Ayşenur E'

Ayşenur E'
@kitapzede__
Beni neyin böyle tükettiğini çok iyi biliyorsunuz . Gözünüzde bir hiç olduğumdan ve umut dahi besleyemeyeceğimden açık konuşuyorum : Her yerde siz varsınız, geri kalanı umrumda değil. Sizi nasıl , neden sevdiğimi bilmiyorum.  Yüzünüzün güzel olup olmadığını bile bilmiyorum,düşünebiliyor musunuz? 
Aleksey İvanoviç 'ten..·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Şiirlenelim
Söyle Bana Hindiba Kartallar uçar mı bir harâbeden Köprülerden benim yârim geçer mi Sen neden bu kadar güzelsin,bilmem Taşırsın yeryüzüne ebedi tohumları Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum Avuçlayıp öpüyorum kumları Bir kara delikten bakarken hayat Meydan okuyanlar kim bu serâba Söyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar ceylan koşması Sen nasıl bu kadar yollar aşması Sen nasıl bu kadar güneşe meftun Sen nasıl bu kadar sahra çeşmesi Ben rüzgâr değilim, dokunmam çiçeklere Ben kara parmaklı insan değilim Kirpik uçlarımdan kayar yıldızlar Bilemezsin, hayal akşamlarında renklerini kuşatan Damıtılmış gözyaşıdır ömrümün Ben boşluğa üfleyen cellat değilim Karayele verdim ayaklarımı Söyle bana eceli kim tutar perçeminden Hangi ölü bilmez nereye gittiğini Sen miydin o mehpâre, o memnu, o dilruba Söyle bana hindiba
Şiir
Sonpart
-"Neyi bekliyoruz , zeze?" -" Gökyüzünden güzeller güzeli bir bulutun geçmesini. " -"Niçin?" -" Küçük kuşumu serbest bırakacağım. Sahiden, artık ona ihtiyacım yok...
1000Kitap
Oğuzcum Ataycım
"Bir gün ,tren istasyonunun yanındaki bir lokantaya girdim; kendimi hamallı yük arabalı yabancı bir çevrede bulmuştum birdenbire ve civarda başka bir meyhane yoktu. Lokantanın bahçesinde , trenlere yakın bir yere oturdum.  Erken bir saat olmasına rağmen masalar kalabalıktı. Bir şişe rakı söyledim.(Kimseye bakacak halim yoktu.) Sabahtan beri bir şey yememiştim: biraz meze getirttim. İlk kadehleri hızla içtim, başım döndü . Sonra , çevreme baktım : konuşuluyordu, hiçbir şey yenmiyordu , sadece kahve çay gibi şeyler içiliyordu. Birileri bekleniyordu. Tren yoluna bakılıyordu .İçmeye devam ettim. Çevremdeki gürültü artıyordu ; heyecanlanıyordu. Masalardaki çaylar bile içilmiyordu. Bütün gözler demiryoluna çevrilmişti. İçki yavaş yavaş gerginliğimi yumuşattığı için , çevremdeki insanları görmeğe ,sesleri duymaya başladım. Dış ülkelerden gelecek bir tren bekleniyordu. Herkes birbirine gülümsüyordu, bir yakınlık havası sarıyordu ortalığı. Ben de gülümsedim (birazda içkiden). Sonra onlarla birlikte heyecanlanmaya başladım. Bilhassa tren yoluna bakınca insanın heyecanı artıyordu. Sanki benim de bir yakınım, bir dostum gelecekti. Sanki trenden ,mesela Nazlı çıkacaktı birden ve boynuma sarılıverecekti. Bende bütüm olanları bir anda unutarak onu affedecektim. Hemen bir arabaya binecektik; her şey hemen düzelecekti. Herkes sabırsızlanıyordu ; herhalde tren biraz gecikmişti. Ben ,trenin geliş saatini bilmediğim için , biraz rahattım . Dakikalar ilerledikçe benim de gözüm demir yoluna takıldı kaldı. Tren geldiği zamam , herkes kadar heyecanlı ,herkes kadar sabırsızdım. Herkesle birlikte gülümsüyordum . İnsanlar,  yakınımdaki masalarda oturanlar ,masaya kurulup rakı içerek yolcusunu bekleyen bu adama biraz hayret ,biraz da imrenmeyle bakıyorlardı. Ben , olgun bir adam rolündeydim.
Sayfa 205·Kitabı okudu
Edebiyat
Part5
Oturuduğum yerden içleri bomboş olan ayakkabılarımı görebiliyordum. Onlar da oradan oraya savrulan yüreğim gibi bomboştular.
1000Kitap