Bengisu Gürkan

Bengisu Gürkan
@kitapvebengi
4/10
·176 syf.·
2026 2. kitabı
Vejetaryen’i merak ederek okumaya başladım. Özellikle ilk bölüm benim için kitabın en güçlü kısmıydı. Yeong-hye’nin et yememek gibi son derece kişisel bir kararı üzerinden, ailesinin ve eşinin bu durumu nasıl kabul edilemez bir meseleye dönüştürdüğünü görmek oldukça düşündürücüydü. Kadının kendi bedeni ve tercihleri üzerindeki söz hakkının yok sayılması, ataerkil baskının ne kadar içselleştiğini çok net hissettiriyor. Bu bölüm, kitabın vermek istediği toplumsal mesajı sade ama etkili bir şekilde ortaya koyuyor. İkinci ve üçüncü bölümlerde hikâye akıcı bir şekilde devam ediyor, okurken kopmadım ama kurgu açısından bana daha basit geldi. Eniştenin bakış açısı ve sonrasında ablanın hikâyesi, anlatılmak isteneni destekliyor olsa da bende ilk bölümdeki etkiyi yeniden yaratmadı. Genel olarak dili okunabilir, anlatımı akıcı ve keyifli bir okuma sunuyor. Ancak Nobel ödülü almış bir yazardan, özellikle kurgu açısından biraz daha güçlü, daha katmanlı bir hikâye bekleyebilirdim. İlk bölümde yakalanan etkiyi değerli bulsam da, kitabın tamamı bende “iyi ama daha fazlası olabilirdi” hissi bıraktı. Not: İkinci bölümde yer yer müstehcen sayılabilecek sahneler bulunuyor; benim için belirleyici bir unsur değildi ama bu konuda hassasiyeti olan okurların bilmesini isterim.
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,7bin okunma
Reklam
10/10
·200 syf.·
2025 18. kitabı
sırların ve sessizliklerin gölgesinde geçen bir roman. Okurken karakterlere hem sinirlendim hem de onların çaresizliklerine üzüldüm. Aile bağlarının ne kadar güçlü ama aynı zamanda kırılgan olabileceğini çok iyi hissettiriyor. Bazen susmak kelimelerden çok daha ağır bir yük oluyor; sırların sadece saklayanı değil, herkesi yaraladığını görmek insanı derinden etkiliyor. “Bilmek mi daha iyi, bilmemek mi?” sorusu ise kitap boyunca zihnimden çıkmadı. Akıcı diliyle hem kızgınlık hem hüzün yaşatan, düşündürücü bir hikâye.
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,1bin okunma
10/10
·256 syf.·
2025 17. kitabı
Orhan Kemal’in Dünya Evi, sıradan bir aşk hikâyesinin çok ötesinde, evlilikle birlikte hayatın bütün ağırlığını gözler önüne seriyor. Kahramanların umutla kurdukları hayallerin, yoksulluğun ve hayat mücadelesinin ağırlığı altında nasıl sarsıldığını görmek insanı derinden etkiliyor. Karnın açken yatağa girmek, sabah bir fincan kahve yapmak isteyip kahveyi bulamamak, sürekli bakkala kasaba borç yazdırmak ve bir çok şeye bu yüzden sessiz kalmak… Bunlar hayatın en can alıcı gerçekleri ve insanın içini dağlıyor. Roman, yalnızca iki insanın evlilik yolculuğu değil; aynı zamanda yoksulluğun, çaresizliğin ve toplumsal koşulların nasıl bir sevdayı şekillendirdiğinin hikâyesi. Orhan Kemal’in yalın ama vurucu dili, sizi olayların içine çekiyor; bir yandan sevginin gücünü hissederken bir yandan da hayata dair acı gerçeklerle yüzleşiyorsunuz. Karakterlerin umutlarıyla hayal kırıklıkları arasındaki çatışmayı adeta iliklerinizde hissediyorsunuz. Dünya Evi benim için sevginin sınırlarını, yoksulluğun insana dayattığı çaresizlikleri ve hayata karşı direnmenin ne kadar zor olduğunu gösteren bir roman oldu.
Dünya EviOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2017575 okunma
9/10
·150 syf.·
2025 14. kitabı
Orhan Kemal’le ilk El Kızı kitabıyla tanışmıştım ve o kitaptan sonra kaleminin ne kadar etkileyici olduğunu fark ettim. Bu yüzden Orhan Kemal’den devam etmeye karar verdim ve ikinci olarak Cemile’yi okudum. Kitap oldukça akıcıydı, sade bir dili vardı, okurken hiç sıkılmadım. Ama karakterler biraz karışıktı, kim kimin eşi, dayısı, yeğeni derken bazen kafam karıştı. Bu yüzden okurken isimleri not almak faydalı olabilir. Kitapta işçi sınıfının zor koşullarda yaşaması, yoksullukla, baskıyla baş etmeye çalışmaları oldukça etkileyici şekilde yansıtılmış. Özellikle insanların hayalleriyle, gerçekler arasındaki sıkışmışlığı çok net hissediliyor. Bu yönüyle kitap insana hem dokunuyor hem düşündürüyor. Sadece kitabın sonu biraz eksik gibi hissettirdi. Cemile ile Necati’nin sonu ne oldu, evlendiler mi, nasıl bir hayatları oldu çok merak ettim ama anlatılmamış. Biraz daha detaylı bir son olsaydı daha tatmin edici olabilirdi. Yine de genel olarak çok beğendiğim bir kitap oldu.
CemileOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20175,6bin okunma
Puan vermedi·142 syf.·
2025 13. kitabı
Sanki tarihi bir roman değil de evrensel bir insan hikâyesi gibi. Aşk, hata, pişmanlık, fark ediş gibi temalar hâlâ geçerli. Kitap “eski ama eskimemiş” bir hikâyeyi sade bir dille anlatıyor. Bu haliyle hem edebi yönü korunmuş hem de ulaşılabilir olmuş. Özellikle klasiklere mesafeli okurlar için güzel bir geçiş kitabı diyebilirim. Kitabın ilk bölümlerinde bolca yapılan betimlemeler biraz ağır ilerlese de yaklaşık 30. sayfadan sonra hikâye akmaya başlıyor. Mahpeyker ile Dilaşub’un karşıt yapıları, Ali Bey’in gelgitleri ve bu üçlü arasındaki gerilim, romanı sürükleyici hale getiriyor. Özellikle “ne olacak?” duygusu güçlüydü; ben de bir noktadan sonra bırakamadan okudum. Bazı okuyucular romanın sonunu sıradan bulmuş olabilir ama ben sonunu etkileyici ve geç kalınmış buldum ama zaten hayat da çoğu zaman böyle: İnsan bazen dersini ancak her şey altüst olduğunda alıyor. Bu da romanın dramatik gücünü artırıyor. Kitap bittikten sonra içimde bir “keşke” hissi kaldı. Bu duygu, romanın başarısının bir göstergesi bence. Sonuç olarak İntibah, sadeleştirilmiş haliyle bile okuyucuyu içine çeken, pişmanlık, aşk ve fark ediş gibi evrensel temaları işleyen bir klasik. Zaman zaman temponun düştüğü olsa da genel olarak “geç kalınmış bir uyanış” hissiyle derinden etkileyen bir roman. Özellikle sonundaki hüzünlü gerçeklik uzun süre akılda kalıyor.
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,1bin okunma
Reklam