Medenî denildiğinde, iyiliği öncelemiş, kalıcı faydalı işler yapmaya çalışan, etrafındaki her şeye karşı muamelede belirli bir düzeyin üzerinde olan, hakkı teslim edebilen ve adaleti yaymaya çalışan kişiyi anlamamız gerekiyor. Lâkin günümüzde, ekonomik anlamda refah seviyesine ulaşmış kitleler, değer ve inanç yargılarına bakılmaksızın medenî olarak tanımlanıyor. İşin "bence"si şu: Şayet medeniyet görmek istiyorsak yüzümüzü 1400 yıl öncesine çevirip Asr-ı saâdet'e ve sonrasında onun çizdiği güzergâhta yürüyenlere çevirmemiz gerekiyor. İlimde, fikirde, sanatta, edebiyatta ve mimaride asırlar önce ortaya konulanların seviyesine bugün bile ulaşamamış olmak, sözünü ettiğimiz medeniyetin ve onu hayata geçirenlerin ne kadar büyük olduklarını gösteriyor. Tarif etmemiz gerekirse tam olarak ve en küçük bir şüpheye mahal bırakmaksızın buna vakıf medeniyeti demeliyiz. Çünkü en önemli özelliği paylaşma ve dayanışma olan bir medeniyet, vakıf medeniyeti kavramından başka şekilde tanımlanamaz. Yalnızca insanların değil tüm canlıların mutluluğunu gaye edinen vakıf sistemi, medeniyetimizin mayasıdır. Öyle bir maya ki asırlar geçse bile etkisini asla yitirmedi. Dahası gündelik hayatta, sosyolojik meselelerde ve artık uluslar ötesi hale gelen problemlerin çözümü için dimdik ayakta.
Sayfa 17·Kitabı okuyor
Din
Milletlerin kaderi artık hükümdarların konseylerinde değil, kitlelerin kalbinde yazılmaktadır.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Elitler bir moda başlatır ve kitleler onu sınıfın dışsal ayrımlarını ortadan kaldırma gayretiyle taklit ettiğinde elitler yeni bir moda için ondan vazgeçerler.
Alıntı
Açlık, savaş, geri kalmışlık ve inanılmaz felaketlerle ilgili haberleri kitleler, masal dinler gibi dinliyor. İşte böylesi bir yaşam önümüzden gelip gidiyor. Sen kendi duvarlarının gerisine çekiliyorsun. O, kendi duvarlarının gerisine çekiliyor. Bir başka kentte. Bir başka ülkede. Herkes bir başka kentte. Herkes bir başka dili konuşuyor. Ya da anlamaya çalışıyor. Aynı dili konuşan iki kişi yok. Her sözü, insanın kendisi için söylediğine inanıyorsun. Her söylenen söz, bir biçimde insanın kendi kendini onaylaması. Karşısındakine bir şey anlatmak istese de gene kendi gerçeğini, bilmişliğini ya da doğru algılayışını kanıtlamak için söylenen sözler. Bir bedenin üzerinde dolaşan her el, kendi bedenini okşamak istercesine dolaşıyor öteki beden üzerinde. Doyum içinde ayrılacağımı sandığım bu yaşamdan, zaman zaman anlıyorsun ki hiç de doyumla ayrılamayacaksın. Hiç yaşanmamış gibi. Doymak mümkün mü?
Sayfa 12
Hayatta başarılı olmanın ana şartları, yargılama, tecrübe, girişim ve karakterdir. Bunlar ise kitaplardan öğrenilmez.
Kavimler ger zaman karakterleriyle yönetilirler. Bu karakterler üzerine tamamıyla uymayan bütün kurumlar ödünç bir elbise altında geçici kıyafet değiştirmektir.