitabın ikinci yarısından itibaren yazarın her şeye dokunma çabası, okumayı biraz zorlaştırıyor, bilginiz olsun! Son olarak, Hindistan özellikle kadınlar için zor bir ülke ve yazar da kadın olarak yaşadığı baskıları, karşılaştığı zorlukları hikâyelerine yedirmeye çalışmış. Bu yönüyle de dikkat çekici bir eser. Şimdiden keyifli okumalar!
Hasret KoordinatlarıShubhangi Swarup · April Yayıncılık · 202591 okunma
8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Bazı çocukluklar vardır, geride bırakmak gerekir; bazıları ise iyileşmeyi bekler. İşte Momo’nun hikâyesi tam da böyle… Mösyö İbrahim hakkında tahminlerim doğruydu, onun için de üzüldüm ama ne yalan söyleyeyim, bir çocuk olarak Momo’nun ‘Sevgiyi imkânsız kılan ne vardı bende?’ sorusu beni bitirdi… Önyargılar aşıldığında sevgi ve hoşgörünün nasıl birleştirici olabileceğini, iki farklı yaşam ve düşüncenin kesiştiğinde neler hissettirebileceğini okuyunca çok daha iyi anlayacaksınız. Yazarın kalemiyle ilk kez tanıştım ve gerçekten sevdim. Ayrıca, bu kısa ama etkileyici hikâyenin aynı isimli 2003 yapımı bir Fransız filmi de bulunuyor. Son olarak: ‘İnsan yüreği, beden kafesine kapatılmış bir kuş gibidir. Raks ettiğinde, Allah’a ulaşmayı dileyen bir kuş gibi şakıyıp coşar.’ Keyifli okumalar!
Mösyö İbrahim ve Kuran'ın ÇiçekleriEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20246,3bin okunma
8/10
·64 syf.··
2024 50. kitabı
John Stuart Mill’in “Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü Üzerine” ; aslında bu kitabın, Mill’in Özgürlük Üzerine eserinin ikinci bölümü olduğunu öğrenince bu ay kitabın tamamını okumaya karar verdim.Ayrıca araştırırken, Mill’in önemli bir kadın hakları savunucusu olduğunu öğrenince hemen ‘Kadınların Köleleştirilmesi’ adlı eserini de aldım; en kısa zamanda onu da okumak için sabırsızlanıyorum Kitaba dönersek… Mill, düşünceleri ve inançları sorgulamanın ne kadar önemli olduğunu öyle net ve mantıklı bir dille anlatıyor ki! Ona göre, yanlış düşüncelerin bile ifade edilmesi gerekiyor; çünkü bu, doğru fikirleri daha da güçlendiriyor. Okurken Mill’in görüşünün, Hypatia’nın “Düşünme hakkınızı saklı tutun; yanlış bile olsa düşünmek, hiç düşünmemekten iyidir.” sözüyle nasıl örtüştüğünü fark ediyorsunuz.Voltaire’in bu konuda favori sözü de aklıma geldi: ‘Söylediklerinizin hiçbirini kabul etmiyorum; ama düşündüklerinizi söyleme hakkınızı sonuna kadar savunacağım.’ Hypatia, Voltaire, Mill ve aklınıza gelen tüm filozofların ve yazarların… Hepsinin savunduğu gerçek şu: Düşünceyi kısıtlamak, hem bireyi hem toplumu bir yere sürükler ama o yer gidilebilecek en kötü yerdir..! Aynı zamanda, hiçbir fikrin mutlak doğru kabul edilmemesi gerektiğini, her düşüncenin eleştirilmesinin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. Bir fikir tartışılamaz hale gelirse, ‘dogmatik bir kalıba’ dönüşür ve düşünce özgürlüğü yavaşça körelir. Toplum için en büyük tehditlerden biri de bu aslında. Mill’e göre, fikirlerin birbirine meydan okuması ve tamamlaması, bireyler ve toplum için doğruya ulaşmanın en sağlam yolu. Gerçekten de, düşünce özgürlüğü, doğruya varmamız için sahip olduğumuz en kıymetli değer. Ve unutmayalım, ‘Sokrates öldürüldü belki ama sokratik felsefe gökyüzünde bir güneş gibi doğdu ve tüm
Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü ÜzerineJohn Stuart Mill · Can Yayınları · 20203,642 okunma
Geometri bilmeyen giremez !
10/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2024 48. kitabı
yaklaşık 15 gün süren bir okuma serüvenimin sonunda bitirdiğim harika bir kitaptan, Platon’un Devlet eserinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle söylemeliyim ki bu kitap sizi her konuda zorlayacak: okuma, anlama, zaman, hayaller ve gerçekler Mesela ‘Adalet nedir?’ ve ‘İdeal bir toplum nasıl olmalı?’ Vs gibi sorular üzerine bol bol kafa yoracaksınız. Okurken de sık sık ‘Gerçekten böyle bir devlet mümkün mü, yoksa sadece ütopik bir hayal mi?’ diye düşünmeden edemiyorsunuz. Ben de özellikle son günlerde yaşadıklarımızı göz önünde bulundurarak bu soruyu kendime çokça sordum. Platon’un ‘devlet’ anlayışı sadece siyasetle sınırlı değil. Kitabı okurken, her birimizin kalbine dokunan derin düşüncelerle karşılaşıyorsunuz. Adil ve ahlaklı bir toplum inşa ederken, Platon bize ruhlarımızı nasıl arındırmamız gerektiğini ve erdemli bir yaşamın önemini düşündürüyor. Eğitimle ilgili görüşleri ise benim en çok yoğunlaştığım kısımlardan biri. Çünkü Platon’a göre, insanları eğitmek sadece bilgi yüklemek değil; asıl mesele, ruhları şekillendirmek ve onları erdemli bir yaşama yönlendirmek. İnsanları yeteneklerine göre doğru yönlendirmek ve çocuklarımıza ‘uçup kaçabilmeleri’ için kanatlar vermek önemli. Bu yüzden, toplumun temellerinin doğru bir eğitimle atılması gerektiğini, bireylerin yeteneklerine göre eğitilmesinin şart olduğunu savunuyor. En yeteneklilerin ise toplumun ‘filozof kralları’ olması gerektiğini belirtiyor. Bu noktada, Platon’un bu tezinden 1200 yıl sonra İslam filozoflarından Farabi’nin de aynı fikirde olduğunu söylemeliyim. Aslında bunu gerçekleştiren biri var: Stoacı filozoflardan Marcus Aurelius. Ayyy ama o da Hristiyanlara baskı uyguluyor, bir de varis diye oğlunu seçiyor. Neyse.. Konuya dönersek, tabii ki bu krallar sadece felsefede değil; matematik, geometri,
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
Reklam